scorecardresearch.com Vedat Günyol: Çevirmen Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Vedat Günyol: Çevirmen

Henri Troyat’nın ‘Çehov’ biyografisi Vedat Günyol’un yetkin çevirisiyle yeniden yayımlandı. Bu çeviriye verilen emeğin tanığıyım...

23.12.2016 11:00

Vedat Günyol: ÇevirmenVedat Günyol

Yıllar sonra Henri Troyat’nın ‘Çehov’u (Alfa Yayınları) yeniden okurla buluştu, Vedat Günyol’un yetkin çevirisiyle; bu çeviriye verilen emeğin tanığıyım. Vedat Hoca, Ferit Edgü’nün unutulmaz Ada Yayınları için çevirmişti Troyat’nın yapıtını.
O zamanlar son kira evlerinden birinde oturuyordu, galiba Bostancı’da, tren yoluna bakan alt katta. Bazan Vedat Hoca’da toplaşırdık, Peride Celal, ben, Vedat Hoca’nın bir iki öğrencisi... Güzel akşamlardı. Çalışkan, yılmaz Vedat Günyol’u hep yazı masasında bulurduk; az önce kalkmış kapıyı açmak için.
Peride Hanım, “Ne yapıyordun?” diye sorardı, “Yahu biraz dinlen artık.” Vedat Hoca’ysa ancak çalışarak dinlendiğini söylerdi. İşte o dönemlerden
Çehov çevirisi.
Bu kez fark ettim: “Çehov’u çok seven Peride Celal’e. V.G.” Hocanın adayışı ilk basımda nedense ilgimi çekmemiş. Peride Hanım gerçekten Çehov tutkunuydu.
Arı Türkçenin yandaşı Vedat Günyol, roman, öykü, biyografi çevirilerinde ılımlı bir dil tercih ederdi. Troyat alıntılamış, ’Vişne Bahçesi’nde Firs’in son sözleri, Günyol şöyle çevirmiş: “Yaşam çekti gitti, daha başlamamış gibi sanki.” İlk okuduğumda üzerinde durmamışım, bu kez adamakıllı dokundu.
Troyat belki büyük bir romancı değildir ama onun Çehov, Dostoyevski biyografileri okura ufuk açar. Çehov çocukluğundan başlayarak tanıtılır; birçok kaynağın taranmasıyla ‘inşa’ edilmiş bir çocukluk, yazar Çehov’a bizi alıp götürür. Troyat ilk izlenimlerin, ilk etkilenişlerin Çehov öykülerinde, oyunlarında nasıl karşımıza çıktığını saptar.
Çevirmen Vedat Günyol’la bitireyim: Vedat Hoca kültürler arası kardeşliğin çeviri aracılığıyla gerçekleşebileceğine inanan bir insandı. Çoğu kez sevdiği, önemsediği, Türk okuruna katkıda bulunacak eserleri dilimize kazandırdı. Yaşlandı yaşlanacak haliyle gözümün önünde şimdi de: “Okuyanı çıkar, belki beni de anar...”
Saygıyla anıyorum.

Jale Sancak’ın yeni öyküleri

Jale Sancak’ın yeni öykü kitabı ‘Belki Yarın’ı (Hep Kitap) okuyorum. Aslında her güne bir öykü demiştim. Sonra Başar Başarır’ın yıllar önce söyledikleri geldi aklıma; Başar öykü kitaplarının bir çırpıda okunmasına karşı çıkıyor, her öyküyü özümseye özümseye okumamızı salık veriyordu. Öyle yapıyorum.
Jale Sancak daha başlangıçta, yola çıkarken, yeni, kendine özgü bir ‘öykü dili’nin arayışı içindeydi. 1989’da yayımlanmış ‘Bu Gece Pera’da’yı bana Attilâ ağbi (İlhan) salık vermişti; gençlerin koruyucusu Attilâ Ağbi “Çarpıcı bir üslûp arayışı” diyordu. Gerçekten şaşırtıcıydı: Jale, Türk sinemasının bir zamanki emektar oyuncularından yola çıkarak yarı gerçekçi, yarı düşlemsel bir dünya yaratmıştı.
Öyle sanıyorum ki düşlemsellik onda hep sürdü. ‘Belki Yarın’daki ‘Geçkaldı Şermin Meyhanesi’ni örnek verebilirim. Yırtıcı gerçekliği, birçok gerçekliği, Jale hüzünle, kırık hayallerle sarıp sarmalayarak öyküsüne yedirmiş. Okuru hem gerçeklikle yüz yüze getiriyor, hem de yaralayan, adeta bıçaklayan gerçekliği inatla sarıp sarmalıyor.
Attilâ İlhan’ın saptadığı üslup arayışı ise Jale Sancak’ta varlığını hep koruyor. Büyük kentin dünyasında küçük, ezgin insanlarıntrajik yaşamlarını, o ezgin insanların diliyle anlatma, yansıtma çabası. Dilde, anlatımda özensizliğin neredeyse artı değer sayıldığı günümüzde saygı duyulan bir çaba.
“Devasa siyah kanatlarıyla Şermin”, hikâyecinin kişisel anlatımında handiyse ‘sıçrayarak’ kendi söylemiyle beliriyor; öyküdeki öteki kişiler de. Böylesi bir yazınsal tutum git git silinirken, Jale Sancak bildiği yolda yürümeyi -besbelli- özellikle yeğliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR