scorecardresearch.com Türk Siyaseti Özel Set 5 Kitap ve Tüm Türk ve Dünya Siyaseti Kitapları Radikal Kitap'ta!
Türk Siyaseti Özel Set 5 Kitap

Türk Siyaseti Özel Set 5 Kitap

Yazar : Merdan Yanardağ

Yayınevi : SİYAH BEYAZ YAYINCILIK

Tür : Türk ve Dünya Siyaseti

Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


ERGENEKON VE SOSYALİST HAREKET
BİR ABD PROJESİ OLARAK AKP
TÜRK SİYASAL YAŞAMINDA KADRO HAREKETİ
MEDYA NASIL KUŞATILDI ?
TÜRKİYE NASIL KUŞATILDI?

ERGENEKON VE SOSYALİST HAREKET



Ergenekon operasyonunun ardından kamuoyunda ve sol’da başlayan tartışma, entelektüel ortamda derin bir hesaplaşma niteliği kazanmış durumda. Liberal, ikinci cumhuriyetçi ve İslamcı çevreler tarafından sol’un bir anlamda “demokrasi” sınavına çekildiği bu tartışma, toplumu olduğu gibi sosyalistleri de ikiye bölmüş gibi görünüyor.
Ancak verimli, geliştirici ve uygar bir tartışma ile karşı karşıya değiliz. Sosyalist hareket bir kuşatma ve saldırı altında. Öyle ki, Deniz Gezmiş ve bütün bir devrimci kuşağın neredeyse “Ergenekoncu” ilan edildiği insafsız ve küstah bir saldırı bu...
Üstelik bu tartışma içinden AKP iktidarına meşruiyet üretmek için olağanüstü bir çaba da harcanıyor. Genel olarak sol, “Demokrasi için AKP’yi destelemek” ya da “darbeci” olmak gibi iki yanlış seçenekten birine mahkûm edilmek isteniyor.
Merdan Yanardağ’ın hazırladığı bu kitapta, Ergenekon tartışması dolayımıyla sosyalistlerin darbe, demokrasi, siyasal islam, emperyalizm, bağımsızlık, laiklik, aydınlanma, sınıf mücadelesi, sol’un tarihi ve geleceği hakkındaki görüşleri bir araya getiriliyor. Sosyalistlerin farklılaşan ve ortaklaşan yaklaşımları aynı kitapta sunularak bir karşılaştırma imkânı da yaratılıyor.
Kitapta yer alan Aydemir Güler, Levent Tüzel, Mahir Sayın, Merdan Yanardağ, Sungur Savran ve Haluk Yurtsever imzalı makaleler, elinizdeki çalışma için özel olarak kaleme alındı ve ilk kez yayımlanıyor. Ertuğrul Kürkçü, Ömer Laçiner ve Ergin Yıldızoğlu ise, daha önce yayımlanmış yazılarının bu ortak çalışmada da yer almasını uygun gördüler.
Entelektüel ortamın liberalizm ve milliyetçilik ile lekelendiği bu tarihsel dönemeçte, elinizdeki kitap, bir zihin temizliğinin gerçekleştirilmesine de katkıda bulunacaktır.

BİR ABD PROJESİ OLARAK AKP



Gücünü, kendisini iktidara taşıyan iç dinamiklerden çok, Batı''''dan ABD''''den, daha kapsayıcı bir kavramla ifade edersek eğer, emperyalizmden alan AKP''''yi incelediğim bu kitap, aslında 2000''''ler Türkiye''''sinin de bir öyküsüdür.
Batı''''ya yaslanarak iktidar alanını genişletme stratejisi izleyen AKP''''yi ortaya çıkaran ekonomik, tarihsel, toplumsal ve uluslararası koşullar, bu partinin ideolojik-politik kaynakları, örgütsel yapılanması entelektüel ortamda yaşanan liberal kirlenme, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, AKP, AB ve küreselleşme karşısında aydınların ve solun tutumu, toplumsal ve entelektüel planda yaşanan akıl tutulması, aydın ihaneti, türban tartışması üzerinden yürütülen kuşatma, GOP, ılımlı İslam ABD ve yeni muhafazakarlar neo-con''''lar ile AKP arasındaki derin bağlar, bu kitabın belli başlı temaları arasında yer alıyor.

TÜRK SİYASAL YAŞAMINDA KADRO HAREKETİ




Elinizdeki kitap, siyasal düşünce tarihimizde özgün bir yeri olan Kadroculuk hakkında yapılan ilk ve en kapsamlı çalışması olması bakımından büyük önem taşımaktadır. Birinci baskısının yapıldığı 1988''de hayli ilgi çeken ve tartışmalara yol açan bu kitap, çok sayıda çalışmanın da kaynakçasında yer alan bir referans eser niteliğindedir.

Kadroculuk, kalkınmacı bir "üçüncü yol" arayışının ideolojisidir. Marksizmin yoğunlaşmış milliyetçi bir yorumunun ifadesi olan Kadroculuk, 1960''lı yılların dünyasında yaygınlık kazanan "üçüncü dünya sosyalizmi" gibi akımların da öncüsü olmuştur. Şevket Süreyya ve arkadaşları, ulusal kurtuluşçuluğun ideolojisini yapmak ve Türk Devrimi''ne kuramsal bir temel (inkılabın ideolojisi) hazırlamak istemişlerdir.

Kadro Hareketi''nin en belirgin özelliği, yerli ve özgün bir akım olmasıdır. 1932-35 yılları arasında yayımlanan Yön Hareketi''ne kaynaklık etmiştir. Yöncü''lüğün bir türevi olarak nitelendirilebilecek Milli Demokrakit Devrimi (MDD) Hareketi ise, Kadrocular''dan miras kalan "Sol Kemalizmi" sosyalist harekete taşımıştır.

Sovyet Devrimi sırasında Rusya''da yaşayan Müslüman-Türk halklarına önderlik eden Sultan Galiyev ile Kadro Hareketi arasında bugüne kadar hiç incelenmemiş olan ilginç paralellik, bu çalışmanın önemli konularından biridir.

Dolayısıyla bu kitap, sadece ana teması olan Kadrocuları değil, Kadro Hareketi dolayımıyla Türkiye Sosyalist hareketinin oluşum dönemini ve TKP''yi yaratan dinamikleri; Sovyet Devrimi''nin önde gelen isimlerinden Türkçü/Doğucu sosyalist lider ve fikir adamı Sultan Galiyev ve Galiyevizmi; 1960''lı yıllara damgasını vuran Yön dergisini ve Yön Hareketi''ni inceleyen çalışmalardan biridir.

MEDYA NASIL KUŞATILDI ?




Türkiye medya ortamı, bu ülkede yaşanan iktidar ilişkilerinin, servet kavgalarının, yapısal değişimlerin, çıkar çatışmalarının, sınıfsal ilişki ve çelişkilerin ve tarihsel kırılma noktalarının birebir yansıdığı bir alanı oluşturur.
AKP’nin hükümetinin ABD ve Batı desteğiyle toplumu ve ülkeyi dönüştürme siyaseti, giderek bir darbe karakteri kazanmaya başladı. Bu operasyonun medyayı da kapsaması kaçınılmazdı. Nitekim AKP iktidarı, elindeki mali ve siyasi gücü kullanarak büyük basın gruplarına el koyuyor, bunları yandaş kişi ve gruplara satıyor, bazılarını rehin alıyor ve direnenlere karşı yoğun bir baskı uyguluyor.
Emin Çölaşan’ın Hürriyet gazetesindeki işinden çıkarılması da bu operasyonun bir parçası olarak görülüyor. Elinizdeki kitabın yarısı, Çölaşan’ın 10 Ekim 2007 tarihinde katıldığı, gazeteci Merdan Yanardağ tarafından hazırlanıp sunulan televizyon programının bant çözümlerinden oluşuyor.
Canlı yayımlanan programa, Türkiye’nin en büyük basın grubu olan Doğan Medya Holding’in sahibi Aydın Doğan da katıldı. Aydın Doğan ilk kez böyle bir programa katılıyordu. İktidar ve medya ilişkileri, güç odakları ve büyük sermayenin medya üzerindeki etkileri bu programda otopsi masasına yatırılıyor, basın patronları ve gazeteci ilişkisi bütün yönleriyle sorgulanıyordu.
Programa ayrıca gazeteci Tuncay Özkan, Fatih Altaylı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç ve Cumhuriyet gazetesinden Hikmet Çetinkaya da katıldı.
Kitabın diğer bölümleri, Merdan Yanardağ’ın medya yazıları ve analizlerinden oluşmaktadır. Radikal bir medya eleştirisinin yapıldığı bölümlerde, somut olaylar, kişiler ve olgular üzerinden medyanın ekonomi-politiği, mimarisi, iç işleyişi, açmazları ve muhtemel çıkış yolları ortaya konuluyor.
Merdan Yanardağ’ın bu kitabı, medyada evrensel gazetecilik ilkeleri üzerinden derin bir hesaplaşmaya gerek duyulan bir dönemde, tam da bu ihtiyacı karşılamakta, dahası tarihsel bir belge değeri taşımaktadır.

TÜRKİYE NASIL KUŞATILDI ?



Gerçekleri kesin olarak, ancak olayları yaşayan insanlar bilirler... Fethullah Gülen’in ardından çok konuşuldu. Çok yazıldı, çok çizildi. Ama gerçekler hiç bu kadar gün yüzüne çıkmamıştı. 35 yıl boyunca yanında olan bir insanın ağzından, gizli kalan ne varsa bir gün tek tek anlatılacağını kim bilebilirdi? Halen yurtdışında yaşayan Fethullah Gülen’in amaçlarını, yaptıklarını ve tüm bilinmeyenleri arkadaşı olan Nurettin Veren’den dinlemek, fikirlerinizi derinden etkileyecek!

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963