scorecardresearch.com Yunanistan’ı ve İspanya’yı okumak Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Yunanistan’ı ve İspanya’yı okumak

‘Yunanistan’ın Kısa Tarihi’ ile ‘İspanya’nın Kısa Tarihi’, geçmişin inşa edilmiş gelecek üzerinden okunmasını dile getiriyor...

07.10.2016 06:00

Yunanistan’ı ve İspanya’yı okumak

Antonis Liakos, ‘Dünyayı Değiştirmek İsteyenler, Ulusu Nasıl Tasavvur Ettiler?’ adlı çok önemli bu küçük kitapta, “Ulus geçmişe değil, geleceğe bakarak okunur” der. Dolayısıyla temel sorun, iktidarın yapılanmasında, yani politik söylemin oluşturulmasında ulus kavramının nasıl kullanıldığını belirlemektir. Dolayısıyla ona göre, “Tarih, ulus olmayanların ulusa dönüşme yoludur.” Ulus kavramı, özellikle ‘kendi kaderini tayin hakkı’ bağlamında bir 19. yüzyıl kavramı olarak ortaya çıktığında, kültürel değil, siyasal bir kavramdı ve geçmişten çok geleceğin inşa edilmesini dile getiriyordu. Bu bağlamda ulus, devletin inşa etmeye çalıştığı bir şeydi. Ulusal bilinç de, devlet eliyle oluşturulan bir bilinçti. Liakos’un dile getirdiği gibi, küreselleşme, ulusu ortadan kaldırmamış ama devlet ile ulus arasındaki bozuma uğratmıştır. Küreselleşmeyle birlikte, ulus kavramı siyasal bağlamdan kültürel bağlama kaymış, nitekim bugün devlet ile ulus arasında bir boşluk oluşmuş durumdadır.
Bu uzun girizgâhı şu nedenle yaptım: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıkan kitaplar içinde, belli bir ulusun kısa tarihini anlatıp/irdeleyen bir dizi var. Her biri, söz konusu ulus üzerindeki uzmanlaşmış tarihçiler tarafından kaleme alınmış. ‘Almanya’nın Kısa Tarihi’ (Mary Fulbrook), ‘Fransa’nın Kısa Tarihi’ (Roger Price), ‘Rusya’nın Kısa Tarihi’ (Paul Bushkovitch), sözünü ettiğim bu dizinin ilk kitapları. Bugünlerde ise ‘Yunanistan’ın Kısa Tarihi’ (Richqard Clogg) ile ‘İspanya’nın Kısa Tarihi’ (William D. Phillips, Jr. &Carla Rahn Phillips) yayınlandı.

Liakos’un terimleriyle dile getirmek gerekirse, bu kısa tarihler, geçmişin, inşa edilmiş gelecek üzerinden okunmasını dile getirmektedirler. Her biri belli bir imparatorluğun içinden gelen bu ülkeleri konu edinen bu çalışmalarda, söz konusu ülkelerin ne imparatorluk dönemine ne de yakın tarihine ağırlık verilmekte, tam tersine her döneme eşit yaklaşılmaktadır. Yine bu kitaplar göstermektedir ki, söz konusu ulusların bu yüzyılda yaşadıkları sorunlar, bu ulusların kapladığı uzamla da bağlantılı olarak geçmişte yaşadıkları sorunlarla benzer bir ıra taşımaktadır.
Söz gelimi İspanya, yaygın olarak yakın geçmişte yaşanmış içsavaş ile Franco dönemiyle hatırlanırken bugün farklı dillerin konuşulmasından kaynaklanan sıorunlarla akla gelir. Oysa bu durum, İspanya’nın sadece 20. Yüzyılına ilişkin bir durum değildir. İber yarımadasında yer alan “İspanya’nın Atlantik ile Akdeniz, Avrupa ile Afrika arasındaki konumu, diğer ülkelerle ve uygarlıklarla sürekli bağlantı ve potansiyel bir çatışma içinde olmasına yol açmıştır.” Bu bakımdan İspanya, daha sonra dağılmış olmakla birlikte aynı zamanda “Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi cemaatlerinin bir arada yaşadığı benzersiz bir geçmişe sahiptir.” Dolayısıyla Phillips’lere göre, İspanyanın söz konusu tarihsel özelliği, İberyanın coğrafi özelliğinden kaynaklanır. “İberya her zaman birden çok etnik kökeni, dinsel inancı ve kültürü barındırmıştır.” Dolayısıyla İspanya’da, “hem geçmişte konuşulmuş hem de günümüzde konuşulan farklı dillerin” varlığı bu tarihi-coğrafi özelliğin bir konucudur.
Richqard Clogg’un Yunanistan’ın Kısa Tarihi, Liakos’un terimleriyle söylersek, ulus olmayanın ulusa dönüşme yolunu anlatan bir kitap olduğu denli aynı zamanda ortak geçmişe sahip olmamız bakımından da bizi ayrıca ilgilendiren bir kitap. Clogg’un dile getirdiği gibi Yunanistan, ulusal canlanışın ve ulusal hareketin erken geliştiği bir ülke olmuştur. Ona göre bunda rol oynayan temel tarihsel öğe, Antik Yunan dünyasının dili ve kültürünün Avrupa çapında gördüğü saygıdan ilham alır. Modern Yunanistan’da yaşanan temel siyasal sorunlar da bu geçmişle bağlantılıdır.

YUNANİSTAN’IN KISA TARİHİ/
İSPANYA’NIN KISA TARİHİ

Richqard Clogg/ William D. Phillips, Jr. &Carla Rahn Phillips
Çeviren: Dilek Şendil/ Tuna Erkmen
Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, 2016
312/ 346 sayfa, 40 TL.

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR