scorecardresearch.com Peride Celal'in olmaması üzdü Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Peride Celal'in olmaması üzdü

Öykücülüğümüzün son koruyucularından Necip Tosun’un yeni kitabı, ‘Öykümüzün Sınır Taşları’ bir haftadır benimle. Eserin altbaşlığı ‘Türkçe’nin en iyi 100 öykü kitabı’. Kitapta Peride Celal’e rastlayamamak beni biraz üzdü.

11.11.2016 06:00

Peride Celal'in olmaması üzdü

Erken bastıran sonbahar handiyse yaşanmadan bitiyor. Dün böyle söylenerek uyandım. Sabah yedi buçuk falandı. Balkona çıktım, Şişli’nin bakımsız ama kendince albenili arka bahçeleri yaprak dökümünün sonunu yaşıyordu, silme sarı, boz, kırmızı yaprak.
Nedense ‘Günaydın Geceyarısı’ geldi aklıma, Jean Rhys’nin romanı, Pınar Kür’ün yetkin çevirisiyle. ‘Günaydın Geceyarısı’nı 1990’da okumuştum. Aziz dostum Sevda Ferdağ da okumuştu bu romanı. Paris’te iyice umutsuz, iyice kırık dökük bir aşkla savrulup giden, ancak alkolle avunabilen yaşı geçkin kadına ikimiz de çarpılıp kalmıştık. Yaşamının sonbaharında kalp ağrısını sapkın bir hazza dönüştürmek...

Oktay Rifat “Kokusu mayısta ıhlamurların” diyor; oysa ‘Ihlamurlar’ da erişilmez güzellikte bir sonbahar şiiri, hayatın güzü: “Unutmaya başladım oralarını/ denize inen yol siliniyor...” Uçuyormuş “Gün geçtikçe resim”. Gün geçtikçe...
Hemen ‘Bir Aşka Vuran Güneş: Oktay Rifat’tan seçme şiirler, Cevat Çapan derlemiş. Cevat Çapan’a borçlarımız ödenecek gibi değil: İnceliklerle örülü şiirleri Cevat Çapan’ın, çeviri edebiyatımızı onurlandıran emekleri, sonra Oktay Rifat’ta olduğunca güldesteleri. ‘Bir Aşka Vuran Güneş’in başındaki ‘Şiirin Aşınmaz Zamanı’nı hayranlıkla okudum.
Dünlerden bir başka kitap da Bilge Karasu’nun ‘Kısmet Büfesi’ydi. ‘Kısmet Büfesi’ ilk kez 1982’de yayınlanmıştır. Bu kitabın ilk öyküsü -öykü, anlatı, metin...- ‘İki Kadının Işığı Gitgide Azalan Bir Resmi Üzerine Metin’ uzun yıllar etkisinden kurtulamadığım bir başyapıt. Boşa geçirilmiş, değerli hiçbir anlam katılamamış yaşamlar ve gitgide, garip bir güzellik, alımlılık olarak yaklaşan ölüm.

Yeniden okudum. Bilge Karasu’nun sözcük seçimindeki, çılgınlığa varan titizliğini düşündüm. Tam o sözcüğü bulacağım diye bir metni aylarca-aylarca beklettiği olurdu...

Öykücülüğümüzün son koruyucularından Necip Tosun’un yeni kitabı, ‘Öykümüzün Sınır Taşları’ (Dedalus Kitap) bir haftadır benimle. Eserin altbaşlığı ‘Türkçe’nin en iyi 100 öykü kitabı’. Gerçekten öyküler kara sevdalısı bir yazarın incelemeleri. Adlarını bile anmadığımız kimler yer almıyor ki! Emin Nihat, Fahri Celâl Göktulga, Sadri Ertem, İlhan Tarus, Ümran Nazif...
Çağdaş edebiyatımızın öykü serüvenini öğrenmek isteyenler için kaçırılmayacak fırsat. Böylesi çalışmalarda incelemecinin tercihlerini her zaman saygıyla karşıladım. Şu kitap bu kitap, ben şu kitabı yeğlerdim; tümü elbette görecedir, tümü bize göre değişebilir. Yine de ‘Öykümüzün Sınır Taşları’nda Peride Celal’e rastlayamamak beni biraz üzdü.
‘Pay Kavgası’nı, ‘Mektup’u, Peride Celal’in öteki öykü kitaplarını hatırladım; ‘Pay Kavgası’nda ‘Çukur’, ‘Mektup’ta ‘Koşucu’. Değerli Necip Tosun geniş yelpazesinde keşke Peride Hanım’a da yer verseydi.
Necip Tosun ‘önsöz’ünde sınırlarını, ölçütlerini titizlikle saptıyor, açıklıyor. Bununla birlikte Peride Celal konusunda inadım inat. Öte yandan hemen belirteyim: Tosun’un emekyoğun çalışmasında bir Ayhan Bozfırat’ın, bir Mübeccel İzmirli’nin, hele Şevket Bulut’un unutulmaması da gönül borcumuzu çoğaltıyor.

Dönüp dolaşıp yine erken sona eren güz mevsimine savruldum. Bu kez Atillâ İlhan, onun son dönem şiirlerinden ‘beklediği’ (Ayrılık Sevdaya Dâhil) : “pencerede unutulmuş/ yaşlı adam/ gözleri yorgun/ saçları ak/ ağzı kötümser/ kimin yolunu bekler/ ölümünden başka...”
Kendisinden mi esinliydi, bilinemez. Bazı günler Maçka’dan geçerken, pencereden bakan Atillâ Ağbi’yi görürdüm, ötelere dalıp gitmiş. Son şiir kitabını, ‘Kimi Sevsem, Sensin...’i 2001’de “Aziz kardeşim Selim İleri’ye dostça/ ‘...öyle ağır yalnızlığı herkese vermiyorlar...’” diye imzalamış.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR