scorecardresearch.com Buhranlar denizinde Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Buhranlar denizinde

Gölgeler ve Hayaller Şehrinde romanıyla Murat Gülsoy, okuru 1900’lerin başlarında, II. Meşrutiyet’in hareketli yıllarında, sürükleyici bir hikâyenin peşinden Pera’da, Üsküdar’da, Kandilli’de ve Moda’da dolaştırıyor.

20.04.2014 08:40

TÜLİN ER tuliner@gmail.com

Buhranlar denizindeFOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Murat Gülsoy, 1999’dan bu yana öykü, roman ve inceleme türlerinde on yedi kitap yayımladı. Özellikle bizim kuşak için önemli bir yere sahip olan, 1992-2002 yılları arasında yayımlanan Hayalet Gemi dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. Bunun dışında radyo ve televizyon için edebiyat programları hazırladı. Halen Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü’nde öğretim üyeliğinin yanı sıra yine aynı üniversitede yaratıcı yazarlık dersleri veriyor ve Boğaziçi Üniversitesi Yayınları’nın yayın yönetmenliği görevini sürdürüyor.

Murat Gülsoy yeni romanı Gölgeler ve Hayaller Şehrinde’de II. Meşrutiyet döneminde geçen bir hikâye anlatıyor. Roman, 1908’de bir ağustos günü gemiyle Fransa’dan İstanbul’a gelen Fuat’ın yaklaşık bir yıl süresince arkadaşı Alex’e yazdığı mektuplarını 1968 yılında bulup tercüme eden bir avukatın, 1998’de kaleme aldığı bir önsözle açılıyor. “Beden geçiyor, ruh da… Ama işte yazı kalıyor geriye,” diyen Avukat M. F. A. bu önsözde, Fuat’ın arkadaşı Alex’e yazdığı mektuplarını kopya ettiği defterin nasıl eline geçtiğini, nasıl tercüme ettiğini, bu sırada gittikçe çözülen aile bağlarını ve sonunda kendini bir gün yapayalnız bulduğunu anlatıyor ve ekliyor: “Eğer ki ben öldükten sonra sevgili oğlum bu tercümeyi bulursa gereğini yapsın diye…”

Sana her fırsatta yazacağım
Bu önsözün ardından Fuat’ın mektuplarını okumaya başlıyoruz: “Seyahatim boyunca her fırsatta sana yazacağıma dair söz vermiştim. İşte sözümde duruyor ve ilk mektubumu kaleme alıyorum” diye başlayan 24 Ağustos 1908 tarihli ilk mektubundan itibaren Fuat, çok sevdiği arkadaşı Alex’e yolculuğunu tüm detaylarıyla anlatır. O sıralarda yirmili yaşların ilk yıllarını süren Fuat, çıktığı bu birkaç günlük gemi yolculuğunda Prens Sabahattin’le tanışmasından ilk aşkı Isabelle’i bulmasına kadar pek çok macera yaşar. Dokuz yaşında ayrıldığı İstanbul’a ilk girişinde, Fransa’da anıldığı gibi Franck değil de Fuat olduğu şehre yeniden kavuşmanın heyecanını yaşar.

İstanbul’a L’Illustration için muhabirlik yapmak üzere gelen Fuat ve fotoğrafçı Marcel, gerek Fransa’daki işverenlerinin onlara tatminkâr bir ücret vermemesi gerekse de İstanbul’un sefahat âlemlerini gözlerini kamaştırması yüzünden, kent hakkında özel bir kitap hazırlama arzusunda olan İngiliz Charles’ın himayesine gönüllü olarak girerler. Sonunda L’Illustration’daki işin tamamen sona ermesi, bir anlamda onları Charles’ın avanslarına bağımlı kılar ve Marcel’le Fuat tamamen İstanbul’un alternatif bir tarihini yazma macerasına kapılır.

Marcel’le tanıklık ettikleri birbirinden ilginç İstanbul manzaralarının yanı sıra Fuat’ın uzaktaki Isabelle’e duyduğu aşk, İstanbul’da kafasını karıştıran Evelyn ve ilk kez tattığı afyon genç ruhunda önemli izler bırakır.

Bu sırada II. Meşrutiyet’in getirdiği ani değişime ayak uydurmaya çalışan ülkenin hali de Fuat’ın geçirdiği ruhsal değişimlerde âdeta yansımasını bulur. Âşık olduğu (ya da öyle sandığı) Isabelle’in ani ölümü ve İstanbul’da geçirdiği çocukluğunda bakıcılığını yapan, Nana dediği Halide Hanım’dan öğrendiği gerçeklerle Fuat bir yıl önce Fransa’dan İstanbul’a gelen o genç değildir artık. Babasının Beşir Fuat olduğunu öğrenmiş ve Fuat için dünya bambaşka bir âleme dönüşmüştür.

Kitap içinde kitaplar...
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde’yi okurken, Fuat’ın Alex’e yazdığı mektuplarda pek çok kitabın adının geçtiğine tanık oluyoruz. H.G. Wells’ten Nerval’e, Leroux’dan Durkheim’a uzanan bu liste, romanın sosyolojiden psikolojiye, polisiyeden seyahatnameye uzanan derinliğine kapılmayı tercih edecek okura da kılavuzluk ediyor âdeta.

Fuat, Fransa’dayken kabullenmekte de reddetmek de zorlandığı Doğulu kimliğini tekrar bulması dolayısıyla belki Nerval’in Doğu’da Seyahat’ini (Yapı Kredi Yayınları, 2004) tekrar tekrar okur. Bunun yanı sıra arkadaşı Alex’le çok sevdikleri H. G. Wells’in Zaman Makinesi’ne atıfla şöyle der: “H.G. Wells üstadımızın makinesine binip geriye dönmek isterdim Alex, çok değil beş sene öncesine sadece. İnsan mutluluğun kıymetini mutsuzluk ânında fark ediyor ne yazık ki. Benim, hayatım dediğim şu garip maceranın en mutlu zamanları hep geride kaldı.”

Fuat’ın babasının kim olduğunu öğrendikten sonra geçirdiği değişim, onun hiçbir kültüre kendini tam olarak ait hissetmemesinin, köksüzlüğünün yarattığı gerilimin bir çatlak bulup yüzeye çıkması gibidir. Kendi geçmişine dair bilinmezler onu bir kırılma noktasına getirmiş, gençliğin deneyimsizliğiyle biraz da savrularak sürdürdüğü yaşamında amansız fırtınalara kapılmasına yol açmıştır. Fuat, benliğinin derinlerinde, denize koşan kaplumbağa yavruları gibi gerçek kimliğine ulaşmaya çalışır. Yalnız, o denize ulaşmak için hangi yönde ilerlemesi gerektiğini bilememek onu sonunda bir buhranlar denizine sürükler.

Gölgeler ve Hayaller Şehrinde romanıyla Murat Gülsoy okuru 1900’lerin başlarında, II. Meşrutiyet’in hareketli yıllarında, sürükleyici bir hikâyenin peşinden Pera’da, Üsküdar’da, Kandilli’de ve Moda’da dolaştırıyor. Kitabın önsözünü kaleme alan ve bu mektupları okuduğumuz için artık merhum olduğunu anladığımız Avukat M. F. A.’nın söylediği gibi; “Zamanımızın sıkıcılığından kurtaracak tarihi hikâyeler”e her zaman ihtiyacımız var ve bu romanda, son zamanlarda yazılmış en etkileyici tarihi hikâyelerden birini okuyoruz.

GÖLGELER VE HAYALLER ŞEHRİNDE
Murat Gülsoy
Can Yayınları
2014, 304 sayfa, 21.5 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR