scorecardresearch.com Bizans'tan 20. Yüzyıla Türk Yahudileri ve Tüm Tarih Kitapları Radikal Kitap'ta!
Bizans'tan 20. Yüzyıla Türk Yahudileri

Bizans'tan 20. Yüzyıla Türk Yahudileri

Yazar : Naim A.Güleryüz

Sayfa Sayısı : 240

Yayınevi : GÖZLEM GAZETECİLİK

Tür : Tarih

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


…1993 yılında, “Türk Yahudileri Tarihi” başlıklı kitabımda, Türklerle Yahudilerin bu vatanda 700 yıllık ahenkli beraberliğini tanıtma ve kamuyu bilgilendirme amacıyla daha evvel yazmış olduğum yüze yakın makalemi derlemiştim. Amacım okuyucuya, Bizans’tan başlayıp 19. yüzyılın sonuna kadar uzanan uzun ve yoğun bir dönemi anlatan, akademik olmasından çok, herkese hitap edebilecek ve rahatlıkla izlenebilecek bir metin sağlamaktı. Aradan geçen 18 yıl içinde konu derin ilgi uyandırmış, Osmanlı ve Cumhuriyet arşivleri ve diğer kaynaklarda araştırmalar yapılarak yayınlanmış, üniversitelerimizde yüksek lisans ve doktora tezi olarak irdelenmiş, özetle konu kamuoyuna mal olmuştur.
Ancak buna rağmen, bu konuyu genel bir kuş bakışı ile sunacak kapsamlı eser yok gibidir. Bu sebeple, mevcudu çoktan tükenmiş kitabın, aradan geçen süre zarfında elde ettiğim yeni bilgiler ışığında ekleme ve genişletmelerle, yeni baskısını sunmaktayım…



Nâzım Hikmet’in şiirinde söylediği gibi, Uzak Asya’dan dört nala gelip, Akdeniz’e bir kısrak gibi uzanmadan evvel, bu topraklar boş değildi elbette. Birçok kadim kültüre ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasında, yüzyıllardır yaşayan başka kavimler, ırklar, milletler yer alıyordu. Selçuklular ile birlikte başlayan Anadolu’ya girme ve yayılma sırasında karşılaşmıştık o milletlerle ilk önce. Bugün her ne kadar ‘azınlık’ olarak anılıyor olsalar da, biz burada yok iken onlar vardı. Kayseri, İzmir, Hatay, Trabzon, Erzurum, Mardin, Diyarbakir, İstanbul’da… Her yerde! Yakın tarihimizde birçok hadise var ki, yıllardır üzerine konuşulmadığı için bugün üzerini toz kaplamış görünse de, biraz eşelendiği vakit insanların keyfini kaçırır. ancak yıllardır uluslararası siyasette yahut iç siyasette düzenli olarak karşımıza çıkar ve birileri hiç utanmadan, birçok şeyi reddeder! Şimdi onların neler olduğunu saymaya gerek yok elbette. Fakat, sözünü edeceğimiz iki kitap söz konusu olayların öznelerine ışık tutacak yayınlar arasında yer alıyor. İstanbullu Rum bir ailenin ferdi olan Sula Bozis’in kaleme aldığı İstanbullu Rumlar, bu kitapların ilki. Bozis bilhassa, Pera-Beyoğlu odaklı olmak üzere, yüzlerce yıl İstanbul’da yaşamış, şehrin kimliğini ve çehresini oluşturan bir milletin tarihsel monografisini anlatıyor. Önce Pera’nın oluşum tarihini kısaca anlattığı kitabında daha sonra Pera-Stavrodromi Rum Cemaati’nin kiliselerini, eğitim kurumlarını ve derneklerini anlatıyor Bozis. Kitaptaki en renkli kısmı ise “Gündelik Yaşam” başlıklı bölüm oluşturuyor. Bankerler, doktorlar, avukatlar, mimarlar en meşhurlarından olmak üzere anlatılıyor. Şapkacısından terzisine, pastanesine kadar şehrin gündelik hayatını ana hatlarıyla belirleyen İstanbullu Rumların en karakteristik yönlerini aktarıyor. Kültür kurumları ve basını da anlattıktan sonra İstiklâl Caddesi’nin fotoğrafını çekiyor bize Bozis. Artık masallarda kalmışcasına uzak gelen hikâyelerle… Naim A. Güleryüz ise Bizans’tan 20. Yüzyıla Türk Yahudileri isimli çalışmasında, önce bir yanlışı düzelterek işe başlıyor. Yaygın ve yanlış kanının aksine, Yahudilerin Anadolu’ya 14-15. yüzyılda gelmediğini, yüzyıllar öncesinden beri buralarda bulunduklarını belirtiyor. Sonrasında ise Bizans’tan 19. yüzyıla, deyim yerindeyse Osmanlı’nın son yıllarına ve Yahudi Cemaati’nin belki de altın yıllarına kadar getiriyor tarih çalışmasını. En ünlü ve etkili Yahudi ailelerini tek tek anlatıyor Güleryüz. Daha çok Osmanlı tarihine paralel anlattığı çalışmasında mezarlıklardan senagoglara, resmi ferman kayıtlarındaki ‘cemaat’ değinilerinden hastanelere, kültürel yaşantıdan yaşanan tüm olaylarda Yahudi cemaatinin rolü veya olaylardan nasıl etkilenildiğine dair ayrıntılı bir envanter çıkarıyor. Üzerinde çok fazla konuşmadığımız ve bu yüzden fazlaca soru işareti barındıran konulara dair, aydınlatıcı çalışmalar. Bu toprakların birer mozaik olduğuna inanan inanmayan herkesin okuması gerek.

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963