scorecardresearch.com Ölümsüz Dostoyevski Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Ölümsüz Dostoyevski

Joseph Frank’ın okumaya doyamadığım kitabı ‘Dostoyevski/Çağının Bir Yazarı’ Dostoyevski üzerine yazılmış en kapsamlı inceleme. Çeviri edebiyatımızın büyük ustalarından Ülker İnce bizlere yine bir başyapıt armağan ediyor. Pürüzsüz bir Türkçe!

02.12.2016 06:00

Ölümsüz Dostoyevski

Büyük boy, küçük punto, 1000 sayfa bir kitap: ‘Dostoyevski/ Çağının Bir Yazarı’ (Everest Yayınları). Günlerdir okuyorum, 302. sayfaya ancak geldim; günlerdir ara vermeden okuyorum. Joseph Frank yazmış, dilimize Ülker İnce çevirmiş.
Çeviri edebiyatımızın büyük ustalarından Ülker İnce yine bir başyapıt armağan ediyor. Pürüzsüz bir Türkçe! Gönül borcu ödenemeyecek bir emek. Galiba geçen güzdü, Ülker Hanım ve Özdemir Bey’le buluşmuştuk; Ülker Hanım bu çeviriden söz açmıştı...
Joseph Frank Amerikalı bir yazarmış. Okuduğum, okumaya doyamadığım bu kitabı Dostoyevski üzerine yazılmış en kapsamlı inceleme. Önsözde yazılış öyküsü anlatılıyor, Frank nasıl ve neden Dostoyevski’yi odaklaştırdığını dile getiriyor.
Dostoyevski yapıtlarını Varlık Yayınları aracılığıyla tanıyanlardanım. Herhalde 50-55 yıl öncesine dönmeliyim: ‘Beyaz Geceler’i, ‘İnsancıklar’ı, ‘Ebedi Koca’yı, ‘Ezilmişler’i art arda okuyorum. Çoğunun çevirmeni Nihal Yalaza Taluy, onu anmadan geçemem. ‘Budala’yı, ‘Karamazov Kardeşler’i sonra okuyacaktım.
‘Anna Karenina’yı çok sevmiştim ama Tolstoy beni asla Dostoyevski ölçüsünde ‘çarpmamıştır’. ‘Yeraltından Notlar’, hele ‘Cinler’ vurulup kaldığım romanlardır. ‘İnsancıklar’ın acısı hâlâ dinmemiştir. Arada ‘İkiz’i unutmuyorum. ‘İkiz’i önce ‘Öteki’ adıyla okumuştum. Yayınladığı dönemde değeri, anlamı silik kalmış bu yapıt benim için bir kılavuz oldu diyebilirim; ‘İkiz’in ardında yıllar yılı sürüklendim.
Joseph Frank, Dostoyevski’nin edebiyatına çok geniş bir görüngeden eğiliyor. Amerikalı bir yazarın, çok başka bir kültürden gelen bir kişinin ‘Doğu-Batı sorunu’nu bu denli alımlamış, duyumsamış olması şaşırtıyor. Frank, yetişme koşullarındaki Dostoyevski’yi kaleme getirirken öylesine önemli saptamalarda bulunuyor ki, bizim kültürümüz için de yürek yakıcı çözümlemelerle baş başa kalıyorsunuz.  
Dönemin yalnız adamı Dostoyevski ve başta Turgenyev, onunla alay edenler. Oysa zaman ‘Ezilenler’ yazarından yana çıkacak. Joseph Frank bunu yer yer Hıristiyanlığa bağlıyor. Ne var ki, yaşadığı toplumsal ortamı hemen hep acıyla duyumsamış Dostoyevski’nin evrenselliği usul usul ağırlık kazanıyor.
‘Dostoyevski/ Çağının Bir Yazarı’nı yalnızca yazınsal bir monografi olarak okumuyorum. Bir yandan da Dostoyevski’yi var eden toplumsal koşulların yetkin bir çözümlemesi eşlik ediyor. O toplumsal koşulların bizi, yaşadığımız coğrafyayı çok ilgilendirdiği kanısındayım.

SEMİH POROY İÇİN...
Benim ihtiyar daktilom F klavye değil; kullanımdan çoktan kalkmış AZER klavye. Gerçi daktilo da kullanımdan kalktı. Ne var ki, Semih Poroy’un Cumhuriyet Kitap’taki ‘Feklavye’sine ilk haftadan beri tutkunum. ‘Feklavye’den seçmeler Varlık Yayınları arasında yayınlanınca hep yazmak istemiştim. Bu kez yine Varlık’tan ‘Neye Vinyet Neye Kısmet/ Varlık Çizgileri’.
Değerli Semih Poroy edebiyatı belki de er çok seven çizer, ayrıca en alçakgönüllü sanatçılar listesinde başı çekenlerden bence. Refik Durbaş yazdığı o güzel yazıya ‘Çizginin Şairi’ adını takmış, gerçek bir ustadan çıkageliyor bu adlandırış. Her iki yeni kitabında, Semih Poroy, edebiyat sevgisini öylesine inceliklerle yansıtıyor ki, her çalışmaya gönül veriyorsunuz.
‘Feklavye’nin 54. sayfasını açın, Edip Cansever’i bambaşka seveceksiniz. Semih Poroy’un edebiyata yaklaşımı zaten sevgi ve iyilik üzerine kurulu. 32 yıl demiş, Eray Ak‘a Cumhuriyet Kitap’taki söyleşisinde, Varlık çizimleri için. 32 yıl boyunca çağdaş edebiyatımızın koruyucuları arasında.
 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR