scorecardresearch.com İstanbul’u okuma kılavuzu Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

İstanbul’u okuma kılavuzu

Rüknü Özkök’ün uzun yıllar süren çalışması sonucunda ortaya çıkardığı ‘İstanbul’un Sessiz Kitabeleri’, tam anlamıyla İstanbul’u ‘okuma kılavuzu’...

28.10.2016 06:00

İstanbul’u okuma kılavuzu

İstanbul üzerine yazılan her kitabı hemen alır okurum. Düzenli okurlarım da iyi bilir ki, İstanbul’a dair veya onun herhangi bir unsuruna dair iyi hazırlanmış kitaplardan da muhakkak söz ederim. Çünkü, bu kentin tarihinin her aşamasını, kültürünün bütün unsurlarını kitaplarla takip edebilir, daha donanımlı olabilirsiniz.
Bugün sözünü etmek istediğim kitabın dolaylı da olsa önemli özelliği, İstanbul’un deyim yerindeyse ‘kendi yazdığı’ belgelerden oluşması...
Rüknü Özkök’ün kaleme aldığı kitabın adı bahsettiğim özelliğini izah ediyor aslında: ‘Günümüzün Diliyle - İstanbul’un Sessiz Kitabeleri’.
Can Kağan Özkök’e ithaf ettiği kitabında Rüknü Özkök, çoğumuzun her gün, büyük kısmımızın da mutlaka önünden birkaç kere geçtiği İstanbul’un anıtlarındaki ‘kitabeler’i odağına alıyor. Çoğu zor okunan, bezemeli tarzda, söz sanatlarıyla nakşedilmiş kitabeleri günümüz Türkçesine aktardığı gibi, öykü ve tarihine dair bilgilerde donatıyor.
Birinci bölge; Sultanahmet, ikinci bölge; Eminönü-Çemberlitaş-Beyazıt-Süleymaniye-Unkapanı, üçüncü bölge; Fatih-Karagümrük-Edirnekapısı-Ayvansaray, dördüncü bölge; Aksaray-Kocamustafapaşa-Yedikule şeklinde ayırdığı dört ana bölümde, ‘eski İstanbul’un çeşmelerinden dikilitaşlarına, hamamlarından külliyelerine, camilerinden türbe ve tekkelerine, sadece İstanbul’da yaşayan değil bu ülkede yaşayan herkesin bilmesi gereken ‘kitabe metinleri’ni ve İstanbul’un kitabeleri üzerinden tarihçesini aktarıyor Özkök.
Rüknü Özkök’ün uzun yıllar sokak sokak dolaştığı İstanbul’da geniş zamana yayılarak ortaya çıkardığı bu çalışma, tam anlamıyla İstanbul’u ‘okuma kılavuzu’.
Şehrin dokusunu, kimliğini oluşturan birçok yapının bugünkü hallerine dair bilgilerin (örneğin kurumuş çeşmeler, her gün büyüyen şehirde araya sıkışmış yapılar...) nasıl can sıktığını belirtmeye gerek yok.
Yaşadığım, gezdiğim, çok iyi bildiğim semtler üzerine olan bu kitap gerçekten de beni yeniden oralara çekti. Daha çok şey bilen bir gezen olmamı mümkün kıldı.
Bazı semtlerdeki kitabelerin, çeşmelerin, camilerin önünden geçerken, orada ne yazdığını bilemediğimiz için, konuya dair aydınlatıcı soruların yanıtını bekleriz ve bulamayız. İşte bu kitap bu açıdan bir gereksinimi sağlıyor.
Günümüzde bilgiyi, parmak sallayan öğretmen, sıkıcı malumatfuruş insan gibi değil de herkesin ilgi duyacağı bir üslupla aktarabilmek, neredeyse birinci koşul. Rüknü Özkök bunun o kadar güzel üstesinden geliyor ki, kitabın daha başlangıcında, Sultanahmet bölümünde, ‘Hüma Kuşu Yüksekten Uçar ve Mazlumları Korur’ başlıklı yazıyı okumaya başladığımda, bir romanın ilk satırları lezzetini aldım.
Deyim yerindeyse İstanbul’un merkezi, Sultanahmet’i ne kadar tanıyoruz. Okuyunca anlayacaksınız ki çok az. III. Ahmed Çesmesi’nin kitabesindeki son mısra, çeşmenin yapım tarihini belirttiği kadar önemli bir temennide bulunur örneğin: “Aç besmeleyle iç suyu Hân Ahmed’e eyle du’â”.
Çeşmedeki yazılardan biri de bugünün diliyle şöyle: “Su getiren ve insanlara taksim edenin soyu/ Kıyamete kadar dünyaya şah olsun.”
‘İstanbul’daki En Eski Kitabe: Dikilitaş (Obelisk)’ bölümünü okuduğunuzda, dünyaca ünlü bu dikilitaşın hikâyesinin üzerindeki kabartmalarda anlatıldığını göreceksiniz.
Önce bir soru; şimdiye kadar Obelisk’in kaç kere önünden geçtiniz? Peki hikâyesi nedir bilir misiniz?
Cevabı basit: “(Taşın) Cami tarafındaki kaidesinde bir kabartma ve bir yazı bulunmaktadır. Yazıda, ‘bu sütunun Theodisius’un diktiği ve sütunun 32 günde dikildiği’ anlatılmaktadır.”
Alman Çeşmesi yönündeki kaide üzerindeki kabartmalarda sütunun dikilmesi için yapılan çalışmalar ve kullanılan yöntemler de gösteriliyor.
Bilhassa İstanbul’da gezerken çevremize daha dikkatli bakmamız gerektiğini gösteriyor kitap. Bu şehirde yaşıyorsanız ya da gezmeye geldiyseniz, mutlaka bu kitabı edinin, İstanbul’un tarihini kendi kaleminden okuyun.

İSTANBUL’UN SESSİZ KİTABELERİ
Rüknü Özkök
İş Bankası Kültür Yayınları, 2016
256 sayfa, 34 TL.

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR