scorecardresearch.com Sessiz Savaş Seti (4 Kitap) ve Tüm Türk ve Dünya Siyaseti Kitapları Radikal Kitap'ta!
Sessiz Savaş Seti (4 Kitap)

Sessiz Savaş Seti (4 Kitap)

Yayınevi : KRİPTO BAS. YAYIN

Tür : Türk ve Dünya Siyaseti

Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.



İSTİHBARAT TEORİSİ


AMERİKALI DİPLOMATLARIN GÜNEYDOĞU FAALİYETLERİ


HUNLARDAN GÜNÜMÜZE TÜRK DERİN DEVLETİ


MİLLİ BİLİNÇ NASIL KIRILIR?





İSTİHBARAT TEORİSİ




İstihbarat; Türk toplumunda yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, korkulan, sık sık olumsuz anlamlarda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Halbuki, İstihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda ülkemizde yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. “istihbarat” ve “istihbaratçı” kelimelerinin kötü ve korkulur algılanmasının ardında yatan asıl gerçek ise; her hangi bir istihbarat çalışmasını etkisiz hâle getirmek için yapılan, karşı tarafın uyguladığı olumsuz propagandadır. Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askerî nitelikli değildir. Bu tehditler çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, millî güvenlik politikasının temel parçasıdır.
İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan devlet yönetimlerinin ise gözleri bağlı maraton koşan birisinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şeyi bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.
Türk politikacısı, Türk işadamı, sivil ve siyasi karar alıcılar mümkün olduğunca istihbaratçılardan ve istihbarattan uzak bir yaşamı tercih ederler. Karar alma süreçlerinde, istihbarat analizlerinin sonuçlarından mümkün olduğunca az faydalanırlar. Bu tarz davranış şekli karar alma süreçlerinde uygulanan çok tehlikeli ve hatalı bir yöntemdir. Doğru olan ise; bu karar alıcıların, karar verme aşamalarında his ve kanaatlerinden daha çok, kanıt ve analize dayanan bir düşünce ve çalışma yöntemiyle karar vermekleridir. Buda ancak doğru bilgi yeterliliğiyle, yani istihbarat ile elde edilir.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel bir bağlamdan hareket edilerek, istihbaratın tarihî, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ve istihbarat türlerinin yanı sıra “stratejik istihbarat” ve çalışmanın asıl merkezini oluşturan “stratejik analiz yöntemleri” de okura en ince ayrıntıları ile sunulmuştur.
Umarız ki bu eser, ülkemiz insanına olduğu kadar, konuyla ilgili kişi ve kurumlara da fayda sağlayacak bir çalışma olur.


AMERİKALI DİPLOMATLARIN GÜNEYDOĞU FAALİYETLERİ




ABD emperyalizminin ünlü teorisyenlerinden Zbigniew Brzezinski, Avrasya coğrafyasını, “Büyük Satranç Tahtası”nın merkezine oturturken, Türkiye Avrasya’nın en stratejik noktalarından birisinde yer alması nedeniyle büyük kapışmaların odağında bulunuyor. Büyük Ortadoğu Projesi’nin ABD merkezli haritasında “Özgür Kürdistan” olarak adlandırılan yerin Türkiye de dahil olmak üzere 4 devleti parçalaması öngörülüyor. Bu sözde devletin kurulması için yerli işbirlikçilerin büyük çabaları olduğu göze çarpıyor.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilk defa bu kadar büyük bir ihanet çemberi ile sarılmışken, günümüzün Lawrance’larını göz ardı etmemek gerekir. Özellikle diplomat adı altında istihbarat faaliyeti yürüten, bazı iç sorunlarımızı kaşıyan Amerikalılar, adeta bir Kürt devletinin temellerini atmak için ellerinden geleni yapıyor izlenimi vermektedirler. Batman, Mersin, Malatya gibi illerimizde Amerikalı diplomatların direk müdahil olduğu operasyonları öğrenince eminiz ki ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Ayrıca PKK’nın terör eylemlerine destek verenlerden, terörist başını koruyanlara, baro başkanı seçenlerden, sivil toplum örgütlerine müdahale edenlerine kadar birçok Amerikalının dikkat çekici eylemleri nasıl müdahil olduklarını, hatta bazılarının adlarının suikast olarak yorumlanan olaylara nasıl bulaştığını göreceksiniz. İsimleri bazen Elizabeth Shelton, bazen Eric Green, bazen Nicholas Kass, bazen de David Adolph Korn olabiliyor. Ancak misyonları hiç değişmiyor.

Kitabımızda bu faaliyetlerden bazılarına değinmeye çalıştık. Umarız ki, bu kitap ülkemize zarar veren bu faaliyetlerin içinde yer alan, bilinçli veya bilinçsiz kişilerin bir an evvel bu süreci durdurmalarında etkili olur. Atalarımızın, kanlarıyla vatan yaptığı bu topraklar üzerinde oynanan korkunç oyunu öğrenmeniz açısından ilgi göstereceğiniz ümidiyle…


HUNLARDAN GÜNÜMÜZE TÜRK DERİN DEVLETİ




Onların yaşamları da ölümleri de herkesten farklıydı. Ülkelerinin bekası için herkesten farklı görmek, herkesten farklı yaşamak ve ölmek zorundaydılar. Ötüken’de Çin tehdidi altındayken, Anadolu’nun kapılarını açtıktan sonra, üç kıtaya hükmederken, kurtuluş mücadelesini verirken, bölücü terörle savaşırken ve hala…

Kimilerince lanetlendiler, kimileri çetelerle karıştırdı onları, çünkü derin ifadeler sığ bakışlarla anlaşılmaya çalışıldılar…
2500 yıllık devlet geleneğinde onlar hep vardı. Bazen bir kargının ucunda, bazen bir büyük elçiliğin parşömen kokan dip odasında ve daima kapalı kutuydular. Kimse merak etmedi nereden geldiler, neler yaptılar diye?

İşte bu kitap bunu merak eden bir gazetecinin kaleminden çıktı!
Tamamı gerçek, birçoğu bilinmeyen bir gizli servisin asırlar boyu süren tarihi…

Ne zaman bir yerde adı havalı, ismi polisiye romanlarda geçecek kadar bol reyting alan bir çete yakalansa, hemen gazeteci meslektaşlarım tanımı kolay, fakat anlaşılması zor bir manşet atıyorlardı; “İŞTE, DERİN DEVLET !”

Açık söylemek gerekirse, bu manşetler ve sloganlarla çetelerin derin devlet olduğunu kamuoyuna kolaylıkla tanımlayan yazılı ve görsel medya, derin devletin çete olup olmadığını anlayabilmekte ise her zaman sıkıntı çekmiştir.

Derinlik görünmeyen ve bilinmeyen olarak algılanmaktaydı. Onlar, tarih boyunca görünmeyen, bilinmeyen, ama bu milleti seven, bu vatan için hayatlarını ortaya koyan, kişilerdi aslında... Onlar, çeteler ya da tam tersi bir ifade ile kendi menfaatlerini ortaya çıkartarak bazı pis işlere bulaşan kişiler değildi, varsa bile onlarda devlet değildi, olamazdı da…

Bu kitabı okumaya karar verdiyseniz ve içinde çeteleri bulacağınızı düşünüyorsanız şimdiden vazgeçin çünkü üzüleceksiniz.


MİLLİ BİLİNÇ NASIL KIRILIR?




Küreselleşme kendi hedefleri ve menfaatleri doğrultusunda halkları yeniden şekillendirmek amacı ile çok yetkin teknikler geliştirmiştir. Bu süreçte halkların bilinçleri, bilgisayar dili ile ifade etmek gerekir ise, yeniden “formatlanır”. Halklar, küreselleşmenin menfaatlerini kendi menfaatleri zannederler. Aslında yaşanan kanlı savaşlardan çok daha vahşi bir savaştır. Bu savaşta düşmanların vücutları bombalar ve kurşunlarla imha edilerek topraklar ele geçirilmeye çalışılmaz. Bu yeni tür savaşta, halkaların kavramları, düşünceleri, anlam dünyaları; filmler, sloganlar, bilgisayar oyunları, internet, basın ve yayın araçları ile ele geçirilerek, insanların beyinleri ve vicdanları tutsak hale getirilir. Bunu hedef halkların pazarlarının ele geçirilmesi izler. Bu yeni bir sömürgecilik modelidir.

Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, bu yeni savaşın önce teorik çerçevesini özetlemekte sonra bu savaşın gelişimini Türkiye örneğinde anlatmaktadır. Elinizdeki kitap, yeni sömürgecilik ormanına düşmüş her aydın için karanlıktan çıkışta bir yol haritası, âdeta bu savaşın sahra talimnamesi niteliği taşımaktadır.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963