scorecardresearch.com Ustaların Türkçesiyle Simenon Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Ustaların Türkçesiyle Simenon

20. yüzyıl Fransız edebiyatının ünlü polisiyecilerinden Georges Simenon’un kitapları Sait Faik, Oktay Rifat, Cemal Süreya gibi ustaların Türkçesiyle yeniden raflarda. Mesela ‘Yaşamak Hırsı’nda çırılçıplak Sait Faik üslubu konuşur.

16.12.2016 05:00

Ustaların Türkçesiyle Simenon

Georges Simenon: 20. yüzyıl Fransız edebiyatının ünlü polisiye romancılarından; 1905’te Belçika’da doğmuş, 1989’da -galiba- İsviçre’de ölmüş. 1973’ten sonra yazmamış ama yazmayı bırakıncaya kadar yazdıkları rekora ulaşabilecek bir zenginlikte. Bir ara galiba Amerika’da yaşamış.
Dedektif Maigret’li olsun, bağımsız olsun, bütün romanlarında ruh çözümlemesini elden bırakmamış, hatta başköşeye oturtmuş. Yarı şaka yarı ciddi, o çok sayıdaki romanlarını 15 günde yazdığını söylermiş. Simenon’u bugünün Türk okurları çok yakından tanımıyorlar. Fransa’daki ününü koruyor mu, bilmiyorum.

Ben Simenon’u ‘Yaşamak Hırsı’yla tanıdım. O yıllardaki tek polisiye romancım Agatha Christie’ydi. Bununla birlikte ‘Yaşamak Hırsı’nı dilimize en çok sevdiğim hikâyeci Sait Faik çevirmişti. Unutmuşum, galiba Çağlayan Yayınları’nın 1 liralık, cep boyu dizisinden. Çok etkilenerek okuduğumu hatırlıyorum. Sonra Bilgi Yayınevi, Sait Faik’in bütün eserleri dizisine bu çeviriyi de aldı. Daha sonra ‘Yaşamak Hırsı’ ortadan kayboldu.
‘Yaşamak Hırsı’ şimdi Everest Yayınları’nın ‘Ustaların Türkçesiyle Simenon’ kitaplarında yerini aldı. Yanı başında, Oktay Rıfat’ın çevirisi ‘Kanaldaki Ev’. ‘Kanaldaki Ev’
yıllar önce Varlık Yayınları arasında Türk okuruyla buluşmuş. Sırada -bildiğim kadarıyla- Bilge Karasu’nun, Erhan Bener’in, Oktay Akbal’ın çevirileri var.

Gerçekten ‘Ustaların Türkçesiyle’. Öte yandan bu ustalar çeviri edebiyatımızın ustaları değil, doğrudan doğruya Türk edebiyatının ustaları. İster istemez niye Simenon çevirmişler diye düşünüyorsunuz, hele Erhan Bener, çünkü Bener’in başka çevirisi yok.
Örnekse, Oktay Rifat niye ‘Kanaldaki Ev’i çevirmiş? Öyle güzel bir çeviri, öyle güzel bir Türkçe ki, şaşırıp kalıyorsunuz. Geçenlerde “Rum madamın madem peçesi” diye yazmıştım, çocukluğumun Cihangiri’ni hatırlayarak. Oktay Rifat “Yas tülünün altında başı dimdikti” diyor; yas tülüne vuruldum.

Sait Faik ‘Yaşamak Hırsı’nı çok sevmiş, okurken, derken birdenbire yazmaya başlamış, öyle diyor. Yani özgünüyle çeviri arasında sayısız benzeşmezlik olabileceğini de açık açık belirtmiş ‘Son Kuşlar’ hikâyecisi. Zaten ‘Yaşamak Hırsı’nda Simenon değil, çırılçıplak Sait Faik üslubu konuşur.
(Öylesi bir çevirmen de Cemal Süreya’ydı.’ Vadideki Zambak’ı Balzac’ın romanı olarak değil, Cemal Süreya’nın, usta bir şairin Türkçesi diye okumuştum.)
Buraya kadar söylediklerim, Bilge Karasu’da durakalır. Bilge Karasu çevirdiği yazarın özgün üslûbuna bağlı kalabilmek için kılı kırk yarardı. “Başka türlü olamaz mı?” diye sormuştum, “Çevirmen edebiyatımızın bir ustasıysa...” Yine Sait Faik örneğini verdiğimi hatırlıyorum. Ustalara her türlü özgürlüğü hak görüyor ama kendisinin yapamayacağını söylüyordu.

Gönül Ülkü’ye veda…
Sevgili Necef Uğurlu’nun saptamasıyla tiyatromuzun sayılı ‘primadonna’larından Gönül Ülkü’yü kaybedeli günler-günler geçti. Ne yazık ki cenaze törenine de katılmadım. Dün, Gönül Hanım’ın 2000’lerin başındaki bir telefonunu anımsadım: O dönemde Doğan Kitap’a Kerime Nadir-Muazzet Tahsin romanlarını hazırlıyordum. “Hepimizin severek okuduğu, sonra hepimizin inkâr ettiği bu romanları yaşattığın için iftihar et” demişti.
Entelektüel geçinen bazı yazarların, dahası gerçekten aydın yazarların bile ikircikli yaklaştığından söz açmıştım. “Boş ver” demişti, “Onlar da pekâlâ sevindiler, senden saklıyorlar...” Ah Gönül Hanım!
Lise son sınıftayım galiba. Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nda ‘Kocamın Nişanlısı’nı seyrediyoruz. Basbayağı romantik bir komedi. Hem Gönül Hanım hem Gazanfer Bey sonradan yakın dostum olacaklar. Ne güzel insanlar tanıdım!


 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR