scorecardresearch.com Refik Durbaş’la günler Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Refik Durbaş’la günler

Refik Durbaş’ın ‘Şiirin Gizli Tarihi’ tadı çıkarıla çıkarıla okunacak bir yapıt. Usta şair, kendisini yetiştirenleri, tanıdıklarını ve çok eskilerde yaşamış olanları yaşatıyor.

30.12.2016 06:00

Refik Durbaş’la günlerRefik Durbaş / Fotoğraf: Muhsin Akgün

Sevgili Refik Durbaş beni yıllar öncesine götürdü, birazdan anlatmaya çalışacağım. Önce kitap, Refik Durbaş’ın yeni yapıtı: ‘Şiirin Gizli Tarihi’ (Doğan Kitap). Yayınevi ‘Anı-Deneme’ demiş ama; usta bir şairin dikkatleri, gözlemleri, duyumsayışları. Edebiyatımızın insanlarına gönüldenlikler de diyebiliriz bence.
Refik Durbaş, bugün -ne yazık ki- unutulanlar arasına karışmış Halil İbrahim Bahar’ı anıyor, Soyut dergisini bize kazandıran şairi. Soyut dergisi çağdaş edebiyatımızın önemli dergilerindendi. Aynı zamanda asabiye uzmanı olan Halil İbrahim Bahar nice zamanlar o dergide biz -o zamanın- genç edebiyatçılarına olanak tanıdı, yol açtı.
Refik’in söz açtığı geceler: Soyut’un yeni sayısı yayınlanmış, hepimiz bir akşam yemeğinde buluşuyoruz, o sayıda şiiri, öyküsü, yazısı çıkmış olanlar. Geç saatlere kadar süren bu akşamlarda uçsuz bucaksız edebiyat söyleşiliyor. Şimdi yıllar geçti, akşamlar, yemekler, inceliklerle örülü birer anı oldu.
‘Şiirin Gizli Tarihi’ tadı çıkarıla çıkarıla okunacak bir yapıt. Ömrünü şiire adamış usta bir şair, kendisini yetiştirenleri, tanıdıklarını ve çok eskilerde yaşamış olanları anılardan yola çıkarak yaşatıyor, hem kişisel anılar hem başka anı kitapları. Siyasî karmaşalarda ‘şiir’ yazdıkları için hırpalanmış şairler, değeri bilinmemişler, unutulmuşlar, acı bir geçit töreni.
Sonra veda yazıları: Refik Durbaş bu kez hüzünlerini dile getiriyor. Çağdaş edebiyatımızda iz bırakmış şairler, yazarlar birer ikişer beliriyorlar. Çoğunluğun kendinden ötesini göremeyişe sürüklendiği ortamda Refik’in vefası ürpertiyor.
Kitap biterken içim sızladı: Bir ‘iyilik’ten ayrılıyordum! Refik Durbaş’a o iyiliği yaşattığı için teşekkür ediyorum. ‘Şairlerin Ev Hali’ yazısını mutlaka okumalısınız; Durbaş’ın edebiyatımızın iç dünyasına ışık tuttuğunu saptayacaksınız.

 

 

 

 

 

 

 


 
‘Muhayyelât’ı okumak...
Necatigil, ‘Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü’nde Aziz Efendi’den söz açarken, onun en önemli yapıtının ‘Muhayyelât’ olduğunu belirtir. ‘Muhayyelât’, 1796’da tamamlanmış. Bizde ‘romana yakın, yatkın’ ilk emek sayılabilir. Aziz Efendi gerçi şiirden, masaldan da yararlanmıştır ama birbirinden bağımsız öykülerde basbayağı roman havası estirmiştir.
Hayalde yaşananlar anlamına gelen ‘Muhayyelât’ta masalın, cin perinin, tılsımın yanı sıra, kimi bölümlerde eski İstanbul yaşaması gerçekçi denebilecek sahnelerle belirir. Giritli Aziz Efendi âdeta gelenekselden moderne geçişin yolunu yordamını aramıştır.
Bu anlatılanlar/ hayaller kitabını yıllar önce Ahmet Kabaklı’nın sadeleştirmesinden okumuştum. ‘Muhayyelât’ bu kez Orhan Sakin’in sadeleştirmesiyle Kapı Yayınları tarafından okurla buluşturuldu. Giritli Aziz Efendi’nin yenilik arayış çabasını bir kez daha düşündüm: O dönemde masalın ötesine geçerek gündelikten de yararlanmak isteği, Aziz Efendi’yi neden sarıp sarmalamıştı, açıklamak kolay değil. Edebiyatımız adına âdeta bir bilmece.
İkinci hayalde, ‘Simyacı ve Sırları’nda Cevat bir masal kahramanı olduğu kadar, daha adından başlayarak gündelikte yaşayan kişidir. İstanbul’a gelen Cevat’ın Mercan’da, Uzun Çarşı’da attar dükkânı sahibi İbrahim Çelebi’yle tanışması, görüşmeleri düzyazımızın dönüm noktalarından biri sayılabilir. Bu sahnelerde artık masalın atmosferi sona erer ve öykünün, anlatının eteklerinde gezinir.
‘Muhayyelât’ düşlemsel yapısının yanı sıra edebiyat tarihimiz açısından da okunmalı.
Behçet Necatigil, ‘Üç Turunçlar’da yer alan ‘Hayal Hanım’ adlı radyo oyununda ‘Muhayyelât’tan yararlanmış, yepyeni bir dokuda ‘Muhayyelât’ı günümüze kazandırmak istemişti. Bu soy çabalar, girişimler günümüzün hayhuyunda gitgide azaldı. ‘Muhayyelât’ın yeni basımı belki özendirici olabilir...


 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR