scorecardresearch.com Yeni e soruyor: Çağdaş sanat OHAL’de ne yapacak? Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Yeni e soruyor: Çağdaş sanat OHAL’de ne yapacak?

Aylık kültür sanat edebiyat dergisi Yeni e’nin son sayısı, ayın dosyası kapsamında ‘sanat-politika’ ilişkisini tartışıyor.

04.01.2017 19:00

Yeni e soruyor: Çağdaş sanat OHAL’de ne yapacak?

Aylık kültür sanat edebiyat dergisi Yeni e, üçüncü sayısında ‘Çağdaş sanat OHAL’de ne yapacak?’ diye soruyor. Sanatın farklı dallarına dair yazı ve eleştirilere, şiir ve öykülere yeren derginin ocak ayı dosyası kapsamında ‘sanat-politika’ ilişkisi tartışılıyor. Bu alanda farklı bakış açılarına sahip yazarların yer aldığı dosyada bu konuda ayrıca 20 eleştirmen ve küratörün katıldığı bir soruşturma yer alıyor.
Sanata özgü direniş stratejilerinin nasıl geliştirileceği, reel politikaya eklemlenen bir politik sanatın mümkün olup olmadığı sorularına yanıt aranırken, sanat ve politika kavramlarının ayrım ve kesişim noktaları da ele alınıyor. “Baskı ortamında çağdaş sanatçıların konumu ne olacak?” sorusu dosyanın odağında yer alıyor. Ezgi Bakçay, Benjamin’in deyişiyle ‘politikanın estetikleştirilmesi’ diyebileceğimiz bir anlayışın Türkiye üzerindeki etkilerinden yola çıkıp Ranciere politikasına dek uzanarak politik sanatın olanağını ele alıyor. Barış Acar ise sanatın politikası ile politik sanat arasındaki ayrımın kavramsal kökenlerini inceliyor. Fırat Arapoğlu, 90’lardan bugüne, özellikle de sanat kurumlarının hareketi üzerinden bir reel politika okuması yapıyor. Erden Kosova, uluslararası alanda çağdaş sanat girişimlerinin politikayla kurduğu ilişkileri değerlendirerek Türkiye için önemli bir karşılaştırma şansı veriyor. Süreyyya Evren de kısa ama vurucu yazısında baskı ortamı altında çağdaş sanat üretimlerinin gizil olanaklarına değiniyor.
Dosyaya eşlik eden kapsamlı soruşturmada Ali Akay, Beral Madra, Burak Delier, Çağrı Saray, Derya Yücel, Ekrem Kahraman, Emre Zeytinoğlu, Erdal Duman, Evrim Altuğ, Ferhat Özgür, Gülsen Bal, Işın Önol, İz Özat, Leyla Gediz, Mehtap Baydı, Necmi Sönmez, Nova Kozmikova, Rahmi Öğdül, Volkan Arslan ve Zeyno Pekünlü Türkiye’de çağdaş sanatın politikasının niteliğine dönük soruları yanıtlıyor.

Emrah Serbes’in kaldırdığı cenaze
Yeni e’nin ocak sayısında ‘Müptezeller’ romanı üzerinden Emrah Serbes edebiyatını inceleyen Çağdaş Günerbüyük, romanı ‘bir cenaze kaldırma romanı’ olarak tanımlıyor. Günerbüyük’e göre bu durum “Emrah Serbes’in edebiyatına ve kahramanlarına rengini veren uzun süren bir ergenliğin sonu”na işaret ediyor.
Dergideki önemli tartışmalardan biri de antolojiler. Enver Topaloğlu, Cenk Gündoğdu’nun hazırladığı ‘2000’ler Şiir Antolojisi’ üzerinden “Antolojilerin şiire katkısı var mı?” sorusunu soruyor. Dergide Fatin Hazinedar tarafından ‘Çırak Aranıyor’un usta şairi Refik Durbaş ile yapılmış kapsamlı söyleşiye de yer veriliyor. Hüseyin Köse’nin gündeminde ise ‘akademi ve şiir’ ilişkisi var.

Faşizm ve yeni gerçekçilik
Aslı Özgen Tuncer’in ‘Faşizmin kadrajının dışında yeni gerçekçilik’ yazısı Mussolini faşizmini ve sinemanın direnişini sorguluyor. Nihat Ateş üç sayıdır sürdürdüğü ‘defter’ yazılarına, Gülce Başer ‘edebiyat siyaset’ tartışmalarına devam ediyor. Dergide ayrıca, Meliha Sözeri ‘K.M.B.D.H’ başlıklı yazısıyla Rahmi Aksunsur sergisini, Burhan Kum ‘Bellini çıkmazı’nı, Rıza Oylum ‘Taşranın değişmeyen tahammülsüzlüğü’ yazısıyla ‘Mine’ filmini, Fatih Polat Ahmet Çakmak’ın romanını, Salih Aydemir ‘retorik aklın eleştirisi’ni, Ayça Çiftçi ‘Emek’le özgürleşen seyirci’yi yazıyor. Gökhan Tok’un bilim yazılarının konusu takvimler. Sadık Aytekin ise Yeni e’ye bir mektup kaleme almış.

Şiir ve öyküler
Yeni e, ocak sayısında şiir ve öykülere geniş yer ayırıyor. Adnan Özyalçıner, Ömer Turan, Mehmet Fırat Pürselim, Mesut Barış Övün, Zeynep Uzunbay öyküleriyle; Asım Gönen, Yaprak Damla Yıldırım, Narin Yükler, Kadir Sevinç, Önder Karataş, Nurgül Özlü, Yusuf Yağdıran ve Bekir Dadır şiirleriyle dergide yerini alıyor. Dergide üç de çeviri şiir var. Reşo Ronahî Kürtçeden Gulîzer’in şiirini, Tozan Alkan İspanyolca’dan Marcos Ana’nın şiirini, Lale Alatlı Yunanca’dan Yeorgios Viziinos’un şiirini Türkçe’ye çevirmiş. Dergide Solmaz Aksoy, Firuze Engin ve Esin Erdem de çizgileriyle yer alıyor.




 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR