scorecardresearch.com Büyük bir şairin çevresinde Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Büyük bir şairin çevresinde

Mehmet Can Doğan’dan bu kez de Oktay Rifat’ın ‘dışarıda kalan’ şiirleri... ‘Bu Dünya Herkese Güzel’de öyle şiirler yer alıyor ki, Oktay Rifat’ın şiir sanatına verdiği emeği bir kez daha belgeliyor.

27.01.2017 06:00

Büyük bir şairin çevresinde

Bugün 21 Ocak Cumartesi. Salı akşamından beri soğuk algınlığının tutsağıyım. Perşembeden beri de ‘Bu Dünya Herkese Güzel’in (Yapı Kedi Yayınları).
Bize Edip Cansever’in, Turgut Uyar’ın dergilerde kalmış, ‘kitaplarına girmemiş şiirler’ini kazandıran Mehmet Can Doğan bu kez de Oktay Rifat’ın “dışarıda kalan şiirler”ini derlemiş. Şaşırtıcı bir toplam; Oktay Rifat’ın şiir yaşamı boyunca ne kadar ince eleyip sık dokuduğu gözler önüne seriliyor.
Şairlerin, başta Edip Cansever, ilk şiirlerine mesafeli yaklaşımları bilinir. Edip Cansever, ilk şiirlerini dergilerde kalmışlar bir yana, ilk kitaplarını, sözgelimi ‘İkinci Üstü’yü bile pek anmazdı. Necatigil de ‘Kapalı Çarşı’yı uzun yıllar gözlerden uzak tutmuştu. (Onlara özenmiş, ilk öykü kitabım ‘Cumartesi Yalnızlığı’nı ben de uzun yıllar yeniden yayınlatmamıştım.)
Oysa (‘Cumartesi Yalnızlığı’ için söylemiyorum) ilk eserler, ilk şiirler nice tazelikler, nice incelikler yansıtıyor. Örnekse, yolun başındaki Edip Cansever, sonraki görkemli umutsuzluğundan çok ayrı bir çizgidedir, yaşamak doludur.
Oktay Rifat’ta durum biraz farklı. Oktay Rifat, Mehmet Can Doğan’ın titiz araştırmacılığından saptıyoruz, bazı şiirlerini kitaplarına alırken silme değiştirmiş, yepyeni bir söyleyişe oturtmuş. Bu çabası, bu yazınsal yetinmezliği hep sürmüş.
Her döneminde yeni bir şiirin ardını kovalamıştır Oktay Rifat. Garip döneminden ‘Perçemli Sokak’a giden yol baş döndürür; aynı şekilde ‘Şiirler’le, ardından ‘Yeni Şiirler’le bambaşka bir söylem gelişir. ‘Denize Doğru Konuşma’, hele ‘Koca Bir Yaz’ artık çok büyük bir şairin eserleridir.
‘Bu Dünya Herkese Güzel’de öyle şiirler yer alıyor ki, Oktay Rifat’ın şiir sanatına verdiği emeği bir kez daha belgeliyor: Hep daha iyisini, daha güzelini yazabilmek çabası. “Oysa hiç gidilmemiş/ bir akşamüstüdür yalnızlık” (Hürriyet Gösteri’de 1985 Kasım’ında yayımlanmış ‘Tek Katlı Evler’ şiirinden.)
Usta şairler birer giz insanıdırlar. Oktay Rifat nasıl çalışıyordu? Yazdığı, bir dergide yayımladığı şiirini sonra nasıl yeniden bütümlüyordu? Değerli Oktay Rifat’ı ‘Bir Kadının Penceresinden’ sonra tanımıştım; keşke sorsaydım, böylesi bir söyleşi gerçekleştirebilseydik. Keşke ama geçmiş ola...

YİNE ÇEHOV!
‘Rus Tiyatrosu/ Gelenekselden Moderne’yi (Çeviribilim Yayınları) baştan sona tarıyordum. Taramak mı demeli, evirip çevirmek mi? Her yeni kitaba önce öyle başlarım biraz da eserin ruhunu duyumsayabilmek için. ‘Rus Tiyatrosu’, önsözde Gamze Öksüz’ün belirttiği gibi, uzman kişilerin kaleme aldığı yazılarla bütünleniyor, Rusya’da tiyatro sanatının ‘gelişimini’ irdeliyor. Ben de hemen Çehov’un izini sürme telâşına düştüm.
Ümmühan Ceylan’ın kaleme aldığı ‘Moskova Sanat Tiyatrosu’ bölümünde Leonid Andreyev’den bir alıntı var: “Çehov’un sahnesinde oynamak sadece insanlarla olmaz, aynı zamanda bardaklar da, sandalyeler de, cırcır böceği de, askeri redingotlar da, nişan yüzüğü de oynamak zorundadır”... Donakaldım. Çehov’un ikide birde ‘sessizlik’, ‘uzun bir sessizlik’ diyerek kestiği oyun/metin akışları birdenbire bardakların, askeri redingotların oyunuyla bütünlendi. ‘Martı’da Treplev’in ‘yazmak sancısı’nı düşündüm: Herhalde bir yalnızlığın, bütün bir bekleyişin canlanışını arıyordu.
Gelenekselden moderne giden yolda, Çehov yalnız Rus tiyatro sanatının değil, yeryüzü tiyatro sanatının da -bence- en güçlü yazarıdır. Öyküleri geçiyorum; kısacık bir ömre sığdırılmış o oyunlar bizi büyülüyor, aslında yarını söylüyor, yarını kavrayabilmemize olanak sağlıyor. Andığım kitaptan derin bilgi devşireceksiniz. Böylesi derinlikli incelemeler keşke bizim tiyatro edebiyatımız için de gerçekleştirilse.
 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR