scorecardresearch.com Arşivin önemini, işlevini vurgulamak Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Arşivin önemini, işlevini vurgulamak

İsmail E. Erünsal’ın kaleme aldığı ‘Edebiyat Tarihi Yazıları’ dünden bugüne edebiyat tarihi ve araştırmalar üzerine yazılmış, rehber bir kitap niteliği taşıyor.

30.12.2016 06:00

Arşivin önemini, işlevini vurgulamak

Edebiyat alanında çalışmaya başladığımızda özellikle edebiyat tarihi yazmak amacındaysak, ön çalışmaların önemini ihmal etmemek gerekir. Dünden bugüne tarihin aşamalarını, kişilerini araştırmak için ilk yapacağımız iş arşivlere bakmaktır. İsmail E. Erünsal’ın ‘Edebiyat Tarihi Yazıları’ kitabı (Dergâh Yayınları) bu açıdan rehber bir kitap niteliği taşıyor.
Kapaktaki alt başlık şu: Arşiv Kayıtları ,Yazma Eserler ve Kayıp Metinler. Kitap ithaflarıyla ilgilendiğimi okurlarım bilir. Kitabın başındaki ithaf: “Sevgili öğrencilerim Prof. Dr. Hatice Aynur ve Prof. Dr. Bilgi Aydın’a.”
Beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümü ‘Arşiv Kayıtları Işığında Şair Biyografileri’ başlığını taşıyor. Bu bölümdeki makaleler Osmanlı arşivlerinde bulunan yüzlerce belgeden derlenen bilgilerle yedi şairin biyografilerinin yeniden yazılmasına katkı sunuyor.
‘Edebiyat Tarih Kaynağı Olarak Arşiv Kayıtları’ başlıklı ikinci bölüm ise şairlerle ilgili arşiv kayıtlarını inceliyor. ‘Kayıp Metinlerin Keşfi’ başlığını taşıyan üçüncü bölüm İsmail Erünsal sayesinde gün ışığına çıkan üç esere odaklanıyor. ‘Yazma Eserlerin Tespitine ve Neşrine Dair Problemler’ başlığını taşıyan dördüncü bölümde ise Osmanlı metinlerin neşrinin nasıl yapılacağı ve niteliği konusuna değiniyor. ‘Divan Neşirlerinde Karşılaşılan Güçlükler: Güvenilir Bir Metin Tesisi’ başlığını taşıyan ve bölümün ilk makalesi güvenilir neşrin oluşturulması konusunda özellikle neşir çalışması yapan/yapacak olanlar için kılavuz niteliğini taşıyor. ‘Müteferrik’ başlığını taşıyan son bölümdeki yazılar ise değişik alanlarda araştırma yapan İsmail Erünsal’ın farklı alanlara olan ilgisini yansıtıyor. ‘Türk Edebiyatında Yemen İmajı’, ‘Türk Edebiyatında Endülüs’e İlginin Uyanmasında Ziyâ Paşa’nın Endülüs Târîhi Adlı Tercümesinin Rolü ve Bu Tercümenin Yapılış Nedenleri’ başlıklarını taşıyan bu yazıların her birinde yazar ya hiç çalışılmamış ya da eksik bilinen konularda yaptığı araştırma ve değerlendirmelerini ortaya koyuyor. ‘Arşiv Kayıtları Işığında Şair Biyografileri’ bölümünde Abdurrahîm Karahisarî, Sarıca Kemâl, Mihrî Hatun, Revânî, Vâ’iz Vâlihî ve Tâcî–zâde Ca’fer Çelebi gibi isimlerin hayatı ve eserleri ele alınıyor.
Erünsal’ın makalelerini, ben, sadece geçmişi aydınlatan önemli yazılar olarak okumuyorum, onların izini sürerek bugünün anlaşılmasında da nasıl yardımcı olduklarına bakıyorum. Neler devam ediyor, neler etmiyor. Değişenle değişmeyen ne. Bu soruların yanıtlarını bulmamızı sağlıyor. İlginç yazılardan biri, ‘Dîvân Edebiyatında Yemen İmajı’. “Yemen Türküsü’nü bilmeyenimiz yoktur, söyleyenimiz de çoktur. Neydi bu türkülerin, şiirlerin ardındaki gerçekler. Onu öğrendiğinizde bunları hüzünle söylersiniz, geçmişte yaşanan acıları anımsarsınız ve bugünün uzak illerdeki savaşanları düşünürsünüz.
“Dîvân edebiyatındaki Yemen imajı, Yemen’le temas sonucu ve Yemen’i tanıma sonucunda ortaya çıkmamıştır. Bu imaj daha ziyade yazılı kaynaklardaki değerlendirme ve temaların kullanılması sonucunda oluşturulmuştur. Dîvân edebiyatındaki Yemen imajının en önemli kaynağı Fars edebiyatıdır. Türk şairleri bu edebiyata mensup şairlerin Yemen’le ilgili kullandıkları motifleri, imajları nakletmekle yetinmişlerdir. Yemen şehirlerinden Aden, incisi dolayısıyla dîvân şiirinde sıklıkla anılır.”
Yemen konusuna divan edebiyatı şairleriyle halk edebiyatı şairlerinin bakış açısındaki farkı gösteriyor. “Ayrıca Yemen’e gidenlerin toplumun belli bir kesiminden olduğunu belirtip bunu sorgulayan türküler de vardır.”
Divan şairi Yemen’de, akik taşı üzerine sevgilisine şiirler yazarken, bakın halk şairi ne diyor:
“Yemen Yolu çukurdandır/ Karavana bakırdandır
Zenginimiz bedel verir / Askerimiz fakirdendir
Tarlalarda biter kamış /Uzar gider vermez yemiş
Şol Yemen’de can verenler / Biri Memet biri Memiş “
Orhan Şaik Gökyay (1902-1994) biyografisi de bu kitapta yer alıyor.
Dünden bugüne edebiyat tarihi ve araştırmalar üzerine yazılmış, edebiyat üzerine çalışan herkesin edinmesi gereken bir kitap.

EDEBİYAT TARİHİ YAZILARI
İsmail E. Erünsal
Dergah Yayınları, 2016
592 sayfa, 42 TL.

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR