scorecardresearch.com O gizli ve silinemez acı Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

O gizli ve silinemez acı

Herta Müller’in roman aklı, o şiirsel üslubu, fare kemirişleri gibi çaktırmadan peyniri tüketişi, hayranlık uyandırır.

17.04.2015 00:35

O gizli ve silinemez acı

Dokuz mezar. Taze toprakta derin kazılmış. Yan yana. Televizyonlar dönüp dolanıp onları gösteriyor. Kar yeni çekilmiş topraktan, uçmuş. Geri gelmeyecek. Ancak kış ruha, zamana çoktan inmiş. En küçüğü üç yaşındaymış kardeşlerin. Anne baba dâhil hepsi ölmüş. Yedikleri mi zehirlemiş, aydınlatma için kullanılan gaz mı sonlarını getirmiş, otopsi yapılmadan bir şey söylenemezmiş. Mezarlar. Dizilmiş. Şimdi her biri unutuş. Hikâyesi yitik. Olan oluyor ve daha da dibe yerleşiyor her şey. Kazsan buz toprak. Sesler kurşundan ağır. Ağrı’da, kurşunlar kurşunlara meydan okurken, kaçamayan çiğdemlerin, bahar zambaklarının, acısı silinmemiş kurt ulumalarının arasında, Ara Güler’in fotoğrafını çekebileceği kandil gibi bir bilinmez evin tek göz odasında, ulumuş ölüm.

Herta Müller’in şimdiye kadar dilimize çevrilmiş birkaç eserinden sızan o gizli ve silinemez acı, o mezarlardan ayağa kalkıp şehrimize, caddelere, tramvaylara dolamaz mı? Burada da “tebeşir uyku getirip, güneş tramvayımızın yolculuğuna katılmaz mı?” Katılır katılmasına da her şey o kadar acımasız bir hızla olup bitmekte ölüp kaşla göz arasında mevsim değiştirip gençliğe durmaktadır ki burada, belki tek tek değil hep birlikte Türkiye tramvayına binmek ve yeni bir öykü, roman dili kurmanın yolunu aramakta fayda değil aciliyet bulunmakta.

Evrak çantalı adamlar
Çağrılmıştır kadın. Hep çağrılmaktadır. Rejim kapalıdır. İnsanlar açık. İnsanlar mı açıktır, yoksa kötülükler mi o biraz kapalı geçilir ama, Herta Müller’in roman aklı, o şiirsel üslubu o fare kemirişleri gibi çaktırmadan peyniri tüketişi, hayranlık uyandırır ilk elden. Kahramanımız, çağrılmıştır. Şüphelidir belli ki. Gammazlanmıştır. Devlet malına, kamuya zarar vermek mi dersiniz, casusluk mu, yoksa başka bir şey mi? Çağrıldıktan sonra hiç bir şeyin önemi yoktur. Çağırma insanı ve hayatı kapsar. Emir kader olur. Hayatı elden alır. O da, tam saat onda orada olacak, artık alıştığı, artık hikâye etmekten özellikle zevk aldığı yalanlara başlayacaktır. Gerçeğin gölgelendiği yerde, yalanın tadı herkesin şifası olur.

Tramvaydadır ama tıpkı güçlü ancak sarsak rejim gibi onun ne zaman gidip geldiği belli değildir. Önemli olan saat tam onda çağrıldığı yerde olmasıdır. Çokça olur bu. Damağıyla düşünen ayyaş koca da biner. Yaşlılar. Memurlar, kadınlar, çocuklar, “saatin kaç olduğunun görüldüğü ama onun ne düşündüğü görülmeyen” tramvaya. O, isimsiz, Lilli’nin arkadaşı, Paul’un dans etmeyi sevmeyen karısı, binbaşı Albu’nun sorguladığı kadındır. “Kimsenin bir başkasının korkusuna göz dikmediği ama birbirinin şanslarını elinden almak için şahin kesildiği yerde” sorguya gidendir. Sorgu sırasında küçük masanın başında oturur, kazağının düğmesini döndürüp durur ve sinirleri uğuldasa bile sakin sakin yanıt verir. Sinirlenmek yaşamın geleceğini tehdit eder. Yan yana kazılmış dokuz taze mezardan daha doğal ne olabilir? Sinirlenir mi insan?

Ağzı kapatmak gerekir, kalp üşüyebilir çünkü. Lilli’nin arkadaşı, tramvaydaki kadın, yol boyunca herkesi okur. Her şeyi düşünür. Dalar. Başkalarına anlatılmaz sırları vardır kişilerin. Lilli “bir defasında, sırların anlatılmakla yok olmadıklarını, anlatabilmenin çekirdek değil kabuk olduğunu söylemiştir”. O yine de açıktır. Hiçbir şeyi saklamaz. Yaşamak şiirsel bir tutkudur onda. “Çağrılı olmadığı zamanlarda, ara sokaklardan bulvara çıkana kadar yürüye yürüye şehre gider. Akasyaların altına beyaz çiçekler ya da sarı yapraklar yağar ve onlar düşmediğinde yalnızca rüzgar düşer.” Neresidir burası? Ne önemi var. Evrak çantalı adamlar, kiraz yiyen birileri hatta karısına doğum yaptıran doktora bir çuvalın içinde kuzu taşıyanlar her zaman vardır. Ve faşizm mekân ve zamanla kilitli değildir.

Keşke Bugün Kendimle Karşılaşsaydım
Herta Müller
Çeviren: Mustafa Tüzel
Siren Yayınları
2015, 200 sayfa, 15 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR