scorecardresearch.com Üç Ekoloji Doğa Düşünce Siyaset 8 - Yeşiller ve Sosyalizm ve Tüm Toplum Hayatı / Toplumsal Konular Kitapları Radikal Kitap'ta!
Üç Ekoloji Doğa Düşünce Siyaset 8 - Yeşiller ve Sosyalizm

Üç Ekoloji Doğa Düşünce Siyaset 8 - Yeşiller ve Sosyalizm

Yazar : Emet Değirmenci

Sayfa Sayısı : 192

Yayınevi : YENİ İNSAN YAYINEVİ

Tür : Toplum Hayatı / Toplumsal Konular

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Üç Ekoloji'nin 8. sayısında ilk kez 'neredeyse' bir özel sayı yapıyoruz. Bu özel sayının konusunun “Yeşiller ve Sosyalizm” olması şaşırtıcı değil elbette. Yeşil hareketin kırk yıllık tarihinde bundan daha çok tartışılmış, hareket içinde bundan daha çok çatışma nedeni olmuş, üzerinde daha çok yazı yazılmış konu azdır. Üç Ekoloji'de bu konuya ilk kez derli toplu eğilmeye karar verdiğimiz zaman ortaya kapsamlı bir dosya çıkacağını biliyorduk. Ama böyle olunca başka pek bir yazıya yer kalmadı.
Dosya yazılarımız dışında sadece olmazsa olmaz iki köşemize yer ayırabildik: Yeşil düşünce klasiklerinde Almanya'nın öncü sanatçılarından Joseph Beuys'un Alman Yeşilleri'nin kuruluş sürecinde önemli yeri olan 1978 tarihli bir manifestosuna yer verdik. Bu sayının büyük “politikadan düşünceye” röportajında ise Türkiye'de çevre hareketinin en eski ve saygın isimlerinden Oktay Demirkan'ı ağırladık. Bu yazılar dışında 8. sayımız tamamen Yeşiller ve Sosyalizm dosyasından oluşuyor.
Dosyanın içeriğine gelince... Öncelikle üç orijinal söyleşiden söz etmemiz gerekiyor. Bu özel söyleşilerin ilkini Türkiye'de “Yeşiller ve Sosyalizm” konusunu ilk kez gündeme getiren ve bu konuda bir de kitap yazan Tanıl Bora ile yaptık. Tanıl Bora 20 yıl önceki durumla bugünün karşılaştırması ve solun yeşil politikayla ilişkisi hakkında zihin açıcı yorumlarda bulundu. İngiltere ve Galler Yeşil Partisi'nin eski eş sözcülerinden Derek Wall kendisiyle yaptığımız söyleşide yeşil bir ekososyalist olarak güncel politikada solla yeşillerin ilişkisi açısından ilginç değerlendirmeler yaptı. Alman Yeşilleri'nin sol kanadından Albert Statz'la yaptığımız söyleşi ise dünyada bu konudaki parti içi ayrışmaların en iyi bilinen örneği olan Alman Yeşilleri'nde yeşillerle sosyalistlerin ilişkisine dair içeriden gözlemlerle dolu: Hem tarihsel, hem de güncel bir bakışla...
Alman Yeşilleri'nin “realo” kanadından Helmuth Lippelt'in yazısını da Albert Statz söyleşisiyle birlikte okumak gerekli. Aynı partinin iki rakip kanadından aynı dönemin değerlendirmesini ardarda okumak dönemi ve yeşil hareket içindeki sosyalizm tartışmasının kökenlerini anlamak için iyi bir şans.
Dosya yazılarımız içinde Robyn Eckersley'in temel öneme sahip “Sosyalizm ve Eko-merkezcilik” yazısını da Ayşem Mert'in, Dilaver Demirağ'ın ve Şadi İdem'in yazılarıyla birlikte değerlendirmek gerek. Yeşil taraftan yapılmış bu kadar detaylı Marksizm (ve ekososyalizm) eleştirileri Türkiye’de bir ilk çünkü. Ümit Şahin'in yeşillerle sosyalizmin tarihsel kesişme noktasının anti-Marksist ve anarşist olduğu iddiasında bulunduğu yazısı da dosyaya yapılan özgün katkılardan bir diğeri.
Üç Ekoloji'nin sosyalizm dosyası her ne kadar ağırlıklı olarak yeşil (ve yeşil ekososyalist) taraftan gelen katkılardan oluşuyorsa da, soruşturma bölümünün de Türkiye'nin bazı önde gelen sosyalist yazar ve aktivistlerinin konu hakkındaki görüşlerini yansıtması açısından son derece ilgi çekici olduğunu düşünüyoruz. Soruşturma bölümü dosyamızı bir tür diyaloğa dönüştürüyor.
Türkiye'de yeşil politika ilk kez daha çok sosyalistler tarafından savunuldu, yeşil düşünce de sosyalistlerin başlattığı bir tartışma olarak gündeme geldi. Üç Ekoloji'nin ilk sayısında Melih Ergen Türkiye'de yeşillerin en önemli eksiğinin Marksizmle hesaplaşmasını tamamlamaması olduğunu söylemişti. Bu görüşün bir dönem için belirleyici olduğu aşikar. Ama biz bugün yeşil düşüncenin sosyalizm karşısında savunmada olduğu fikrine katılmıyoruz. Tam tersine bugün zeminini kaybetmeye başlayan sosyalist ve Marksist akımların yeşil düşünceyle ve yeşillerin ortaya koyduğu politik gündemle hesaplaşması gerekiyor.
Dünya ve insanlık nihai bir yol ayrımında. Ekolojik yıkım artık bir öngörü değil. Yeşiller son kırk yıldır sömürü, mülkiyet ve paylaşım sorunlarının ötesine geçip bu yıkımdan kurtulmak için yeni düşünceler ve politik araçlar geliştiriyorlar. Geçen yüzyılı belirleyen sosyalist fikriyatın yeşil düşünce karşısında kendini yenilemesi bile yeterli olmayabilir artık.
Üç Ekoloji'nin bu özel sayısı böyle bir iddianın dışa vurumudur.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963