scorecardresearch.com Dedikodudan hikâyeye… Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Dedikodudan hikâyeye…

Necip Tosun, Doğu’nun Hikâye Kuramı’nda kutsal kitaplardan Mem û Zin’e kadar iz sürmüş.

16.01.2015 00:50

Dedikodudan hikâyeye…

Dedikodu da bir tür hikâyedir sonunda. Anlattı, yaptı, demiş, etmiş söylemiyle, söküle kurula, dilden dile, kulaktan kulağa örülür, yeri gelir gerçeğin yerini bile alır. Fasulye ayıklarken, tweet atarken, haber yazarken, telefonda konuşurken dile gelir, ete kemiğe bürünür. Hani biraz ileri geçip hikâyenin ilk kökü sayacağım onu. Dilerse kendi kendisine yapsın insan dedikoduyu, kendi içindeki kendisine yine kendisini anlatsın yetmedi kendi içindeki benleri karşı karşıya getirsin. Duygu, dil, tanıklık, duyuş, yorum sebeplerle bütünleşsin. Hikâye kök olarak hep vardır ve değişen anlatıcılar olmalı.

Bir kitap okudum. Doğu’nun Hikâye Kuramı. Yazar, kutsal kitaplardan Mesnevi’ye, Kelile ve Dimne’den Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ne, Binbir Gece Masalları’ndan Bostan ve Gülistan’a hasılı Mem û Zin’den Amak-ı Hayal’e kadar iz sürmüş ve bu hikâyelerin ruhunu çözmeye çalışmış. Bugün dedikodu denildiğinde, hoş olmayan, istenmeyen bir izlenim oluşsa bile zihnimizde, insan her zaman iyiden yol bularak gelmemiştir bu günlere. İyilik çoğunlukla yaratıcı değildir kötü kadar. O yüzden olacak hikâyeler sonuna kadar iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın çatışmasıyla doludur. Doğu ise iyiyi ve kötüyü kıyaslar, oradan ders çıkarılmasını ister. İyinin ve kötünün varlığındaki hikmeti işaretler.

Necip Tosun, Doğu hikâyelerini yaşatan eserleri klasikler içerisinde değerlendiriyor ve ilkin onların neden klasik sayıldıkları üzerinde duruyor. “Her zamanda geçerli olan bir değer üretmeleri”nden yola çıkarak, yine her çağda yoruma muhtaç olduklarını söylüyor.  Doğu bu bakımdan hem yeterince cesur sayılmaz hem de dil ve coğrafya kadar siyasal sorunların ağır baskısı hep vardır.

Kaynağı ne olursa olsun sonuçta “iyi, güzel ve hoş” hikâyelerden oluşan bu eserler genellikle kolektiftirler.

Tek bir yazarın elinden çıkan Bostan ve Gülistan, Mesnevi ve Seyahatname benzeri eserler, gerideki bu kolektifliği içselleştirir. Tek yazarlı ve tek okurlu bir dünyaya dâhil olmaları için âdeta Doğu’nun kültürel olarak yıkılması gerekecektir. Kıssadan hisse ve hikmet, Necip Tosun’un coğrafi ve kültürel bağlamda ayırmadığı Müslüman Doğu’nun ana karakteri olmayı hep sürdürmüştür. Oysa hem bu eserlerin orijini hem de İslam’ın doğusu ayrıca vardır. Hint ve Çin gibi.

Kitaptaki genellemelerin özüne bir itirazım olmamakla birlikte, bir tür geriye okumakla malul olduğunu söylemek isterim. Mesela hem Tevrat hem Kur’an’da geçen “Yusuf kıssası”ndan söz edilirken, “sembol, metafor ve diyaloglara yaslı biçimiyle de edebiyatı büyülemiş emsalsiz bir hikâye” olduğu söylenir. Yine aynı kıssada rüya, aşk ve iman olduğu vurgulanırken, kıskançlık, sadakat, güç, vefa gibi duyguların da bulunduğu ifade edilir. Burada önemli olan, sonuç ve tespit değil sebepler üzerine Doğu’nun düşünüp düşünmediğinin sorgulanmasıdır, çünkü kuram biraz da soru geliştirme işidir.

Mevlânâ’dan aktarılan “birinin sesi güzelse dinleyicidendir” yorumu aslında tam da buna işaret eder ve Doğu hikâyesi sözden söze akan yolculuğunda, kendi etkileşimini geçmişin atmosferinde başarıyla kurmuş olmanın zenginliğine sahipken, bugünün doğusu dinleyici olmak, okuru bulunmak, çeviri, araştırma, güncel edebiyata kaynaklık etmek, diğer sanatlara dönüşmek açısından nasıl da kurak bir manzara sergilemektedir. Şüphesiz yazarın amacı bunu ortaya çıkarmak değil bütünün ruhunu okumak ve “bir aşk edebiyatı” olan doğu birikiminin ana çizgilerini belirlemektir.

Kendi kültürünün dedikoducusu ve vasat tüketicisi olmaktan çıkıp güncelin kaynağı ve umudu kılmak için de böylesi toplu çalışmalara ihtiyaç var. Hep var. Hikâye süreklidir çünkü.

DOĞU’NUN HİKÂYE KURAMI
Necip Tosun
Büyüyen Ay Yayınları
2015, 432 sayfa, 25 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR