scorecardresearch.com Bildiğimiz insanın sonuna geldik Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Bildiğimiz insanın sonuna geldik

İsrailli tarihçi Yuval Noah Harari’nin yeni kitabı ‘Homo Deus-Yarının Kısa Bir Tarihi’ ise gelecekte ‘kim’e dönüşeceğimizden bahsediyor. Yoksa ‘kim’ değil ‘ne’ diye mi sormalıyız?

23.01.2017 13:00

YENAL BİLGİCİ ybillgici@hurriyet.com.tr

Bildiğimiz insanın sonuna geldikYuval Noah Harari

Yönetmen Stanley Kubrick, okusaydı Homo Deus’u severdi. Çünkü İsrailli yazar Yuval Noah Harari’nin bu yeni eseri, Kubrick’in ‘2001: Bir Uzay Destanı’nda çektiği efsane sahneyi düşündürüyor. Hatırlayın, maymunun havaya fırlattığı kemik, döne dolaşa bir uzay gemisi haline geliyordu. Geçmişle geleceğin birbirine dönüştüğü o an, Homo Deus’ için de bir fragman. ‘Sapiens’te bugüne kadarki ‘bizi’ (Türkçe çeviride isabetli bir tercihle ‘insan evladı’ olarak tanımlanıyoruz) anlatan Harari, ‘Homo Deus’ta geleceğimize bakıyor. Yalnız bir mesele var: O gelecekte ‘biz’ olmayabiliriz. Peki orada kim var?
Harari’nin cevabına geçmeden evvel biz de yakın geçmişe dönelim. Neden bu kadar sevildi, okundu, yayımlandığı hemen her ülkede satış rekorları kırdı Sapiens? Neden mağaralarda yaşadığımız binlerce yıl neler yaptığımızla, tarım devrimiyle neleri kazanıp kaybettiğimizle, ‘Neandertal’ diye bilinen ‘kayıp kardeşlerimizi’ aslında nasıl katlettiğimizle, tam da bu dönemde bu kadar ilgilenir oldu insan evladı? Sonuçta yepyeni şeyler söylemiyordu Harari; peki yıldızı neden parladı?
Kanaatimce basit bir cevabı var bunun: Çünkü kaybolduk. Sosyal medya hesapları, an be an akan durum güncellemeleri, dünyanın her yanından üzerimize yağan ‘son dakika’ haberleri ve internetin bize sunduğu sayısız seçenek arasında kaybolduk. ‘Sapiens’, bize kim olduğumuzu hatırlatmıştı.
Homo Deus’ta ise genetik mühendisliği ve yapay zekâ konularına da girerek, ‘kim olacağımızı’ anlatıyor Harari. İlk kitabından farklı olarak hakkımızda yeni şeyler de söylüyor. En önemlisi de şu: Gelecekte radikal bir değişimizden geçeceğimizden, bedenlerimiz ve zihinlerimizin aynı kalmayacağından bahsediyor.

Dataizm Çağı başlıyor
Bugünümüzü ne kadar ‘kaotik’ bulsak da geçmişten bugüne bizi en çok usandıran, yıpratan üç sorunu büyük ölçüde çözdüğümüzü söylüyor Harari: Kıtlık, salgınlar ve savaşlar... Yeni sınırın ‘ölümsüzlük’ olarak belirlendiğini dile getiriyor. Dünya eşi benzeri görülmemiş bir hızla değişirken, değil tek tek bireyler, devletler dahi bu değişimin hızına ayak uyduramazken bugün kurumsal olarak Silikon Vadisi’nde ama yaygın olarak her birimizin bilgisayarları, cep telefonları ve evimizdeki hemen her elektronik alette gördüğümüz bir yeni dalganın, ‘Dataizmin’ hâkimiyeti altında olduğumuza işaret ediyor.
Evet, insanevladı belki ilahvari bir güce ulaşacak; hastalıkları ortadan kaldıracak, yeni gezegenler keşfedecek, bugün için usa sığmaz yapay zekâya sahip robotlar üretecek ama bunun için de bir bedel ödeyecek. İnsanın bildiğimiz anlamda insan olmaktan çıkacağını, birbirine ve sisteme ağlar üzerinden bağlı birer veri olacağını tahmin ediyor Harari. Şu alıntıya özellikle dikkat: “Yaşama gerçekten geniş bir pencereden bakabilirsek tüm sorunlar ve gelişmeler birbirine bağlı üç sürecin gölgesinde kalacak: 1. Bilim tüm toplumu, organizmaların algoritmalar ve yaşamın veri işleme süreci olduğuna ikna eden bir dogma olma yolunda ilerliyor. 2. Zekâ bilinçle yollarını ayırıyor. 3. Bilinci olmayan ama yüksek zekâlı algoritmalar yakında bizi bizden daha iyi bilecek.”
Kısacası, ‘Sapiens’ bir başlangıç değil, sezon finaliymiş meğer. İnsanevladının ikinci sezonu, yani bugüne dair bulabileceğiniz en akıcı şekilde kaleme alınmış entelektüel tartışmalardan olan ‘Homo Deus’, bildiğimiz dünyanın ve insanın sonunda başlıyor. Gideceğimiz yer neresi? Belki de ‘Bir Uzay Destanı’nı değil, ‘Matrix’i yeniden seyretmeliyiz.

HOMO DEUS
YARININ KISA BİR TARİHİ
Yuval Noah Harari
Çeviren: Poyzan Nur Taneli
Kolektif Kitap, 2016
453 sayfa, 34 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR