scorecardresearch.com Tarih ve Uluslararası İlişkiler Boyutuyla Ermeni Dosyası ve Tüm Tarihi Olaylar Üzerine Araştırmalar Kitapları Radikal Kitap'ta!
Tarih ve Uluslararası İlişkiler Boyutuyla Ermeni Dosyası

Tarih ve Uluslararası İlişkiler Boyutuyla Ermeni Dosyası

Yazar : Şenol Kantarcı

Sayfa Sayısı : 376

Yayınevi : IQ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK

Tür : Tarihi Olaylar Üzerine Araştırmalar

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Bazıları, tarihçiden geçmişi baz alarak bugünü açıklamasını veya savunmasını, hatta bugünü haklı çıkarmasını bekler. Başkaları ise, tarih içerisinde kimliğin asıl kökenlerini ve hatta geleceğin anahtarını arar. Lucien Febure''ın "Geçmişi geleceğin bir fonksiyonu olarak düzenlemek" olarak sunduğu görüşü, tarihçinin toplumsal işlevinin ne olması gerektiği bağlamında düşünüldüğünde otantikliğini "bilimsel"olduğu resmen onaylanmış olmaktan alan bilgi şeklinde, topluma karşı bir sorumluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Gelinen noktada, acaba tarihçi toplumun beklentileriyle ve kamunun dikkatiyle yüz yüze mi gelmiş oluyor? Yine tarihçi olayları boş vermek, kendi rolünü genellikle eleştirel olarak veya yurttaşlık ve ahlaki rol ile harmanlayıp bir yol gösterici çizgi oluşturmak durumunda mı kalıyor? "Ermeni sorunu tarihsel bir konudur. Bırakın tarihçiler çözsün" görüşünde. "kentin tescilli bilgesi"''olarak nitelendirilen tarihçi ne yapacak? Böylesi bir durum, çözümü ortaya koyan bir görüş olmakla beraber oldukça da zor bir iş, çünkü tarihçiden yerine getirilmesi istenilen çok şey var. Özellikle, konuyla ilgili olarak gerek Türk tarihçilerinden gerekse Ermeni tarihçilerinden -"bırakın sorunu tarihçiler çözsün" bağlamında- yerine getirmesi istenilen ve birbiriyle çelişen iki misyon arasında sıkıştığı düşünülürse "kentin tescilli bilgesi" ne yapacak? Bir taraftan kendisini, toplumun zihnindeki mitoslardan ve kolektif hafızadaki deformasyonlardan korumak -böylece tarihçi birbiriyle çelişen iki misyonu da kanıtlarla ve mantıkla desteklenen bu unsurları, onların gizemlerini bozan bir söylemle yan yana getirmek zorunda kalacak- diğer taraftan da bilgiyi oluşturan ve yayan kişi olarak, tarihsel bilincin ve aynı çağda birlikte yaşadığı insanların belleğinin oluşmasına katkıda bulunmak durumunda kalacaktır. Bir başka sorun ise, "tarihçinin, üzerinde çalıştığı konuya gözlüğünün veya önünde durduğu bir pencerenin çerçevesi ile bakması mı gerektiği" konusudur. Tarihçi, gözlüğün veya pencerenin çerçevesi içerisine sığan manzara ile mi değerlendirmesini yapacak? Çerçevenin dışında kalan ve incelenen olayla bağlantısı olduğu muhakkak olan diğer manzara ve manzaraları görmeyecek mi? Elbette ki, toplumun, kendisine yüklediği sorumlulukla bilgiyi oluşturan kentin tescilli bilgesi muhakemesini eksiksiz olduğunu düşündüğü şekliyle ortaya koymaya çalışacaktır. İşte kamuoyunun tarihçiyi sık sık bir hâkem ve otorite olarak çağırmasının, onun konumunu geçmişle gelecek arasında bir aracı olarak görmesinin nedeni budur /-bu mudur? .

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963