scorecardresearch.com Son yılların en iyilerinden Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Son yılların en iyilerinden

‘Şu Yağmur Bir Yağsa’ ile son yılların en önemli öykü kitaplarından birine imza atan Kâmil Erdem, öykülerindeki diliyle büyülü bir atmosfer yaratıyor.

14.11.2016 15:00

KEMAL VAROL

Son yılların en iyilerinden

Edebiyatın asıl büyülerinden biri, bir yazarın kimselerin beklemediği bir anda, üstelik şaşırtıcı derecede gecikmiş bir kitapla ortaya çıkmasıdır belki de. Her zaman yaşanmaz bu durum. Her yazar yıllardan yıllara kitaplardan kitaplara bir arayış içinde bulur kendini. Bütün bu arayış da çoğu zaman okurun gözleri önüne yaşanır. Ama bazen o güne kadar adı sanı bilinmeyen, dergilerde bile görünmemiş bir yazar, kimselerin beklemediği bir anda varlığını duyurur. Hem de çok beklemiş, çok susmuş, görkemli bir kitapla yapar bunu ve bizi yeniden edebiyatın büyüsüne inandırır.
1945 doğumlu Kâmil Erdem’in ilk öykü kitabı ‘Şu Yağmur Bir Yağsa’ iç hesaplaşmanın, bocalama ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmedip önemsiz gibi görünen kimi meseleleri hayati sorulara çevirirken, hem benzersiz dili hem de öykülerinde anlattığı dünyayla öykücülüğümüze hayli etkileyici bir giriş yapıyor. Neyi yazacağından çok neyi yazmayacağını, nasıl yazacağından çok nasıl yazmayacağını yıllar boyunca hesaplamış, kendisinden önce yazılmış öykü diliyle çarpışırken oradan bambaşka bir üslup çıkarmış bir yazarla karşı karşıyayız.

Günümüzde öykünün kalbinin attığı dergilerinde de adına tesadüf edilmemiş olan Kâmil Erdem’in ‘Şu Yağmur Bir Yağsa’ kitabındaki öykü kahramanları merkezde değil, kıyıda köşede yaşayan insanlardan oluşuyor. Daha doğrusu, pek çoğu vaktiyle bir merkez veya hayalin tam ortasında yaşarken sonrasında geriye, bir hatıraya veya başka bir zamana çekilmiş kahramanlar. Sanki başka bir yerden gelmiş, yaşanan zaman ve mekâna ait olmayan, geçmişte bir noktaya asılı kalmış, bir hayal perdesiyle bölünmüş kahramanlar var öykülerinde. Ama bu geriye çekiliş hali başka yazarların elinde bir tür kullanışlı melankoliye yol açarken, Erdem’in kahramanları melankoliye bel bağlamıyor. Kahramanları, içinde hayata dair bir umudu da barındıran, yer yer nüktedan bir bakışla bakıyorlar hayata. Böylece vaktiyle bu geri çekilmeye sebep olan unsur silinip bambaşka bir atmosfer doğuyor bu öykülerde.

Son yılların en önemli öykü kitaplarından birine imza atan Kâmil Erdem’in yarattığı bu büyülü atmosferi sağlayan en önemli unsur da şüphesiz öykülerin dili. Günümüzde iyiden iyiye kısa cümlelere yaslanan öykü dilindense tercihini çoğu zaman bir paragrafı bulan upuzun cümlelerden yana kullanıyor yazar. Sıklıkla kullanılan bu uzun cümleler sadece kahramanlarının iç dünyasını tastamam anlatmakla kalmıyor, zaman zaman kendileri de bir iç dünyaya dönüşüyor.
Örneğin, ‘Kiracı’ öyküsünde bir kadının kahve pişirmek için yerinden kalkıp mutfağa gitmesini şu etkileyici cümleyle resmediyor yazar: “Giderken, koltuğun kollarına dayanarak kalktı, hafifçe öne eğildi, sonra saçını yerine koydu, bu koltuktan kalkış, bu saçını düzeltiş, bu mutfağa gidiş, bu evin tarihine yazıldı, zaman denen akışkan metanın bir anına sabitlendi, ki, hayatta kimsenin yanıt aramadığı, bir keşişlemenin esişine, bir badem çiçeğinin açışına, bir küçük kardeşin ıssız gülümseyişine de dokundu.” Bu dil sadece bu öyküye mahsus değil. Kimi zaman dertli bir komşuyu, kimi zaman devrim hayalini arkada bırakmış eski bir devrimciyi, bir bakkal veya yolcuyu, bir Ramazan ayı ya da grevi anlatırken de aynı ışıltılı dil devreye giriyor. İster istemez, bu tür anlarda şiir de bu hayli etkileyici öykü diline hiç olmadığı kadar yakın duruyor. Örneğin, yazarın ‘Kır’ öyküsünün son iki cümlesini şiir olarak okumak da mümkün: “Bir kıra ulaşmalıyım, diye düşündüm evden çıkarken. Başakların aynı yöne yattığı bir kıra.”

ŞU YAĞMUR BİR YAĞSA
Kâmil Erdem
Sel Yayıncılık, 2016
143 Sayfa, 12 TL.

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR