Basketbol müzesinden tablolar Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Basketbol müzesinden tablolar

Bir başka zamanlardır. Maçlara giderken rakip takıma çiçek götürülür, rakipler çikolata ikram eder. Basketbol maçlarında beraberliklerin olduğu, 3 sayılık atışların olmadığı günlerdir. Bırakın 24 saniye kuralını 30 saniye bile yoktur.

21.03.2016 00:50

ARMAĞAN TUNABOYLU armagantunaboylutr@yahoo.com

Basketbol müzesinden tablolar

Galatasaray, o yılların en önemli kulüplerinden Yugoslav Proleter Zrenjanin’in İstanbul’da yener. Rakip takımın yöneticileri, formsuzluklarını gece kaldıkları Moda semtinde çıkan bir yangın nedeniyle, oyuncuların uykusuz kalmalarına bağlar. Gerçekten de kaldıkları otelin yakınlarında bir yangın çıkmış ve takımın oyuncuları itfaiyeye yardım ederek Moda halkının sevgisini kazanmışlardır.

Adanmak, Türk Basketbolunun en önemli isimlerinden, -hatta efsanelerinden dersek bile abartı olmaz- Yalçın Granit’in basketbol yaşamını anlatıyor. 1932 yılında doğan Yalçın Granit, okuduğu Darüşşafaka’da basketbol oynamaya başlar. Henüz 17 yaşındayken Ali Sami Yen’le tanışması onun tüm yaşamını kökünden değiştirecektir. Galatasaray B takımının en genç oyuncusu olur. Takımda sonrasında unutulmaz filmlere imza atacak büyük usta Ertem Göreç de yer almaktadır.

“Granit, basketbol içi doğmuş bir sporcudur. İdeal basketbol takımı kurmak için onun gibi üç oyuncu bulmak yeterlidir” diyen Fransız antrenör Robert Busnel’in teklifini kabul ederek Fransa’ya gider ve çok başarılı olur. Bu yıllarda, 15 maç üst üste yenip hiç yenilmedikleri, defalarca hezimete uğrattıkları Fenerbahçe de basketbola yatırım yapmaya başlamış ve başa güreşmektedir. Türkiye’ye dönüş kararını vermede Osman Solakoğlu’nun mektubunda yazan şu sözlerin etkisi vardır: “Fenerbahçe bizi yine yendi. Galatasaray’ın sana ihtiyacı var.”

21 yaşında antrenör-oyuncusu olduğu Galatasaray’ı ve basketbol oyunculuğunu 25 yaşında bırakır. Ama her zaman basketbolun kalbinde yaşamaya devam edecektir. Oyunculuğunun ardından, antrenör, menajer, yönetici, eğitmen ve artık başka ne olunuyorsa hepsini olarak hizmet vermeye devam edecektir. Çoğu zaman bu yaptığı hizmetleri beş kuruş para almadan, kimi zaman da cebinden harcayarak Türkiye’de basketbolun gelişmesine ve modernleşmesine vakfedecektir.

Granit’in basketbola adanmış hayatı ilginç olaylarla doludur, mesela öğrencisi Ali Kazaz’a teke tek antrenman vermek için kapıları kapalı olan Kabataş Lisesi’ne duvardan atlayarak girer. Türkiye’de tek kitap bulunmazken dünya basketbol literatüründen tüm kitapları getirtip okur. Orhun Ene hariç herkesle paylaşır. Bu keyifli anekdota girmeyeceğim ama o ve arkadaşları, aile sofralarında bile saatlerce basketbol konuşup tartışırlar. Salonda Mümtaz Aktaş’a “Şu topu al da bir-iki şut at bakalım” der. Ancak gösterdiği yerde top filan yoktur. Afallayan Mümtaz ısrar üzerine yerde top varmış gibi alıp dripling yaptıktan sonra şut atar. Granit defalarca tekrarlatır. “Güzel. Olmadı, bir daha” diye tepkiler verir. Ya da bir maçta tribünden inip soyunma odası koridorlarında koç Tolga Öngören’e rakibini yenmesi için taktik önerir. Videonun henüz tüm dünyada emekleme devresinde olduğu zamanlarda bile bir video edinip oyuncularını kaydedip kendilerini izlettirir. Yine o zamanlarda şimdinin All Star maçlarına benzer bir etkinlik düzenlenmektedir. Yarışmacılar faul çizgisinden altmışar atış yaparlar. 58 isabetle rekor hâlâ Yalçın Granit’indir  Ancak hoş  bir olay da vardır. Basketbol salonunun görevlisi herkes gelmeden ya da gittikten sonra kendi başına antrenman yapmıştır ve o yılın şampiyonu olur.

Basketbolun salonunda, bençinde, bençin arkasında, tribünde, soyunma odasında, koridorlarında, her yerdedir Yalçın Granit. Henüz Basketbol Federasyonu’nun bile olmadığı zamanlarda 25 yaşında oyunculuğu bırakana kadar sekiz yılda 68 milli maça çıkmış, 869 sayı atmıştır. Beyaz Gölge’den önce de var olan Granit, 1960 yılında antrenörlüğünü yaptığı Darüşşafaka’yı birinci ligde, aynı zamanda Beyoğlu Sporu da ikinci ligde şampiyon yapmıştır.

Bir Hayalin Peşinde - Yalçın Granit ve Türk Basketbolunun Hikâyesi – Adanmak, büyük boy ve hayli kalın bir kitap. Ama spora, basketbola, önemli insanların yaşamlarını öğrenmeye ve mücadele etmeye meraklıysanız, bu basketbol ansiklopedisini içer gibi okuyacaksınız. Basketbola adanmış bir yaşamı anlatan kitap tanıtımını Yalçın Granit’in gündelik şikâyeti ile bitirelim: “Bugün ne yapacağız, maç da yok ki?”

ADANMAK
Bir Hayalin Peşinde - Yalçın Granit ve Türk Basketbolunun Hikâyesi
Hazırlayan: Ali Granit
Can Yayınları, 2016
392 sayfa, 25 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963