scorecardresearch.com Çocukları okudu onlar anlattı Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Çocukları okudu onlar anlattı

Altı anne-babaya “Çocuğunuzun en sevdiği kitabı anlatır mısınız?” diye sorduk. Fotoğrafçı Ebru Ceylan, yazarlar Aslı Tohumcu, Yavuz Ekinci, Sema Aslan, gazeteciler Mirgün Cabas ve Umay Aktaş çocuklarının ellerinden düşürmedikleri kitaplarını yazdı.

22.04.2016 00:10

Çocukları okudu onlar anlattı

Ebru Ceylan, Fotoğrafçı, Senarist
Ayaz, şu an 12 yaşında. Ve altı yaşından beri Canavar Peşinde isimli bir çocuk macera kitabı serisi okuyor. Yazarı, Adam Blade. Bu kitap serisini çok seviyor çünkü her kitapta ayrı bir macera anlatılıyor. İlk başladığında altı yaşındaydı ve henüz iyi okuyamıyordu. Bu yüzden, serinin ilk altı kitabını ona ben okudum akşamları yatarken. Çok da zevk alarak okudum. Daha sonra o okumayı geliştirince, büyük bir keyifle kendi okumaya devam etti. Şu an 35’inci kitabı okuyor. Hayal gücü yüksek, macerasever çocuklar için hem gerçek, hem de fantastik kahramanların yer aldığı sürükleyici bir seri.
Canavar Peşinde - Adam Blade, Beyaz Balina Yayınları

Aslı Tohumcu, Yazar
Tomris’in (yedi yaşında) en sevdiği kitap Shaun Tan’ın Kayıp Şey’i. Kendisi öyle diyor! Kayıp Şey, sayfalarına baktığında kahkaha atmasına neden olan bir mutluluk veriyor Tomris’e. Hikâye, sürüden ayrı bir çocuk olması nedeniyle de ilgisini çekiyor mu bilmiyorum ama bütün o kayıp şeylerin hikâyelerini uydurmaya çalışmaktan kitabın kapağını kapatmakta zorluk çektiği kesin. Okumayı bu sene öğrendiği için Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün adlı kitap da okuma kolaylığı ve kısalığı açısından gözdelerinden…
Kayıp Şey - Shaun Tan, İthaki Yayınları

Mirgün Cabas, Gazeteci
Bizimkilerden en çok Leyla’ya kitap okuyorum. Uyuma ritüeli en uzun ve karmaşık olan o zira. Yıllardır onun sayesinde Sare ve Civan’ın da yararlandığı kalabalık bir çocuk kitaplığı oluştu evimizde. Leyla’ya okuduğum kitaplar kısa masallardan, parça parça okuduğumuz romanlara doğru gelişti. Hangi kitabı en son neresinde bıraktığımızı şıp diye hatırlaması beni hep şaşırtıyor. Ama şu ara fanatiği olduğumuz kitap bir roman ya da öykü derlemesi değil. Kimi zaman yattığı yerde gülerek yuvarlanmasına ve kikirdemesine sebep olan kitabın adı Kaka. Altbaşlığı da ‘İsmi Lazım Değil’in Doğal Tarihi (Can Yayınları). Olağanüstü bir biyoloji yapıtı. Şöyle başlıyor: “Adına ne derseniz deyin, (...) dışkı her yerde. Biz insanlar onu mide bulandırıcı ve utanç verici buluyor olabiliriz. Fakat geçek şu ki tüm hayvanlar öyle ya da böyle kakalarını yapar.” Ve kitap papağandan tapire, geyikten köpeğe hayvanların kakalarının neye benzediğine dair çizimlerle, hangi hayvanın ne yediğinden, kakasının ne yoğunlukta olduğuna, kimin neden kuru, kimin sulu dışkıladığına dair açıklamalarla devam ediyor. Kitap kakaya dair her şeyi o kadar basit, gerçekçi ve bilimsel şekilde anlatıyor ki kapağı açıp da kakaya bulanmış gibi boyanmış karşılıklı iki sayfayı görünce herhalde kakanın kokusunu eksik bırakacak değiller diye burnuma götürdüğümü itiraf etmeliyim.

Anlayacağınız şu aralar Leyla’yı uykuya, koalaların yavrularına neden sıcak kakalarını yedirdiğini, tavşanların ise bu mönüyü kendilerine sakladıklarını okuyarak yuvarlıyorum. Tüm masallardan daha büyük merakla kulak kesiliyor ve duyduklarının hiçbirini unutmuyor. Öğrenmekten aldığı tatmini görmemek mümkün değil. Üstelik kaka hakkında bu kadar neşeli bir şey okuyup bunu sağda solda anlatmamızdan da çok hoşlanıyor. “Babamla ben birlikte tuhaf şeyler de yapıyoruz” havasında... Sakar Cadı Vinni’ler ve şamatacı arsız Henry kitapları arasında “Kaka”nın bana da iyi geldiğini söylemeliyim. Yazarı Nicola Davies ve resimleyen Neal Layton kadar şahane çeviren Egem Atik’e de tebriklerimi yollamak isterim.
Kaka - ‘İsmi Lazım Değil’in Doğal Tarihi -  Nicola Davies, Can Çocuk

Yavuz Ekinci, Yazar
Mirza Ali’nin en çok sevdiği kitap Küçük Kara Balık. Küçük Kara Balık günün birinde derenin sonuna gitmek için yola çıkar. Özgürlüğünü arar. Annesinin, arkadaşlarının tüm uğraşlarına rağmen bu yolculuktan vazgeçmez. Yolda karşısına çıkan zorlukları bir bir aşar. Oğlum bu kitabı defalarca okudu. Küçük Kara Balık’ın cesaretini hayran kaldı. Evde uzun bir süre cesaretin diğer adı “Küçük Kara Balık” oldu. Küçük Kara Balık’ın yolculukta karşılaştığı Pelikan, yengeç ve kurbağayla olan olayları defalarca canlandırdı. Bu oyunlarda o her seferinde Küçük Kara Balık’tı. Ben ise kimi zaman Pelikan, kimi zaman yengeç, kimi zaman da kurbağaydım.
Küçük Kara Balık – Samed Behrengi, Kırmızı Kedi

Umay Aktaş, Gazeteci
Kızım Güneş’in okumayı en sevdiği kitaplardan biri Yaprak Moralı’nın Baykuşlar Hangi Dilde Konuşur? adlı kitabı. Resimleri de çok keyifli olan kitap, yavru Baykuş Umut’un ilk kez arkadaşlarıyla birlikte buluşacak olmasını anlatıyor. Arkadaşlarına “Bum Bum Buuuuummmmmm” diye sesleniyor ama kimse gelmiyor. Anne baykuş oğluna Japon arıların çıkardığı sesle arkadaşlarını çağırdığını ve onun için gelmediklerini söylüyor. Sonrasında anne-oğulun oyunlarına katılarak, arıların, köpeklerin, kedilerin hangi ülkede nasıl sesler çıkardığını öğreniyoruz. 4,5 yaşındaki kızımla bu kitabı okurken çok eğleniyoruz. Kitapla birlikte farklı dillerde hayvan sesleri çıkarıyor ve kahkahalar atıyoruz. Ayrıca kitap kızımın farklı dil ve kültürlerle de ilgili fikir yürütmesine ve sorular sormasına da vesile oluyor.
Baykuşlar Hangi Dilde Konuşur? - Yaprak Moralı, YKY

Sema Aslan, Yazar 
Alman yazar Sabine Ludwig’in İletişim Yayınları tarafından Türkçede yayımlanan kitapları İmdat, Öğretmenim Küçüldü, Bir Anne Dile ve Tatilin Son Günü, dokuz yaşındaki kızım Defne İnci’nin geçen yaz keşfettiği ve birkaç kez döne döne okuduğu kitaplar. “Komik” olduğu için seviyormuş en çok; şakacıymış. Bir laneti tetikleyerek matematik öğretmeninin küçülmesine neden olan Felix’in başından geçenler komik, ama aynı zamanda görmeye değer, ilginç şeylermiş. Schmitt – Gösenwein’ın hamster kafesinde yatıp kalkması, Felix’in oyuncak arabasını kullanması, bir büzüşük mantarın altına duldalanıp yağmurdan korunmaya çalışması müthiş eğlenceliymiş. Bazen bir öğretmenin küçülmesi fikri aklına gelip gidiyormuş. Okullu, ergenliğe dayanmış çocukların dilini kesinlikle çok iyi bilen Ludwig, belli ki çocukların laf arasında söylediklerini ciddiye alan bir yazar. Hemen her çocuk matematik dersinden sıkılabilir, hatta korkabilir ve galiba matematik dersinin de öğretmeninin de yok olmasını, en azından bir ceket cebine girecek kadar küçülmesini dileyebilir mesela. Ya da tatilin hiç bitmemesini, pazartesinin hiç gelmemesini. Annesinden memnun olan çocuk hiç var oldu mu? İşte tüm bu çocuk “isyanları”nı alıp gerilim dozu da fena sayılmayan maceralara çeviriyor Ludwig.
İmdat, Öğretmenim Küçüldü - Sabine Ludwig, İletişim Yayınları

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR