scorecardresearch.com Benim tüm kadın karakterlerim ‘kara melek’tir Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Benim tüm kadın karakterlerim ‘kara melek’tir

Popüler TV dizilerinde imzası olan senarist Nuran Devres ilk romanı ‘Melek-i Tavus’ta Mardin’den New York’a uzanan bir töre cinayetini gerilim dolu bir tonda anlatıyor. Devres, romanını anlattı.

17.06.2016 01:10

Benim tüm kadın karakterlerim ‘kara melek’tir

Sizi ‘Kara Melek’, ‘Marziye’ gibi popüler TV dizilerinin senaristi olarak tanıdık. Yıllarca senaryo yazdıktan sonra edebiyata geçmeye nasıl karar verdiniz?
Başından beri hedefim roman yazmaktı aslında. Yoğun olarak senaryo yazdığım dönemlerde buna fırsatım olmadı. Sonra uzun zamandır beklediğim fırsatı buldum ve nihayet romanımı yazdım.

Romanınız ‘Melek-i Tavus’u nasıl tanımlarsınız?
Midyat’ın çok yoksul bir köyünde doğan bir Ezidi kızın henüz minicik bir bebekken Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilerek ABD’ye götürülmesi ve burada genç bir kız olduktan sonra sürdüğü akıl almaz hayatı. İstediği her gücü, her şeyi ve herkesi elde etmek uğruna gözünü kırpmadan işlediği cinayetler... Kurbanlarının üstüne basa basa yükselişi ve gücünün doruğuna çıkışı. Bu tam anlamıyla bir gerilim kitabı. İçindeki aşk unsuru da o gerilimin, meydana gelen o korkunç, vahşi olayların itici gücü. Aşk nedeniyle oluyor her şey. Ama olanlar kan donduran cinsten. Gerilim en sevdiğim edebiyat türüdür. Yumuşak öyküler bana göre değil.

Cano’nun öyküsü günümüzün töre cinayetleriyle çok örtüşüyor. Cano gibi aşkı uğruna hayatı elinden alınan kadınlara bu kitap ne diyor?
Elbette gazetelerde hep o türlü haberler okuyoruz, televizyonlarda görüyoruz. Romandaki olaylar da töre ve inanç kaynaklı başlıyor. Kızlarının ‘namuslarına’ leke sürdüğünü düşünüp de ölüm kararı veren aile meclislerini, işlenen cinayetleri ya da intihara zorlanan kızların hikâyelerini hep biliyoruz. O vahşeti gözler önüne sermek istedim. Ve bunu en sert biçimde yaptım. Ama gerçeği fantastik bir fon üzerinde verdim.

Kitabın ana kahramanı Connie New York’ta yaşıyor ve kötücül bir karakter. Connie’yi biraz anlatır mısınız?
Connie bir ölüm makinası. Merhamet, empati, iyilik, insaf, vicdan, adalet gibi kavramların hiçbiri yok Connie’de. Sadece negatif kavramları barındıran biri. Şeytani vasıfları var. Ruhunu şeytana teslim etmiş ve gücünü ondan alan biri. Güce tapan bir seks ikonu. Öldürücü bir çekiciliği var ve bu sayede kurbanlarını elde etmekte hiç zorlanmıyor. Yeri geldiğinde seks olgusunu öldürmek amaçlı kullanabiliyor.

Kitapta saf ve güzel İtalyan garson kız haricinde kadın karakterlerin hepsi biraz gaddar olabilecek tipler. Erkekler ise daha zayıf. Kadınları daha mı tehlikeli görüyorsunuz?
Elbette kadınlar çok daha tehlikelidir. Dizilerimdeki kadın karakterleri de öyledir. ‘Kara melek’tir onlar. Ama meselâ David’in annesi Elaine, onun ortağı olan kadın, Connie’yi evlat edinen Gloria, ev arkadaşı Jill, Ontonella’nın annesi... Bunlar hep iyi kadınlar. Kötü olan elbette en başta Connie, sonra da Cano ve Sultan. Dikkat ederseniz üç kuşak: Anneanne, anne ve kız. Şeytanın üç yüzü. Ben zaten dünyayı aslında kadınların yönettiğini düşünüyorum. Annesinden, karısından ya da sevdiği kadından etkilenmeyen erkek tanımadım hiç.

Ezidiler hakkında sizce neden şimdiye dek bir dizi ya da film yapılmamış?
Buna her zaman hayret ettim. Bu kadar renkli, çarpıcı bir kültür neden kimsenin dikkatini çekmemiş. Özellikle bir film için şahane bir fon. Bu fon üzerine bina edilen bu tür bir filmden olağanüstü bir iş çıkar. Tıpkı ‘Omen’gibi, ‘Shining’ gibi. Dünyanın her tarafında izlenir.

MELEK-İ TAVUS
Nuran Devres
Mona Yayıncılık, 2016
405 sayfa, 22 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR