scorecardresearch.com Artık iş yapmanın şartı romantik olmak Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Artık iş yapmanın şartı romantik olmak

Business Romantik, bir manifesto tadında kinizmden kurtularak nasıl insancıl deneyimler yaratılabileceğiyle ilgili, “cezbetme kuralları” başlığı altında gruplandırdığı örneklerle dikkat çekiyor.

25.01.2016 11:00

Artık iş yapmanın şartı romantik olmak

İş hayatı ve romantizm, ayrı dünyalara ait kelimeler gibi görünse de, yazar Tim Leberecht’e göre bu kelimeler karşılıklı birbirini etkiliyor ve bizler bu bağlantıyı keşfetmekte geç bile kaldık. 2013 yılında, Gallup tarafından 140 ülkede yapılan araştırma da bunu kanıtlıyor: Araştırmaya göre, çalışanların sadece yüzde 13’ü  istekli çalışıyor. Yöneticilere bakıldığında ise durum daha da iç karartıcı.

İşyerlerimizdeki gözlemlerimiz ve araştırmalar, bir şeylerin farklı yürümesi gerektiğini net şekilde ortaya çıkarıyor. Sürekli hedefler peşinde koşan, verimsizlikten ve zamansızlıktan yakınan, sürekli diyette ve evde çocuğunun bakımını bile proje gibi ele alan profesyonellerle dolu çevremiz. Bu da insanları daha mutsuz, tükenmiş ve bağlılığı az hale getiriyor. Şirketler de bu durumdan memnun değil. Peki ama nasıl değişecek bu gidiş? Konuya çözüm arayışı, bir mutluluk arayışına doğru yönlendirdi şirketleri. Birleşmiş Milletler Mutluluk Kararları’nın yayınlanması ve Uluslararası Mutluluk Günü’nün kutlanmaya başlaması (20 Mart) ile şirketler “Mutluluk Müdürü” benzeri pozisyonları oluşturmaya, kendi içinde bu konuyu değerlendirmeye başladılar. Ancak şirketler açısından bu konu, mutluluğun ötesinde “anlam arzusu”nu da kapsıyor.

Business Romantik akımı ise, bir adım öteye giderek, anlam ve mutluluk arayışına ek olarak insancıl bir deneyim yaratma peşinde. Fakat Business Romantik’lerin karşılaştıkları en büyük zorluk, iyiliğe inanmama yani kinizm. Kinizmi iş dünyasındaki insanlarda görülen profesyonel deformasyon olarak tanımlıyorlar. Konu, ister hisse senedi piyasalarında “fiyatın düşeceği beklentisiyle yapılacak satıştan” beklenen kayıplar olsun, ister ödeme gücü olmayan insanlara ev kredisi satmak, ister etik eksikliklerin önünü kesmek için sosyal sorumluluk programları başlatmak olsun ya da isterse bir çalışanı, motivasyonu ve işe bağlılığından yararlanmak amacıyla terfi alacağına inandırmak, kinizm dürtüsü iş dünyasında yerini buluyor. Oscar Wilde’ın dediği gibi: “Kinik biri her şeyin fiyatını ve hiçbir şeyin değerini bilir.” O halde, bu kinizmden kurtulmak ve romantik olmak zorundayız.

İş dünyası nasıl romantik olabilir?
Business Romantik, bir manifesto tadında kinizmden kurtularak nasıl insancıl deneyimler yaratılabileceğiyle ilgili, “cezbetme kuralları” başlığı altında gruplandırdığı örnekler sunuyor. “Bu kurallarla sorunları çözecek sihirli bir değnek veya ultra verimlilik formülleri bulmayacaksınız. Onun yerine, sizi yeni bakış açıları geliştirmeye, çalıştığınız kendine has kurumlara ve duygulara değer vermeye, çatışma ve gerilimi sahiplenmeye ve insan yanınızın tadına varmaya zorlayacak” şeklinde tanımlıyor yazar bu kuralları. Nasıl mı? İşte altını çizdiğimiz iki farklı örnek:

* Eğer üretkenlik zorbalığına karşı koymak istiyorsak, e-postaları sadece ismimizin baş harfiyle imzalamamalı veya karşı tarafa hitap etmeden, nasıl olduğunu sormadan yollamamalıyız. Bu şekilde, “çok meşgulüm” mesajı vermek istiyoruz; hatta “o kadar meşgulüm ki adımı tam yazacak kadar dahi vaktim yok!”

* Eğer bir şapkayı takabiliyorsanız, onu çıkarabilirsiniz de. Birbirlerine e-posta göndermek yerine yöneticilerin belli aralıklarla “düşünme yürüyüşü”ne gittiklerini ve sorunları yürürken konuştuklarını düşünün. Hem bedeniniz, hem de zihniniz için daha iyi olmaz mıydı?

Business Romantik kitabında bu yukarıdaki örnekler gibi pek çok farklı uygulamaya ver verilmiş; hatta çok farklı örnekler ve alıntılar üzerinden gidilmesinin konunun dağınık ve sadece örnekler üzerine kurulu şekilde aktarıldığı hissini yarattığını da belirtmem gerek. İş dünyasında iyimser, insancıl bir bakış açısına tanıklık etmek için bu kitabı tercih edebilirsiniz. Eğer bu yaklaşım ilginizi çekiyorsa, size iki kitap önerisi daha: Vermek ve Almak (Modus Kitap, 2014), İyilik Gücü (Varlık Yayınları, 2015).

BUSINESS ROMANTİK
Tim Leberecht
Çeviren: Nalan Tümay
OkuyanUs Yayınları
2015, 348 sayfa, 28,50 TL.

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR