scorecardresearch.com Sait Faik’le bir an göz göze gelmiş gibi oldum Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Sait Faik’le bir an göz göze gelmiş gibi oldum

Güneş Sepeti’yle Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanan Muzaffer Kale: “Sait Faik ile büyüdük. Ondaki insan sıcaklığı kişiliğimizin oluşmasında bize arkadaşlık etti. ödülü alınca Sait Faik’le bir an göz göze gelmişiz gibi oldu.”

20.05.2016 00:30

CİHAN ERKEN

Sait Faik’le bir an göz göze gelmiş gibi oldum

62. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı ilk öykü kitabınız ‘Güneş Sepeti’yle kazandınız. Bu ödülün sizin için anlamı nedir?
Sait Faik ile büyüdük. Onun dünyayı tutuşundaki insan sıcaklığı kişiliğimizin oluşmasında bize arkadaşlık etmiştir. Ben Sait Faik ile aynı zaman diliminde yaşıyormuşum gibi hissederim kendimi. Onu her okuyuşunuzda, biraz daha ona yaklaştığınızı düşünürsünüz. Bu ödülü alınca, Sait Faik’le bir an göz göze gelmişiz gibi oldu.

Sizi daha çok bir şair olarak biliyor okurlar. Bu ilk öykü seçkiniz. Şiire bir mola mı verdiniz, yoksa artık sadece öykü mü var tezgâhınızda?
Tezgâhımda edebiyatın olduğunu düşündüm her zaman. Şiir, öykü, deneme, roman; radyo oyunu, sahne oyunu gibi. Hepsinin kendine ait bir gerçeklik oluşturma kavrayışı var. Dilin işleyişi hepsinde başka türlü... Şiir, dilin parlayanı. Bütün sanatçıların anadilinin şiir olduğunu sanıyorum. Bu anlamda şiire mola vermek mümkün değil.

Öykülerinizde de şiirsel bir yön var aslında. Bir kere çok kısa öyküler yazıyorsunuz, kimisi bir şiirden bile kısa neredeyse. Yoksa bu öyküler aslında form değiştirmiş şiirler mi?
Dille kurulan yapılarda, yazılan bir makale değilse, anlamın bir (ölçüde) parlamasına gerek duyulur. Çünkü yazılan o nesnenin, o durumun, o duygunun kendi doğasında var olan dirimsel parlamasını da metne taşımak zorundayız. Şiir dışındaki metinlerde, şiirin olanağı olan dilin kullanılışı, anlam katmanları oluşturmayı amaçlamaz. Metne canlılık katar. Bu kitaptaki öykülerin bazılarının çok kısa oluşu gözetilen bir tavrın sonucu. Eksiltildiler.

Öyküleriniz, gerek kısalığı, gerek geleneksel yapıdan ayrılışlarıyla farklı bir arayışın izlerini taşıyor gibi. Bir olay ya da bir hikâyeden ziyade, kimi anların, o anları belirleyen duyguların peşine düşmüşsünüz sanki...
Durum öyküsü, olanakları çok fazla olan, istediğin gerekli şekli verebileceğin özgür bir alan... Yazının kendi gerçekliğini oluşturmak için kullandığın araçlar seni bir form’a, bir yapı darlığına hapsetmiyor. Önceki benzerlerinle bağını sürdürürken yeni bir oluş biçimini rahatlıkla yakalayabiliyorsun. Yeter ki bu oluş, kendi gerçekliğini kurabilmiş olsun. Kimi ânların peşine düşmek beni ilgilendiriyor. O an’lar olay örgüsünün gömülü duran gizli çekirdeği gibi.

Toplumsal bir farkındalık da sızıyor öykülerinizden. Ama çok da altını çizmeden geçiyorsunuz. Kahramanlarınızla ne kadar içli dışlısınız bu anlamda? Onları tanıdığınız kadar seviyor musunuz?
Konu ettiğiniz zamanı yazarken döneme ait kavrayışı, zihniyeti belirginleştirmek gerekir elbette. Beni ilgilendiren yaşananların insan düşüncesine sıçrayan kısmı... Lekesi koyu gelecek küçük gibi görünen ayrıntılar var bu kitapta. Kahramanların bir çoğu, aynaya baktığım zaman tanıyabileceğim kişilerden oluşuyor. Sevilecek olanların çoğunu tanıyorum ve onlar için güzel şeyler düşünüyorum.

Daha hacimli formlara yönelmeyi düşünüyor musunuz, roman gibi mesela?
Bilmiyorum. Neyi nasıl yazacağımı bir gün öncesinden bilerek ve tasarlayarak yazamıyorum. Bu da şiir gibi bir şey ama gerçekten öyle!

GÜNEŞ SEPETİ
Muzaffer Kale
Can Yayınları, Aralık 2015
120 sayfa, 12 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR