scorecardresearch.com İyi bir televizyon dizisi gibi Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

İyi bir televizyon dizisi gibi

Nick Hornby’nin ‘Komik Kız’ı tıpkı iyi bir televizyon dizisi gibi. Meşhur olmak isteyen ve olan kız, onu anlamayan ama sonra başarısına bayılan zayıf baba, uyanık menajer, kafası karışık senarist, kendisin aldatan yakışıklı sevgili...

13.05.2016 00:30

İyi bir televizyon dizisi gibi

Nick Hornby’nin yeni romanı, adı gibi komik. Bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Çünkü ben çoğunlukla kıkırdayarak, hatta bir iki kez kahkayı patlatarak okudum.

Takıntılı ve biraz da kırgın karakterlerin yaracısı Nick Hornby, bir kez daha popüler kültüre övgü niteliğinde bir roman yazmış. ‘Komik Kız’, 1960’larda İngiltere’deki televizyon dünyasını anlatıyor. Bu kez kahramanımız Barbara Parker adında taşralı bir genç kadın. Barbara, ünlü bir oyuncu olmayı hayal ediyor. Ama öyle bir Shakespeare oyuncusu filan değil, bir televizyon komedyeni olmak niyetinde o: “Barbara Lucy’yi Seviyorum dizisini ilk gördüğü andan beri Lucille Ball’a hayrandı: Hissettiği ya da yaptığı herşey bu hayranlıktan kaynaklanmıştı. Sanki pazar günleri dünya yarım saatliğine dönmeyi durduruyordu; babası dizi arasında kızı hiçbir anını kaçırmasın diye ona tek söz etmemesi, hatta gazetesini bile hışırdatmaması gerektiğini gayet iyi bilirdi. Barbara’nın sevdiği başka birçok komedyen vardı: Tony Hancock, Sergeant Bilko, Morecambe ve Wise gibi. Tony, Eric, Ernie... O takımda Lucy ya da Barbara isimli kimse yoktu. Komik kızlar yoktu.” İşte Barbara o çok az komik kızlardan biri olmak istiyor ve oluyor da.

Önce yaşadığı kasabada güzellik kraliçesi seçiliyor. Fakat bunun kendisini o kasabaya daha da bağlayacak, zengin bir koca ihtimalinden başka bir işe yaramayacak bir şey olduğunu anladığı anda tacı reddediyor. Ertesi gün bir trene atlayıp Londra’ya gidiyor. Burada ha bire kendisiyle aynı kasabadan çıkan iri göğüslü sarışın manken Sabrina’ya benzetiliyor. Oysa ondan nefret ediyor. Çünkü o bir ‘subret’, yani tiyatronun ‘aptal sarışını’. Oysa Barbara, söylediğimiz gibi akıllı bir komik olmak istiyor. Ama şansı da aslında Sabrina’ya benzediği için dönüyor. Kendine bu sayede bir menajer buluyor. Sonrasında tezgâhtarlık günleri fazla sürmüyor. Ona Sophie Straw ismini uygun gören menajerinin yolladığı bir görüşmede, BBC ekibini kendine hayran bırakıp başrolü kapıyor. Sonrası bir şöhret ve başarı hikâyesi.

Değil aslında. Yani Nick Hornby sadece bir şöhret ve başarı hikâyesi yazmamış. Bir dönemin İngiliz komedi dizilerine övgü niteliğinde bir roman bu. O dizileri yaratanların dünyasını anlatıyor. Bir yandan şov dünyasına yönelik eleştirisini de eksik etmiyor. Sophie, sadece güzel bir kadın olduğu için kendisine dayatılan her tür aptallığı, haklı sorularıyla teşhir ede ede yükseliyor...

Sophie Straw’un başarı, şöhret ve sevgi peşindeki küçük seyahatine eşlik eden ekibi de merakla takip ediyoruz. Sophie’ye âşık Cambridgeli sarsak yapımcı Dennis, kendi kendisine âşık rol arkadaşı Clive, bir başka erkeğe âşık senarist Bill ve onun kafası karışık ortağı Tony.

60’lardan gerçek kişiler
Roman ‘Lady Chatterly’nin Âşığı’ romanına konulan yasağın kalktığı ve Beatles’ın ilk LP’sinin çıktığı 1964 yılında başlıyor. Hornby, yakın tarihi belgesel gerçekliğiyle kullanarak romanı kurguluyor. Yani 1960’lar hakkında gerçek olaylar ve kişiler arasına ustaca kendi kurgusunu yerleştiriyor. Kitap gerçek TV şöhretlerine, müzik yıldızlarına, hatta siyasetçilere referanslar verip onları da romana katarak ilerliyor. Sophie, hayranı olduğu Lucille Ball ile tanışıyor, başbakan Harold Wilson’la fotoğraf çektiriyor, bir gece The Yardbirds’den Keith Relf ile flört ediyor. Dizinin müzikleri farklı olsun isteyen yapımcı Dennis, tanınmamış bir genç gitariste caz parçaları çaldırıyor: Jimmy Page... Sözü geçen yer ve kişilerden bazılarının büyük siyah beyaz fotoğrafları da yer alıyor kitapta. Ki bu, tam da bir popüler kültür okuması atmosferi yaratıyor.

Nick Hornby, 90’larda adını futbol ve müzik aşkına övgü niteliğinde kitaplarla duyurdu. Ona şöhreti getiren kitap ‘Futbol Ateşi’ oldu, adını kalıcılaştıran ise müzik tutkusuna adanmış bir roman ‘Yüksek Sadakat’. Nick Horby’nin yedisi roman, 13 kitabından pek çoğu sinemaya da uyarlandı. Hornby, kendi kuşağı içinde de popüler kültüre en yakın duran yazarlardan biri. Mesela yaşıtı Irwine Welsh de efsane kitabı ‘Trainspotting’i Hornby’nin ‘Yüksek Sadakat’inden bir yıl önce, 1994’te yayımlamıştı. Tek ortak yanları ironileriydi denilebilir. Biri en alttakilerin uyuşturucu, seks, suçla harmanlanmış coşkulu ama depresif hikâyelerini anlatırken, Hornby futbol, müzik, kadınlar gibi tutkulara takılıp kalmış büyümemiş oğlan çocuklarının ‘kırgın’ hikâyelerini tatlı tatlı anlatıyordu. Sanırım kazanan o oldu. Irwine Welsh eskisi kadar gözde değil. Hornby ise hâlâ şaşırtıcı değil belki ama ilginç ve kendi kulvarında iyi romanlar yazmayı sürdürüyor.

Hornby’nin yeri bir başka
‘Komik Kız’, tıpkı iyi bir televizyon dizisi gibi. Basit formüller üstünden ilerleyen bir roman. Meşhur olmak isteyen ve olan kız, onu anlamayan ama sonra başarısına bayılan zayıf baba, uyanık menajer, kafası karışık senarist, kendisini aldatan yakışıklı sevgili... Tüm karakterler son derece bildik. Ama iyi yazılmış, komik ve derdini gayet iyi anlatan bir metin, yani iyi bir roman bu.

Hikâye BBC’nin ‘hafif eğlence’ yani komediler departmanında geçiyor. Hikâyenin bir yerinde dizinin yapımcısı, ağır edebiyat eleştirmeniyle canlı yayında kapışıyor ve yaptıkları popüler komediyi savunuyor. Nick Hornby de günümüz İngiliz edebiyatının içinde, ama onun ‘hafif eğlence’ tarafında yer alan bir isim. The Guardian eleştirmenine göre bu romanı biraz da kendi safına destek çıkan bir yapıt...

Futbol seyretmenin 80’lerde, arabesk dinlemenin 90’larda, televizyon dizileri izlemenin ancak 2000’lerde ayıp olmaktan çıktığı Türkiye’de, Nick Hornby’nin yeri bir başka... Öyle de kalacak gibi görünüyor.

KOMİK KIZ
Nick Hornby
Çeviren: Zeynep Baransel
Sel Yayıncılık, 2016
395 sayfa, 28 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR