scorecardresearch.com Dönebilecek mi ülkesine? Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Dönebilecek mi ülkesine?

Bugün hayat bambaşka akıyor Lilliput’ta.

28.08.2015 00:55

Dönebilecek mi ülkesine?
Hikâyenin başladığı yer Lilliput’ta bir kumsal. Lilly, Bellin ve Bree kıskaçlı toplamak için Lilly’nin demir ayakkabılarının kıskaçlıları uyandırdığını düşünüp konuşadursunlar, bir dev çıkıyor denizin içinden. Biliyoruz biz onun kim olduğunu: Gulliver.

Londra’da yaşayan bu adam kanıt toplamak ve belki de hem kendiyle dalga geçilmesini, tekerlemelerin durdurulmasını istemekte hem de sahiden bunları yaşadığını, Lilliputluları gördüğünü kimselere madara olmadan anlatmak derdinde.

Bazen böyledir, yaşadığınızı anlatamazsınız kimselere. “Öyle oldu...” dersiniz ama inanmazlar. “Biliyorum, gördüm ben olan biteni. Hep böyle oluyor,” da dersiniz ancak anlamazlar.

Dev kapıyor Lilly’yi, getiriyor Londra’da bir odaya. Kendi hayatına dönmek isteyen bir karakter, onu kurtarmak isteyenler, kendi istediği ispatları ortaya koymak isteyen ve elbette yıllardır tanıdığımız, koşulsuz şartsız sevdiğimiz bir karakter.

Bu hafta Çikolata ve ben tatile gidiyoruz. Uzun zamandır görmediklerimizi, benim abuk subuk işleri kendim yürütmek zorunda kaldığım bir dönem yüzünden anmak istediklerimi hayatıma bir noktalı virgül koyarak mazinin koridorlarında devam ettirmek istemem üzerinden. Bu yüzden çocuk dünyasının en önemli karakterlerinden biri olan bir yaratıcıdan esinlenerek yola çıkılmış bir hikâyeyi tercih ettik.

Hiçbir zaman yapmadığımız bir şeyi yapıp, hikâyenin en önemli noktasını söylüyoruz sizlere: Gulliver’i kaybettiğimiz, onun artık nefes alıp vermeyeceği bir hikâye bu. Tıpkı benim de denizaltında bir denizatını görüp hissettiklerim gibi. Bazen gitmek gerekir çünkü. Bazı işaretler size arkanıza bakmadan kaçıp gitmenizi duyururlar çünkü.

Lilly de gitmek istiyor. Ne yalan söyleyeyim biz Çikolata’yla çokça bu karakterle özdeşleştik hikâyemizde. Sizi teşhir etmek isteyen, sizin varoluşunuzu kullanmak isteyen birine üzülseniz bile gitmesi gereken varsa gidecek, kendinizin de gitme zamanı geldiğinde gitmeniz gerektiğini unutmamanız gerekecek elbette.

Kafeste süren bir hayat, Lilliput’a ulaşma isteği, hayatın her şeye rağmen devam etmesi kıskıvrak yakalıyor Çikolata’yı da beni de.

Kitabımızdaki kurtarıcı karakterlere yönelmek gerek oysa, bunu tam kalbimizin içinde hissedebiliyoruz. Hayatta koşulsuz şartsız, sadece seni sevdiği için yanında olan dostlarının kıymetini bin kez hatırlatmak gerek kendine. Diğerlerinden de -yarı yol, başlangıç ya da son anlardan söz etmeden- uzak durmak gerek elbette.

Bugün hayat bambaşka akıyor Lilliput’ta. Lilly yok çünkü. Esir alınmış, ispat peşinde iyi biri onu kıskıvrak yakalamış, birileri kurtarmaya çalışsa bile orada değil artık Lilly. Gerçek de bu söylediklerimin tam kendisi.

Lillly, pis çorapların içinde, pirelerle mücadelede, kokuları engellemek için sürekli hikâyeler üretmekte.

Dönebilecek mi kendi istediği ülkesine? Kurtulacak mı insanların dünyasından kendini, size söyleyemem ama bir şey var ki bildiğim istediğin yer en iyi yerdir ve bambaşka kişilere dönüştüyse rengârenk pastalara benzettiklerin, belki de o pasta zannettiklerin esasında pastayı sevmeyenlerdir.

Çocuk kitaplarının büyüsü yetişecek imdadımıza, çıkaracak bizi olduğumuz karanlıklardan, sevginin ne olduğunu tekrar tekrar anımsatacak bize. Bitenlerin de bittiğini her şeyden çok içimizde duyumsamaya devam edeceğiz yine de. Bu kitabın bize sunduğu olanakları sonuna kadar unutmamayı aklımıza yazmış olarak ayrılmayı tercih edeceğiz elbette bu hikâyeden de, yaşadıklarını anlamalarını sağlamaya çalışmak gereksiz gelecek öte yandan herkese. Kendi yaşamış gibi anlatmayı sürdürecek belki herkes de sessizce kabul edip devam edeceksin yaşadığın her neyse.

En kısa zamanda İthaki Yayınları etiketiyle çıkan, Sam Gayton’un yazdığı, Pete Williamson’un resimlediği, Cihan Karamancı’nın dilimize çevirdiği  Lilliput’u okumanız dileğiyle.

LİLLİPUT
Sam Gayton
Çeviren: Cihan Karamancı
İthaki Yayınları
2015, 288 sayfa, 15 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR