scorecardresearch.com Yüz yüze etkisini fark etmek Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Yüz yüze etkisini fark etmek

Bir paket sigarayı bırakmakla haftada bir gün dostlarla buluşmak nasıl aynı etkiyi yaratabilir?

26.04.2016 10:50

Yüz yüze etkisini fark etmek

Güncel araştırmalar, sosyal bağlarımızın yaşamla olan tatmin duygumuzu, kavramsal becerilerimizi, enfeksiyonlara ve hastalıklara olan direncimizi etkilediğini gösteriyor. İngiliz epidemiyoloji uzmanı Andrew Steptoe’nun yaptığı çalışmalara göre yalnızlık duygusu, doğrudan kalp rahatsızlıklarına bağlı olan yangıyı ve gerilimi artırıyor; ayrıca bu durum olaylara hakim olup sorunları çözme becerimize de ters düşüyor.

Diyet, egzersiz ve yeni nesil ilaçların son on yıl içinde yaşam değiştirici devrim yaratmış olmasına karşın, görülen o ki sosyal ilişkiler de aynı derecede dönüştürücü etkiye sahip. Bu bulgudan hareketle yola çıkan yazar Susan Pinker’in sosyal ilişkiler içinde olanlarla yalnız yaşayanlar arasındaki yaşam süresi ve kalitesi arasındaki farkı ortaya koyan araştırmalarla başladığı macera, erkeklerin yaklaşık kadınlar kadar yaşadığı tek bölge olan Sardunya Adası’na geziyle devam etmiş. Bazı İtalyan köylerinde, şaşılacak kadar çok sayıda yüz yaşının üzerinde insan olmasını (modern bir şehrin yaklaşık altı katı) ilginç bulmuş ve bu gerçeği araştırdığında, beslenme veya coğrafi şartların çok ötesinde, başka bir etkinin fark yarattığı görmüş: Yüz yüze etkisi. Ve Pinker, sosyal ağ içinde yüz yüze ilişkiler yürütmek olarak aldığı etkiyi “Köy Etkisi” olarak isimlendirmiş.

Yalnızlığa sadece bir kişi kaldı!
Kitabı okuyunca, yüz yüze etkisini fark etmek için geç mi kaldık diye düşünmeden edemiyor insan: Yüzde 23’e varan oranda ABD’li bugün konuşabileceği kimse olmadığını söylüyor. Bu oran 1985’te yüzde 8’di. Üstelik burada yaşlanıp köşesine çekilmiş bir kesimden de bahsetmiyoruz. 45-49 yaş aralığındakilerin üçte birinin konuşacak kimsesi yok; üstelik bu denli yaygın sosyal medya iletişimine rağmen. Çünkü uzmanlar, Facebook gibi sistemlerin aynen Tolstoy’un Savaş ve Barış kitabında ortaya koyduğu gibi kalabalığa bağlılık yaratıyor – “kimsenin birbirine yakın, kimsenin birbirine uzak olmadığı, sayısız miktarda insan.”

Eğer “boş ver, eşim benim en iyi dostum, o bana yeter” diyorsanız, size bir iyi, bir de kötü haberim var: iyi haber, evli insanlar hem daha sağlıklı bir yaşam sürüyor hem de dul ve bekârlara göre daha uzun yaşıyorlar (bekâr ya da boşanmış erkeklerin evlilere göre herhangi bir yaşta ölme olasılıkları yüzde 250 daha fazla). Kötü haber ise,  eşiniz tek dostunuzsa çok sevinmeyin, çünkü yapayalnız kalmanıza sadece bir kişi kalmış demektir!

Kendi köyünüzü kendiniz yaratın
Susan Pinker, kitabın son bölümünde kendi köyümüzü yaratarak daha sağlıklı ve verimli bir ortamda yaşamak için öğrendiklerinden yola çıkarak öneriler sunmuş, işte içlerinden seçtiğim bir öneri: Dijital devrimin etkisiyle, insanların buluşma noktası olan mekânlar (işyerleri de buna dâhil) her geçen gün azalıyor ve bu da moral bozukluğu ve sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Yahoo ve Bank of America’nın evden çalışanları geri çağırmasındaki hikmet de burada: meslektaşlarınızla şakalaşacak, birlikte kahve içerek ve paylaşımda bulunacak fırsatlarınız olmazsa, bu sosyal bağlarınızı koparıyor ve sonuçta işe de olumsuz yansıyor; üstelik teknolojik altyapı her şeyi bizler için çözmüş olsa bile.

Araştırmalar, birlikte çalışan kişiler için ideal fiziki mesafenin en fazla 200 metre olması gerektiğini gösteriyor. O halde, eğer şirketinizde esnek saatler ve evden çalışma uygulamaları ile övünüyorsanız dikkat! Bu uygulamalar hayatı çok kolaylaştırıyor ve çalışanların moralini artırıyor, ancak eğer fazla yaygınlaşırsa kârlılığınızın düşmesine sebep olabilir.

KÖY ETKİSİ
Yüz Yüze İletişim Bizi Nasıl Daha Güçlü, Daha Mutlu ve Daha Becerikli Hale Getirir
Susan Pinker
Butik Yayıncılık
447 sayfa, 24 TL.

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR