scorecardresearch.com Kitap başa beladır! Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Kitap başa beladır!

Dominguez, kitap tutkunları ile okuma tutkunları arasındaki farklılığa dikkat çekiyor Kâğıt Ev’de.

30.01.2015 00:40

Kitap başa beladır!

Bütün kitap tutkunları bilir, kitaplarla dolup taşan evlerde yaşamak zordur. Bir zaman sonra kitaplık rafları yetmez, evde boş duvar kalmaz, yatakların ve masaların altı dolar, kitaplar koridora yığılmaya başlar. En zoru da, aradığınız kitabı bir türlü bulamazsınız. Kitap tutkusu ve biriktirme bağımlılığını Enis Batur’un Kitap Evi çok güzel anlatıyordu. Bu hafta okuduğum Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez’in Kâğıt Ev adlı novellası sadece adıyla değil, bir çok açıdan Batur’un kitabını çağrıştırdı.

Kâğıt Ev basit bir hikâyeyle hiç vakit kaybetmeden, birinci satırda başlıyor. Cambridge Üniversitesi’nde İspanyol dili ve edebiyatı bölümünde profesör olan, kırk beş yaşındaki Bluma Lennon adındaki kadın, kitapçıdan Emily Dickinson’ın şiirlerinin eski bir baskısını satın alır. Daha ikinci şiiri okumaya ancak başlamıştır ki köşeyi hızla dönen bir arabanın altında kalarak can verir. Bluma’nın hikâyesi bize bir kitabın aslında ne kadar zararlı olabileceğini gösterir. Bir kitap yüzünden insan bir arabanın altında kalabilir ya da bir kitaptan etkilenerek hayatının yönünü değiştirir. Hemingway çok okuru sporcu yapmış, bazı macera romanları da insanların olmadık maceralara atılmasına neden olmuştur. Başına kitap düşenler, ayağı bir kitaba takılıp bacağını kıranlar da vardır elbette... Dominguez ironiyle beslediği hikâyesinde, kitabın olası zararlarını anlatıyor.

Gizemli posta
Bluma’nın ölümü ardından, bir zamanlar sevgilisi olmuş anlatıcı, onun yerine derslerine girmeye başlar. Bir süre sonra da zarfın üzerinde gönderenin adının yazmadığı bir paket gelir Bluma’ya. Üzerinde Uruguay pulu olan paketten tam da Bluma’nın ölmeden önce üzerine çalıştığı Joseph Conrad’ın “Gölge Hattı”nın eski bir baskısı çıkar. Gizemli kitabın sayfaları çimentoyla yapışmış, okunmaz haldedir ama kapağın içinde Bluma’nın kitabı Carlos adında birine ithaf ettiği okunur. Böylece anlatıcı bu gizemli kitabın neden çimento ile kaplı olduğunu araştırma arzusu duyar ve bir sonraki tatilinde, evine Buenos Aires’e gittiğinde, deniz otobüsüne binip karşı kıyıya, Montevideo’ya giderek gizemi çözmeye çalışır. Öncelikle Bluma’nın kitabı hediye ettiği Carlos’un kim olduğunu bulması gerekir. Bunun için Uruguay’ın başkentinde bir dolu kitap koleksiyoncusuyla tanışır.

Dominguez, kitap tutkunları ile okuma tutkunları arasındaki farklılığa da dikkat çekiyor Kâğıt Ev’de. El yazmalarına ya da ilk baskılara servet harcayan insanların bazen kitabın içeriğinden habersiz olması, ilginç bir saptama. “İki çeşit insan vardır. Açıklamama izin verin: biri, koleksiyoncular. Kendilerini nadir bulunan baskıları (...) veya imzalı seçkin ciltleri toplamaya adayanlar... Hem de bu sayfaları sadece güzel bir nesneye, pahalı bir parçaya bakmak için açacaklardır, başka bir şey için değil. Diğerleri ise okurlar... Hayatları boyunca kütüphanelerine sadece önemli eserleri koyarlar.”

Ayrıca Arjantin’de cunta döneminde yasaklanmış kitaplarını yakmak ya da gömmek zorunda kalanların anlatıldığı satırlar çok düşündürücü. “Arjantin’de son askeri diktatörlük döneminde pek çok insan kitaplarını tuvaletlerde, banyolarda yaktı ya da bahçelere gömdü. Adları kötüye çıkan ciltler, tehlike oluşturmaya başlamıştı. Kitaplar ve kendi hayatları arasında bir seçim yapmak zorunda kalan Arjantinliler kitaplarının cellatları olmayı seçtiler. (...) İnsanlığın bir, iki, hatta yirmi yüzyılı geride bırakma, istedikleri takdirde zamanı altetme kapasitesine sahip bu dayanıklı nesnelerle ilişkisi hiçbir zaman masum olmadı. Bu yumuşak, sarsılmaz kâğıt hamuruna insani bir misyon yüklendi.”

Peter Sis’in çizimleri
Kâğıt Ev’i bilgisayar üzerinden pdf formatında okudum ve bu sayede kitapta yer alan Peter Sis’in çizimlerini dilediğim gibi büyüterek inceleyebildim. Gölgelerin içine gizlenmiş bir kuş ya da bir baş gibi detayları görmek ayrıca çok hoşuma gitti. Peter Sis’in resimlerini, çok sevdiğim Turhan Selçuk’un kitabın ruhunu yansıtan çizimleri gibi, tek kelimeyle muhteşem buldum. Kesinlikle kitabın değerini katlayan bir unsur.        

Carlos Maria Dominguez’in kendine has alaycı bir dili var. Kâğıt Ev’de ironi dolu bir hikâye anlatıyor. Kitabın çevirisi güzel fakat yazarın dil oyunlarını tam yansıtmıyor; biraz abartılı bir dil, ironiyi daha iyi yansıtabilirdi. Ne de olsa Dominguez kitap tutkusu yüzünden başı belaya girmiş insanların hikâyesini anlatıyor. Dominguez’in anlatı tekniğine gelirsek, biraz sorunlu olduğunu söyleyebilirim. Örneğin bir olayı anlatmaya başladıktan sonra bir hafta önce diyerek başka bir olaya geçiyor ve anlatı böylece biraz ritim kaybediyor. Bu yüzden kitabın kronolojisini biraz karışık buldum. Yine de çok zevkle okunacak bir novella, özellikle kitap tutkunlarının hoşuna gideceğini sanıyorum.

KÂĞIT EV
Carlos Maria Dominguez
Çizimler: Peter Sis
Çeviren: Seda Ersavcı
Jaguar Kitap
2015, 94 sayfa, 12 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR