scorecardresearch.com Sokaklar insanlardan daha anaç Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Sokaklar insanlardan daha anaç

Bir kâğıt toplayıcısının hikâyesini okurla buluşturan Melda Zirek “Amacım geri dönüşüme ışık tutmaktı. Ancak hikâyeleri dinleyince dönüşüm kadar yaşanmışlıkların da önemli olduğuna fark ettim” diyor.

05.09.2016 06:00

Merve Arslan mervearslan939@gmail.com

Sokaklar insanlardan daha anaç

Şehrin büyüklüğüne rağmen onlara sağlanan sahanın küçüklüğünden, zor yaşam şartlarından ve devasa görüntülerini görmezden gelen yani onları ‘görmeyen’lere sitemleri çok. Onlar ‘şehrin görünmez adamları’ geri dönüşüm işçileri... Melda Zirek ‘Uçurtmalar Kirlenmez’ adlı son romanında kâğıt toplayıcısı bir genç çıkarıyor karşımıza. Bu kez görünmez hayatları görmeye davetliyiz. Kâğıt toplayıcısı Tahir Çıkmaz’ın hayatın tüm zorluklarına rağmen yaşama karşı inatçı duruşuyla siyah beyaz yaşamları keşfe çıkarıyor okuru Zirek…

‘Uçurtmalar Kirlenmez’ geçimini kâğıt toplayarak sağlayan sara hastası bir gencin hikâyesine odaklanıyor. Romanın fikri nasıl doğdu?

Geri dönüşüm işçilerinin ülke ekonomisi ve doğa dengesini koruma adına göstermiş oldukları çaba yadsınamaz derecede büyük. ‘Çekçek’ diye adlandırdıkları el arabalarını çekerken, ardından baktığımda gördüğüm devasa yığının fotografik görüntüsü beni çok etkiledi. Yılmadan çalışan, eve ekmek götürmek için çabalarken ülke ve doğaya da büyük ölçüde katkı sağlayan sokak işçilerini fark etmemek imkânsızdı. Fotoğraf kareleri birleşince ortaya ‘Uçurtmalar Kirlenmez’ çıktı.

Zıtlıkları da içerisinde bulunduran bir hikâye bu... Sokaklarda pişmiş, zamanla kitaplarla tanışmış ve bu tanışmayla birlikte hayatı sorgulamaya başlayan bir kâğıt toplayıcısı var karşımızda.

Kâğıt toplayıcısı Tahir, İstanbul’un arka sokaklarında pişmiş bir genç. Şehirdeki karanlık sokakların tekin olmadığını bizzat yaşayıp, deneyimlemiş. Sevdiklerini de almış elinden şehir zaman zaman. Aile bireyleri içinde idol olarak gördüğü babasıyla pek vakit geçiremeden babasını kaybedince, şehirden nefret etmeye başlamış. Sokakta pişerken kâğıtlarla zaten iç içe geçirdiği tüm günün ardından topladığı dergi, gazete ve kitapları zamanla biriktirmiş. Ara sıra önünden geçtiği ‘Define’ adlı antika dükkânının sahibi ile ahbap olmuş, dostane sohbetler ilerleyince çöpten bulduğu işe yarar eşyaları Define’ye satıp, karşılığında fotoroman, şiir ve romanlar almaya başlamış.

 

Renkli karakterlerle bezeli siyah beyaz yaşamlar…

Kitabınızda geri dönüşüm işçileriyle ilgili haberler de var. Bu haberlerde nasıl hikâyelere rastladınız?

Sosyolojik ve bilimsel verilere dayanarak yaptığım araştırmada karşılaştığım; kocasının işkencelerine katlanamayan bir kadın, kocasını öldürmüş ve yirmi yılını cezaevinde geçirmiş. Aftan yararlanıp hayatına kaldığı yerden devam etmek istediğinde toplum buna müsaade etmemiş. Ve imdadına çöpler yetişmiş. Konsomatrisliğe, fahişelik yapmaya zorlananlar bir şekilde kurtulup, kâğıt toplayıcılığına soyunmuşlar. Pek çok çocuk okul masraflarını kâğıtçılık yaparak kendisi çıkartmaya başlamış. Kimi memur, akşam mesai bitiminde ek gelir olarak yapmış bu işi.

Peki bu hikâyeler size neler hissettirdi?

Geri dönüşüme ışık tutmaktı ilk başta amacım. Ancak çeşitli hayat hikâyelerini dinleyince geri dönüşüm kadar önemli yaşanmışlıkları da dinlemeden edemedim. Tarlasıyla, bağı bahçesiyle uğraşırken çeşitli sebeplerden dolayı kendisini şehrin çöpünde bulan köy ağaları, hapisten çıktıktan sonra toplum tarafından itilen kader mahkûmları, koca dayağına dayanamayıp resti çeken eşler, toplum tarafından hor görülen translar, savaştan kaçan komşular, akşama kadar bir şişe şarap için şehri turlayan gecenin sokak şairleri... Renkli karakterlerle bezeli siyah beyaz yaşamlar...

Kâğıt toplayıcılarını ‘şehrin renkli dünyasının siyah beyaz işçileri’ ve ‘görünmez adamlar’ olarak tanımlıyorsunuz. 

Romanda, ‘Tahir’in aforizmaları’ adı altında şehre olan sitemleri mevcut. Şehrin büyüklüğüne karşın onlara sağlanan sahanın küçüklüğünden, zor yaşam şartlarından ve devasa görüntülerini es geçen, görmezden gelenlere sitemi çok. Bu görünmez adamların, görmeye ve dinlemeye değer türlü hayat hikâyeleri ve yaşanmışlıkları var. Bizzat deneyimledim. Tiner çeken arka sokak çocuklarının kâğıt toplayıcılığı sayesinde bu illetten kurtulduklarına tanık oldum. Biriktirdiği kitap ve dergilerle sahaf dükkânı açanları gördüm, okudum. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün.

 

‘Kıyafetlere sinen koku şehrin yansımasıdır’

Bu algıya karşılık Katık Dergisi’nde yer alan bir yazıda, aslında kağıt toplayıcılarını görünmez kılan dünyaya bir sitem de görüyoruz ve bu sitem insanlara vicdan muhasebesi yapmaya itiyor...

“Havalar iyice soğumuştu... Haz etmediği kış mevsimine ramak kala, ‘soylu insanlar (!)’, cepleri dolu, metal yığını arabaların en şahaneleri altlarında, sıcacık kaloriferli beton yığını dairelerine girerken ne de keyifli görünüyorlardı. Gözlemlediği yüzlerce, binlerce hatta milyon çeşit insan müsveddesini gördükçe midesi kalkıyordu artık.” Bu sözlerden duyulan sitemi hissedebilir okuyucu kuvvetli bir şekilde. Şehrin yorgun, yalnız ve bungun bir havası var. Ve biraz da itilmişlik duygusu. Sokaklar, insanlardan daha anaç ve mütevazi. İnsanların rant, hırs ve yalnızlıklarının kurbanları olduğunu düşünüyor. Bir kağıt işçisi kardeşimiz “Hayatın kenar kulübesinde oturup 90 dakika maça girmeyenler hep bizler oluyoruz. Ama biz maça girmek istiyoruz. Teknik direktör (hayat) bizi fark etsin, biz de maça dahil olalım istiyoruz” diye sitemini bildiriyor.

 

UÇURTMALAR KİRLENMEZ

Melda Zirek

Postiga Yayınları, 2016

352 Sayfa, 22.00 TL.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR