scorecardresearch.com Ezber bozan Descartes biyografisi Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Ezber bozan Descartes biyografisi

Desmond M. Clarke’ın Descartes biyografisi, temel bir problemi dile getirmemize olanak sağlıyor. Descartes, Türkiye’de neden bilimsel devrimin bir filozofu olarak değil de sadece bir ‘akılcı’ ve bir yöntem filozofu olarak tanıtıldı?

19.08.2016 06:00

Ezber bozan Descartes biyografisi

Her lise mezunu kişinin, sav sözünden hareketle bildiği bir filozof var ise, o filozof, René Descartes’tır; size, “‘Düşünüyorum, öyleyse varım’ diyen filozof değil mi?” diyeceklerdir. Desmond M. Clarke, Descartes biyografisinin henüz girişinde, ‘Descartes neden önemliydi?’ sorusunu yanıtlarken, bu argümanı devre dışı bırakır: Descartes’ın önemi, “Düşünüyorum öyleyse varım” sözü nedeniyle değildir; dahası bu sözün onun eseri içinde önemli bir rolü yoktur. “Descartes’ı önemli kılan” der Clarke, “Onun ‘bilimsel devrim’in bir filozofu olmasıdır.” Başka bir deyişle Descartes, skolastik düşünce ile bilimsel devrimin felsefesi arasındaki kültür çatışması döneminin filozofudur.

Matbaanın Gutenberg tarafından icat edilmesiyle kutsal metinlerin baskısının artması ve birçok eve girmesi sonucunda, kilise, olağanüstü hal yasası olarak “Hiç kimsenin, kutsal metinleri, kendi yargısına dayanarak yorumlayamayacağını, bu yetkinin kilisenin din adamlarına verilmiş olduğunu ve onların yorumuna ters düşecek bir yorumda bulunamayacağını, bu yorumlar asla yayımlanmayacak olsa da kimsenin buna cüret etmemesi gerektiği” buyruğunu ilan eder. Bu duruma, ‘din-kurumu terörü’ diyelim. Böylece kilise ile astronomi karşı karşıya gelir. G. C. Vanini dili kesilip boğularak, G. Bruno halk önünde yakılarak öldürülür. T. Campanella hayatının otuz yılını cezaevinde geçirir, Galileo ölümüne kadar ev hapsinde tutulacaktır. Descartes ise adresini daima gizleyerek 38 defa yer değiştirerek yaşayacak ve ilk kitabı ‘Dünya’yı yayınlamaktan vazgeçecektir. Genellikle Darwin ile biyoloji gündemdedir ama dinin dünya tasarımına asıl darbeyi astronomi ve fizik bilimi indirmiştir. Analitik geometriyi kurduğu bilinir ama fizikteki keşifleri değil. Descartes’ın biyografisi, kilisenin ya da krallığın kabul edilmiş teolojik bilgeliğine başkaldırının ne türden bir ağır bedelle ödenmiş olduğunun aynı zamanda kişisel bir tarihidir.

“Yaşamı boyunca az sayıda kitap okudu ve bilgili sayılan kimselerle arkadaşlık etmekten her zaman mümkün olduğunca kaçındı. Entelektüel projesi son derece kişisel ve kendine özgüydü.” Clarke’ın ezber bozan keşiflerinden biri de, Descartes’in ‘acımasız bir entelektüel savaşçı’ olmasına ilişkindir: “Yaratılıştan kavgacı, kendi fikirlerinin amansız bir savunucusu ve başkalarının teorilerine sempatiyle bakmayan bir eleştirmendi. Çalışmasının önemini ya da özgünlüğünü takdir edemeyen matematikçilerle, filozoflarla, teologlarla ve başka herkesle sürekli kavga ediyordu.” Ama onun bu yönünü görmek için, yapıtlarına değil yazışmalarına bakmak gerekir. 17. yüzyıl söz konusu olduğunda, mektuplar, entelektüel kavganın, polemiklerin yaşandığı temel metinlerdir.

Desmond M. Clarke, İrlanda Ulusal Üniversitesi’nde felsefe profesörü; Descartes ve 17. yüzyıl felsefesi üzerine birçok kitabı var. Clarke’ın Descatres’a ilişkin biyografik analizi, bizi, pek kendiliğinden olmayan bir gerçekle yüzleşmemize ve temel bir problemi dile getirmemize olanak sağlıyor. Descartes, Türkiye’de neden bilimsel devrimin bir filozofu olarak değil de sadece septikleri kaale alan bir akılcı ve bir yöntem filozofu olarak tanıtıldı?
Son yılların en önemli çeviri etkinliklerinden birinin, biyografi çevirisi olduğunu söylemek gerekir. Kuşkusuz İş Bankası Kültür Yayınları’nın biyografi dizisinin burada çok önemli bir katkısı var. Bu katkı, Türkiye’de de ideolojik yaklaşımlardan arınmış profesyonel biyografi yazarlığının ortaya çıkması yönünde manevi bir baskı oluşturacak ölçüdedir.

DESCARTES
Desmond M. Clarke
Çeviren: Nur Nirven,
Berkay Ersöz
İş Kültür Yayınları, 2016
568 sayfa, 60 TL.
 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR