scorecardresearch.com Ağzı bozuk bir hikâye Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

Ağzı bozuk bir hikâye

Defne Suman da mutsuz ailelerinin kendine haslığından yola çıkıyor.

13.03.2014 01:15

SÜREYYA KİLİMCİ

Ağzı bozuk  bir hikâye

Tolstoy’un ünlü eseri Anna Karenina’nın belki de artık kendisinden de ünlü ilk cümlesi, “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin mutsuzluğu ise kendine hastır” Defne Suman’ın ilk romanı Saklambaç’a da esin vermiş görünüyor.

Arka planda Türkiye’nin tarihsel açmazlarını ve çatışma eksenleriyle güncel olaylarını birlikte ele alarak özellikle gençliğin duygularını, ilişkilerini, özlemlerini, acılarını ve mutsuzluklarını etkileyici bir dille anlatan Defne Suman, hikâyesini kurarken doğrusu bir yoga uzmanı olmasından da iyi yararlanmış. Üniversite eğitimini bitirdikten hemen sonra gönüllü olarak Tayland’a çalışmaya giden yazar burada yoga öğrendikten sonra dört kıtada hayli seyahat etme fırsatını bulmuş. Dünyayı gezerken yaptığı gözlemlerin hikâyesini zenginleştirdiğini söylemeye gerek var mı?

Saklambaç’a dair biraz daha ayrıntı vermek gerekirse şunlar söylenebilir: ABD’nin Oregon eyaletinde bir yılbaşı sabahı, üniversite öğrencisi Eda Kaya, kilitli kaldığı bir çamaşırhane tuvaletinde, alımlı ve güçlü kuzeni Leyla’nın ortadan kayboluşunun esrarını çözmeye soyunur.   

Leyla, Eda ile saklambaç mı oynuyor, yoksa aşkın peşinden mi gitti? Peşinden gittiği aşk, bir erkeğe duyduğu aşk mı, yoksa Allah aşkı mı? Sırra kadem basmadan hemen önce yasak ilişki yaşadığı muhafazakâr işadamı, Leyla’ya zarar vermiş olabilir mi? Leyla ilk defa tecrübe ettiği cinselliği aşk ile mi karıştırıyor? Peki ya inançla? Birdenbire örtünmesinin sebebi Atatürkçü ailesine başkaldırmak mı, yoksa gizli sevgilisi Leyla’yı kapanmaya mı zorladı? Bir gün gizlice Eda’yı da yanına katıp gittiği o mistik tarikat ve üyeleri Leyla’nın kayboluşunda nasıl bir rol oynuyorlar?

Eda ile Leyla, büyükanne ve babalarının Osmanbey’deki tozlu, karanlık apartman dairesi ile paşa dedelerinden kalma Kandilli’deki yalıda büyürler. Katı kurallara sahip büyükanneleri Saliha Hanım için hayatta başkalarının kanaatinden daha önemli bir şey yoktur. Saliha Hanım’ın boyunduruğu altında yetişen kızlar ailelerinin karşılayamadığı anlam ve sevgi ihtiyacını aile hayatının dışında, uyuşturucuda, aşkta, cinsellikte, mistik tarikatlarda arar.

Eda, Leyla’nın gizemli kayboluşunu çözmeye çalışırken önce onunla sonra da kendisi ile kurduğu ilişkinin temel dinamiklerini görmeye başlar. Leyla’nın kendini bulma çabasıyla inanca dönüşü sadece bir başkaldırı değil, aile fertlerinin kuşaklar boyunca içlerinde taşıdığı bir yaraya şifa bulma çabasıdır.

Saklambaç, genç insanların aidiyet özlemlerini anlatıyor.  İnancı kurak bir toprakta yetişen insanların hayatları kuşaktan kuşağa değişse de bir bütüne dâhil olma hasretleri hep aynı kalır. Bu hasret, dört ayrı zaman diliminde, aynı aileden dört kuşağın fertlerinin toplumsal değişimlere paralel çalkantılı arayışlarında, kiminin sorguladığı, kiminin sımsıkı tutunduğu değerleri ya da örtbas ettikleri yaralarıyla şekillenmiş hayatlarında sık sık kendini gösterir.

Eda, mahsur kaldığı dört duvar arasında geçmişiyle hesaplaşırken, iç dünyalarını kasıp kavuran özlemlerin, sadece Leyla ile kendine has olmadığını, benzer acıların ve hayallerin kuşaklar boyunca aktarıldığını sezmeye başlar. Ancak mesele, bu hayal ve özlemlerin kuşaklar boyunca aktarıldığını sezmek ve buna kayıtsız kalmak değil, zincirin son halkası olmayı reddetmektir.

Leyla’nın hikâyesinde kendi hayatını kısıtlayan kalıpları gören Eda’nın içinde, dört duvar arasından kurtulup mutluluğa erişme umudu yeniden doğar...

Defne Suman, ilk romanı Saklambaç’la edebiyat okurunun ilgi ve beğenisini kazanmayı hak ediyor. Umarız yeni romanlarla devamı gelir…

SAKLAMBAÇ
Defne Suman
HitKitap, 2014
400 sayfa, 24 TL.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963

ÇOK OKUNANLAR