scorecardresearch.com Türkiye'nin Batı'yla ilişkisi sarkaç gibi Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Türkiye'nin Batı'yla ilişkisi sarkaç gibi

Dedesi Pertev Naili Boratav’ın anısına Türkiye’de bir yolculuğa çıkan torun David Boratav, Türkiye ile Batı’nın ilişkisini sarkaca benzetiyor. Yazara göre bu belirsizlik hali hem bir armağan hem de bir lanet...

08.07.2016 06:00

EFNAN ATMACA efnanatmaca@gmail.com

Türkiye'nin Batı'yla ilişkisi sarkaç gibi

David Boratav, Pertev Naili Boratav’ın torunu. Fransa’da doğmuş, büyümüş. Dedesini kaybettikten sonra onu tanımadığını fark ediyor. Ve dedesinin peşine düşüyor. Onu anlamak için Türkiye’ye geliyor. Ailesinin buradaki kollarıyla tanışıyor. Uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta hem dedesini hem ailesini hem de kendini keşfediyor. Boratav’ın ‘Aile’ adını verdiği kitapta işte bu yolculuk var. Peki biz ne keşfediyoruz? Tarihte bir yolculuk yaparak ülkemizin siyasi değişimine objektif bir gözle tanıklık ediyoruz. Bir ailenin iç dünyasına giriyor ve bir adamın dönüşümünü izliyoruz. Tavsiye ederim. Şimdi söz David Boratav’da…

Öncelikle sizi dedenizin hikayesinin peşine düşüren neydi?
Büyükbabam 1998’de hayata veda etti. Onun ölümü bende birçok duygu yarattı, birçok şeyi fark etmemi sağladı ve onu doğru dürüst tanımadığım, uzun ve verimli hayatı boyunca ortaya koyduğu eserlerine ilgi göstermediğim için de pişmanlık duymama sebep oldu. O sıralar henüz bir yazar olarak olgunlaşmamıştım ve tüm bu meselelerle başa çıkmamın en kestirme yolu bacaklarımı, beynimi kullanmaktı ve onun hakkında, onun Türkiye’si hakkında bir şeyler yazmaktı.

Dedenizin izinde Türkiye yolculuğuna çıkıyorsunuz. Bu yolculuktaki en büyük keşfiniz ne oldu?
En büyük keşfim insanların nezaketi oldu. Bir düşmanlıkla karşılacağımı düşündüğümden değil asla; ama konuşma yönünden zayıftım (yolda karşıma çıkanlara ya da evlerinde kaldığım kişilere hep söyledim bunu) ve insanların bana karşı bu kadar nazik davranacağını beklemiyordum. Bundan kitapta birkaç kez bahsettim: Türkiye’deki yolculuğum sırasında karşılaştığım Türkler aslında bu yolculuğu tamamlamama yardım ettiler. Sanki orada olmam kendimi tamamlamam bir kehanetmiş ve onlar benim neden orada olduğumu, aradığım şeyi nerede bulacağımı benden daha iyi biliyorlarmış gibiydiler.

Bu yolculuk size ne kattı?
Çok fazla soru kazandığımı ama pek fazla yanıt alamadığımı söylersem şaşırmayın. Hep daha fazla soru çıktı karşıma ve bunlar çok az tanıdığım bir ülkeyle aramdaki güçlü, görünmez bağların bir teyidi oldu. Daha sonra çok daha önemli bir şey daha kazandım: yazar oldum. O yolculuk olmak istediğim yazar yaptı beni, bugün olduğum yazara dönüştürdü.

Kökleri Türkiye’de olan fakat Türkiye dışında büyümüş biri olarak ülkeyi nasıl görüyorsunuz? Batıya daha mı yakınlaştık yoksa tamamen koptuk mu?
Bana hep bir sarkacın hareketini anımsatmıştır: yaklaşır, sonra uzaklaşır, sonra yeniden yaklaşır ve bu böyle devam eder. Bu konuda uzman değilim ama Türkiye’nin Batı’ya karşı tutumunun hep olumlu ama bir yandan da tuhaf olduğunu düşünmüşümdür. Ve belki de bu belirsizlik hali hem bir armağan hem de bir lanet. Muhtemelen bunu çözmenin tek yolu siyaset ya da daha idealist bir açıdan bakarsak kültür.

Dedenizin geldiği Türkiye’yle sizin gördüğünüz Türkiye’yi karşılaştırırsanız neler söyleyebilirsiniz?
Tarihçi olmadığım için böyle bir mukayese yapmam zor. Ama ülkeyi gezerken keşfettiğim ve sonraki gelişlerimde de hep tanık olduğum bir olgu var: bir şekilde Türkiye geçmişini silip atmakta çok başarılı. Bir yandan modern bir ülke olmak istiyor ama aynı zamanda çok muhafazakar bir ülke. Bu haliyle Fransa’ya çok benziyor. Ama örneğin Fransa geçmişine bağlı kalırken ve bu geçmişi yüzünden kendini frenlerken, Türkiye, tabiri caizse, hiç dikiz aynasına bakmadan ve hiçbir kural kitapçığına bağlı kalmadan, neredeyse umursamazcasına basıp gitmek istiyor.

 

AİLE
David Boratav
Can Yayınları, 2016
84 sayfa, 10.50 TL.

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR