scorecardresearch.com Tartışmada kazanmanın tek yolu tartışmamaktır Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Tartışmada kazanmanın tek yolu tartışmamaktır

Karşı taraf sizi ne kadar sinirlendirirse sinirlendirsin, hemen hararetli bir tartışmaya girmeyin ve sakinliğinizi kaybetmeden konuyu detaylandırın. Sonrası ise Rob Yeung’un kaleme aldığı Kazanan Siz Olun’da.

21.03.2016 10:45

Tartışmada kazanmanın tek yolu tartışmamaktır

Biriyle tartışmak söz konusu olduğunda, bu genellikle fikir ayrılığından doğan çatışmayı sert bir şekilde ifade ederek fikrinizi karşı tarafa kabul ettirmeye çalışmak şeklinde yaşanır. Bu durumda eğer sizin istekleriniz kabul edildiyse, karşı taraf ya isteksizce sizin talebinizi kabul etmiş ya da size kırılmıştır ve ilişkiniz olumsuz etkilenmiştir. Her durumda, tartışmayı kazandım deseniz de aslında pek kazançlı sayılmazsınız. Bu “tartışma” kelimesini ilk anlamına, yani, “çatışan görüşlerin, karşılıklı olarak sert bir şekilde ifade edilmesi” tanımına uymaktadır.

Diğer yandan, eğer “tartışma” kelimesinin ikinci anlamı olan “bir şeyi desteklemek için ortaya konulan gerekçeler, olgular veya aynı amaçla yapılan açıklamalar” kullanılırsa, karşı tarafı kendi yanınıza çekebilirsiniz. Nasıl mı?

Sizin tartışma tarzınız nasıl?
Tartışma gerektiren durumlarla karşılaştığında insanlar farklı tarzlar benimser. Bu da, problemi nasıl ele aldığınızı ve nasıl bir iletişim tarzı benimsediğinizi doğrudan etkiler. Bazı kişiler yüksek ifade gücüne sahipken karşısındakine saygı seviyesi düşüktür, bu kişiler baskıcı bir tarz benimser. Veya bazı kişilerin ifade gücü düşüktür ancak saygı seviyesi yüksektir, bu kişiler çaresiz olarak tanımlanabilir. Kazanan Siz Olun kitabında yer alan test ile kendinizin hangi tarza sahip olduğunuza bakabilir ve bu farkındalıkla bakış açınızı geliştirebilirsiniz.

Rakamı ilk söyleyen kazanır!
Psikolojide “referans noktası” adı verilen bir fenomen vardır. Bu, herhangi bir rakamla karşılaşan insanların daha önceden bir rakam üzerinde karara varmış olsalar da yeni karşılaştıkları yeni rakamdan etkilenerek kararlarını değiştirecekleri anlamına gelmektedir.

“Referans noktası” fenomenini anlamak isteyen araştırmacı Todd Thorsteinson, 2011 yılında bir deney yaptı. Bir grup üniversite öğrencisinden, bir yönetici asistanını işe almak üzere olan bir işveren olduklarını hayal etmelerini istedi. Tüm deneklere adayın halihazırda 29 bin dolar kazandığı söylendi. Ardından, öğrenciler üç gruba ayrıldı ve her birine işe alınacak adayın istediği maaş rakamı farklı söylendi. İlk gruba adayın şirketten 100 bin dolar istediği, ikinci gruba adayın 1 dolara bile olsa çalışırım dediği ve üçüncü gruba da bu konuda bilgi vermediği söylendi. Sizce adaylara denekler ne teklif ettiler?

İlk grup, adaya ortalama 35 bin dolarlık bir teklifte bulundu. Adayın kendisini küçümseyerek 1 dolara bile çalışırım dediği söylenen grup ise ortalama 31 bin dolarlık bir maaş teklif etti. Üçüncü grup da (bilgi verilmeyen) ortalama 32 bin dolarlık ücret teklif etti. Bu durum, araştırmacıya açıkça referans noktasının sonucu etkilediğini göstermiş oluyordu. O halde pazarlık yapanlara önemli bir hatırlatma: İlk rakam telaffuz eden kişi mutlaka siz olun, böylece referansı siz belirlemiş olursunuz!

Vurgulu mu konuşuyorsunuz? Dikkat!
Tartışmalarda başarılı olmaya dair bir diğer önemli nokta da konuşurken kelimelere yaptığımız vurgular. Herhangi bir konuda fikrinizi kabul ettirmek istediğinizde kelimelere vurgu yaparak konuşmanın işe yaradığını mı düşünüyorsunuz? Yanıldınız. Çok sayıda deneği gözlemleyen araştırmacılar, vurgulu konuşanların daha başarısız olduğunu görmüş. Üstelik, tartışmanın özellikle ilk beş dakikasında vurgulu konuşmanın daha yoğun yapıldığı tespit edilmiş. Sebebi, bir tartışmaya girdiğimizde heyecanlanmamız ve vurgularımızla kaygı ve sinir gibi duygularımızı daha fazla belirgin kılmamız. Bu da karşı tarafın bizi daha kolay çözmesini sağlıyor.

O halde, ne olursa olsun (karşı taraf sizi ne kadar sinirlendirirse sinirlendirsin), hemen hararetli bir tartışmaya girmeyin ve sakinliğinizi kaybetmeden konuyu detaylandırın. Sonrası ise Rob Yeung’un kaleme aldığı Kazanan Siz Olun’da...  

KAZANAN SİZ OLUN
TARTIŞMAYI, SATIŞI, İŞİ, YARIŞI...
Rob Yeung
Çeviren: Süreyya Bursa
Arıtan Yayınevi
256 sayfa, 22 TL.

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR