scorecardresearch.com Güzel kitaplar... Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Güzel kitaplar...

Aslında her eser tohum eker. Yazarlar o tohumlardan ileride başka yerlerde bitki yetiştirmeye çalışırlar.

21.03.2013 00:35

Güzel kitaplar...

Geçen haftaki Radikal Kitap’ta, A. Ömer Türkeş, Mel’un’la ilintili, beni çok mutlu kılan yazısında şöyle diyordu: “Sayru Usman’ın bir Dostoyevski tiplemesi olduğu, Yeraltından Notlar’ın yeraltı adamıyla akrabası çıktığı söylenecektir. (...) Doğru, Selim İleri bilerek, kan bağını çok açık sergileyerek yapmış seçimini.” Türkeş, sonra Svevo’yu, Walser’i, Kafka’yı, Bernhard’ı da anıyor.

Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ını ilkgençliğimde Nihal Yalaza Taluy’un çevirisinden okumuştum. Millî Eğitim Bakanlığı’nın yayını o kitap bugün de kitaplığımda. Çok etkilendiğimi söylemem yersiz. Ama, bolca gözyaşı döktüğümü ayrıca belirtmem gerekir. Uzun yıllar, Dostoyevski’nin bu ‘tuhaf’ romanından uzak yaşamaya çalıştım. Kırklarımdayken dayanamayıp yeniden okumuştum.

Mel’un’a çalışırken bir kez daha okuyayım dedim; bununla birlikte cesaret edemedim. Öte yandan Italo Svevo’dan Zenon’un Bilinci’ni, Strindberg’ten Açık Deniz Kenarında’yı, Kafka’dan Dava ve Dönüşüm’ü bir kez daha okumadan duramadım. Türk edebiyatından da bazı eserleri anmalıyım: Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Feyyaz Kayacan’dan hakkı yenmiş Çocuktaki Bahçe, çok sevdiğim Reşat Nuri’den Miskinler Tekkesi, Oğuz Atay’ın “Korkuyu Beklerken” hikâyesi. Gala Pera’da Tayfun Topraktepe hatırlattı: Selçuk Baran’ın Bir Solgun Adam’ı... Elbette başka eserler de; yeniden okumasam bile, gönlümde, belleğimde izleri sürmüş eserler. Sözgelimi Canetti’nin, Ahmet Cemal’in eşsiz çevirisinden okuduğum Körleşme’sini nasıl unutabilirim?..

Yusuf Çopur’un gerçekleştirdiği söyleşide Gogol’ü andım. Ölü Canlar’ın yanı sıra, Sayru’nun aldatmacalarla dolu dünyasına pek yaraşan Müfettiş’i de söylemeliydim...

Hiçbir zaman güzel kitapları, sevdiğim eserleri, yazdıklarıma esinler armağan eden romanları, öyküleri, kimileyin şiirleri, kimileyin denemeleri anmaktan, özellikle anmaktan, dile getirmekten kaçınmadım. Çünkü Yusuf Çopur’a söyleşide söylediğim gibi: “Aslında her eser tohum eker. Yazarlar o tohumlardan ileride başka yerlerde bitki yetiştirmeye çalışırlar.”

Ödenmeyecek borçlardır diye eklemeliyim.

İskenderiye Dörtlüsü’nden sonra Durell, bir edebiyat hafiyesinin şu-bu etkilenişleri sorusuna gülüp geçmiş; onlardan aşırdığım cümleler için dört ciltlik bir roman yazdım gibisinden bir şey söylemiş. Yıllar önce Yeni Dergi’de okumuş, çarpılıp kalmıştım.

Bugün, 20. yüzyılın en güzel romanlarından biri sayılan İskenderiye Dörtlüsü yine hayranlıkla okunuyor. Edebiyat hafiyesi bilgiçliğiyse unutulup gitmiş...

Hangi yazarın, hangi eserin yazdıklarımızı tetiklediği başlı başına inceleme konusudur. Ama sevgili Ömer Türkeş’in yaklaşımındaki düzeyle.

Bizim edebiyatımız bu konuda çeşit çeşit hezeyanla doludur. Tarancı’nın, Dıranas’ın Baudelaire’den ‘yürüttüklerini’ ileri sürenler çıkmıştır. Ünlü Çalıkuşu, iddiaya göre, Balkan ülkelerinden birinin yazarından apartılmıştır. Hatta Peyami Safa, “Kaldırımlar” şiirinin kendi Bir Tesadüfün Romanı’ndan kopya edildiğini iddia etmiş; Necip Fazıl Bâbıâli’de acı acı yakınıyor.

Benimkinden önce bunlar hiç yazılmamıştır iddiası çok gülünç, zavallıca bir iddiadır. Sanat eseri, edebiyatta, resimde, tiyatroda, sinemada birbirinden beslenerek oluşur. Unutulmaz “Olvido”nun şairi, Dıranas, “Baudelaire’i kendi dilinden okumak için Fransızca öğrendim” diyordu...

Mel’un’da anlatmaya çalıştıklarımdan biri de, belki bu ‘mesele’ olmalıydı. Gerçi, meselelerimiz bitmez ki...

Gündeş öneriler
Geceleyin Dersaadet, Beşir Ayvazoğlu, Kapı Yayınları, (2013).

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Pamela Redmond Satran’ın “Keşke Genç Olsaydım” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Pamela Redmond Satran’ın “Keşke Genç Olsaydım” kitabını hediye ediyoruz.'

Alice Green, New Jersey banliyölerine yakışan bir hayat sürüyordu. Kırklı yaşlarında, sıradan bir ev kadınıydı; kendini evine, kocasına ve çocuğuna adamıştı. Ta ki kocası onu daha genç bir kadın için terk edinceye dek. Kızı da büyüyüp evden ayrıldığına göre, Alice’in yeni bir erkeğe, yeni bir işe, yani yeni bir hayata ihtiyacı vardı. İmdadına yetişen dostu Maggie, bir yılbaşı gecesi biraz saç boyası ve daracık bir pantolonla Alice’i baştan yaratacaktı: “Yirmi iki gibi duruyorsun!” O gece barda tanıştığı, kızı yaşındaki yakışıklı Josh da durumu fark etmeyince, Alice daha genç olmaya karar verdi. Ama bu oyunu sürdürmek pek de kolay olmayacaktı…

Sex and the City efsanesinin yaratıcılarından Darren Star’ın televizyona uyarladığı Keşke Genç Olsaydım, ilham alarak okuyacağınız bir dönüşüm hikâyesi…

Hangisini Pamela Redmond Satran yazmamıştır?

  • Brooklyn
  • Babes in Captivity
  • The Man I Should Have Married
  • Suburbanistas