scorecardresearch.com Unutma Smyrna, hatırla! Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Unutma Smyrna, hatırla!

Bir imparatorluk dağılıp yeni bir ülke kurulurken, azınlıkta kalanların trajik hikâyesini, sıradan insanların gündelik hayatları üzerinden anlatmayı deneyen bir roman.

14.11.2016 16:00

ALEV KARAKARTAL

Unutma Smyrna, hatırla!İzmir, 1920'lerde...

Bir zamanlar bereketli topraklar üzerinde kurulu, bütün sokakları denize çıkan bir imbat uygarlığında, burnunda iyot kokusu, kulağında suyun hafif çalkantısıyla binbir çeşit insan evladı yaşardı. Dilleri farklıydı, dinleri, gelenekleri başka başkaydı. Nesillerdir orayı yurt bilenler de vardı, binlerce kilometre öteden gelip, kaderini onların kaderine düğümleyen de. Koca bir imparatorluk dağılırken, ne iyot kokusunun hatrı yetti barış, merhamet ve diğerine inancı ayakta tutmaya ne de toprağın bereketi.  
İzmirli yazar Loren Edizel, ‘İzmir Hayaletleri’nde, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, kazananların sofrasında paylaşılacak bir mülke dönüşmüş Osmanlı’nın Smyrna’sını, bu arka planı hatırda tutarak anlatıyor. Hafıza, hatırlamak, yaşanmışlıkların hiçe sayılmaması uğruna çaba sarfetmek, belli ki Edizel’in mesele ettiği başlıklar. Romanın diğer kahramanlarının yaşadıkları anı, henüz yaşarken hatırlamak üzere zihinlerindeki anı defterlerine kaydetmesi başka türlü açıklanamaz zira. Ancak sona geldiklerini, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilenlerin anlayabileceği sessiz bir çığlık: Unutma, biz vardık, buradaydık, yaşadık. Unutma!
Başta, “Bu kitap kurgusal bir eserdir” uyarısı bulunsa da bütün dönem romanları gibi ‘İzmir Hayaletleri’ de kurguyla gerçek olay ve şahsiyetlerin harmanlandığı bir eser. Şehirdeki Anadolu azınlıkları; Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Levanten nüfusun çok dilli, çok dinli, çok renkli yaşantısının son birkaç yılında geçen romanda, başroldeki Ermeni Deveciyan ailesine, Smyrna’nın kendisi de bir roman kahramanı olarak eşlik ediyor.
Ailenin büyük oğlu Jakob Deveciyan, Ermeni tehciri sırasında, Paskalya sofrasından alıp götürüldüğünde ve bir daha da kendisinden haber alınamadığında başlıyor her şey: Jakob’un hikâyesinin beklenmedik bir kesintiyle sona erişinin ailenin yaşamını derinden etkileyen bir leitmotif olarak, her birinin hayat çizgisinde tekrarlandığını görüyoruz. Korkularıyla baş etmeye çalışan küçük Niko’da, herkesin deli diye baktığı, ailenin ikinci oğlu filozof Polikarp’ın hasarlı ruhunda, kızkardeşi Elena’nın ördüğü karanlık renklerle bezeli kozasına kendini hapsedişinde... Sıra ‘kalanlara’ geldiğinde, korkarak ama gidecek başka yerleri olmadığından çaresizce bekledikleri o büyük dönüşüm başladığındaysa, ne kendi hayatları yerinde kalacaktır artık, ne dostları ne de bildikleri dünya, biliyorlar.
Edizel, savaşın sonundan 1922’deki büyük İzmir Yangını’na kadar olan dar bir tarih diliminde Deveciyan ailesinin yanı sıra zengin yan kahramanlar; Elena’nın âşıkları, Megalo İdea’cı Rum doktor Manolis, Türk milliyetçisi gazeteci Nazım, Deveciyan’ların yakınları, dilleri, dinleri, tenleri birbirine karışmış esnaf, tüccar, köylü hatta o dönem yolu Smyrna’dan geçen Ernest Hemingway gibi pek çok renkli şahsiyetle desteklerken anlatısını, dramatik ifadelere baş vurmuyor. Kılıçtan kaçarken sağ çıkmayı başardığı çocukluğunu geride bırakmak istemediği için, sadece bir bünyan halısını sırtına vuranların hayaletlerine küçük bir saygı duruşunu tercih ediyor.

‘İzmir Hayaletleri’, bir imparatorluk dağılıp yeni bir ülke kurulurken, azınlıkta kalanların trajik hikâyesini, sıradan insanların gündelik hayatları üzerinden anlatmayı deneyen bir roman. İzmirli bir yazarın, bir zamanların Smyrna’sına ve yok olup gidenlere bir vefa borcu. Eli öpülesi Roza Hakmen’in incelikli çevirisi ve Burak Tuna’nın dokunaklı kapak tasarımı da bonusu. Unutmayanlar ve vazgeçmeyenler için....

İZMİR HAYALETLERİ
Loren Edizel
Çeviren: Roza Hakmen
Delidolu Yayınları, 2016
296 sayfa, 24 TL.

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR