scorecardresearch.com Picasso - Hayatı ve Düşünceleri (Hayali Söyleşiler -2) ve Tüm Söyleşi - Röportaj Kitapları Radikal Kitap'ta!
Picasso - Hayatı ve Düşünceleri (Hayali Söyleşiler -2)

Picasso - Hayatı ve Düşünceleri (Hayali Söyleşiler -2)

Yazar : Neil Cox

Sayfa Sayısı : 116

Yayınevi : KOLEKTİF KİTAP

Tür : Söyleşi - Röportaj

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Bu kitabın amacı, 20. yüzyılın en ünlü ressamı ve modern sanat tarihinin en üretken, en yenilikçi ressamlarından Pablo Picasso'yu, sadece sıradışı zekaya sahip bir adam olarak ete kemiğe büründürmek değil, aynı zamanda okuyucuyu Picasso'nun eserlerine yeni baştan bakmaya heveslendirmektir.

Ölümünün üzerinden çok zaman geçmesine rağmen, Pablo Picasso'nun sanat dünyasındaki devasa gölgesi varlığını sürdürüyor. Onun sanatını tanımlamak için sıklıkla "değişken" kelimesi kullanılıyor; bir üsluptan diğerine ustalıkla geçmesi dehasının ispatı olarak görülüyor. Bazılarına göreyse icat yeteneğinin arkasında, derinlik eksikliği yatıyor. Sadece dehası ile değil, özel hayatı ve politik duruşu ile de dikkatleri çeken Pablo Picasso'nun stüdyosunda geçen ve günler süren bu hayali söyleşiyi bir solukta okuyacaksınız. Şimdi arkanıza yaslanın ve Picasso'nun sanat hayatındaki çekişmelerin sürükleyici anılarını, gizli aşk ilişkilerini, aldatılan eşlerini ve dünya çapındaki büyük ününün sonuçlarını okumanın tadını çıkarın.

"Ressam retinanın gerçekliğinin ne kadar ötesine geçerse, o kadar gerçeklik duygusuna yaklaşır."

Okuyucuya not:

Hayali Söyleşiler, dünyayı değiştiren, onu anlamamızı sağlayan önemli isimlerle tanışmak veya onları yeniden keşfetmek isteyenlere keyifli bir okuma sağlamak amacıyla hazırlandı. Bu söyleşiler tamamen hayal ürünü olsa da biyografik gerçeklere dayanıyor.

Söyleşiler, kurgu bir Pablo Picasso ile hayali bir muhabir arasında geçiyor.

Serinin devamında ise Freud, Einstein ve Shakespeare okuyucusu ile buluşuyor.



Şimdiye kadar, hangi alanda olursa olsun, insanlık tarihine geçmiş isimlerin haylatlarını, görüşlerini anlatan onlarca kitap okuduk. Bunların kimisi fazla yüzeysel ve ticari kaygının önde olduğu yayınlardır, diğerleri de o kadar ciddidir ki, işin uzmanı bile eline alırken çekinir. Daha en başta, bu “büyük” adamların ne yaptığını, ne yapmak istediğini, sözlerindeki derin anlamları anlayamayacakmışız gibi seslenirler bize. Oysa ciddiyetten ölmenin âlemi yok değil mi. Doğru içerik, nitelikli bilgi, keyifli bir anlatım ve ticari kaygının geri planda olduğu; eğlenceli olduğu kadar ciddi bir yayın yapmak gayet mümkün. Bu kadar iddialı konuşmamın sebebi basit; Kolektif Kitap tarafından Türkçeye aktarılan yeni “Hayali Söyleşiler” dizisi sayesinde böyle konuşuyorum. Dizinin Türkçede yayımlanan ilk iki kitabı Freud ve Picasso’ya ayrılmış. Einstein ve Shakespeare de sıradaki isimler. Kitaplar aynı biçimde hazırlandığı için bir arada anlatmalı. Hayali Söyleşiler, insanlık tarihine geçmiş, dünyayı daha iyi anlamamızı sağlayan bilim ve sanat insanlarını ve neler yaptıklarını daha yakından öğrenmek için hazırlanmış. Önce ele alınan ismin kısa ama detaylı bir biyografisini okuyoruz, sonra ise kavramlar ve söyleşiler geliyor. Picasso’yu ele alalım. Picasso’nun hayatında, eserlerinde, sanat anlayışında ve kendi söylemlerinde sıklıkla karşımıza çıkan ölüm, hayat, kübizm, nesnelere yaklaşım, üslup, koleksiyonculuk, politika, kadın… gibi “kilit” kavramları ele alıyorlar önce. Bir paragraflık bu bölümlerde, bu isim-kavram ilişkisi bilimsel kaynaklar üzerinden özetlendikten sonra hayali söyleşiye geçiyoruz. Bu söyleşiler isimsiz ve hayali bir gazeteci ile yapılıyor olsa da, Picasso veya Freud’un cevapları tamamen biyografik ve kayıtlı gerçeklere dayanıyor. Örneğin kübizm konusunda Picasso’nun sanat tarihine geçmiş açıklamalarındaki cümlelerini okuyoruz. Freud da aynı kurguyla hazırlanmış. Kelimenin tam anlamıyla, insanlık tarihini değiştiren bu büyük bilimadamının derslerinde ve eserlerinde ele aldığı bütün kavramlar ve hayatındaki önemli isimler derli toplu olarak karşımıza çıkıyor. Cinselliğin kökenleri, Oedipus, konuşma terapisi, rüyalar, kadınlar, ölüm arzusu ve mutluluk; Dora, Jung. Bu kadar “ağır” kitaplar, hiç böyle keyif vermemişti diyeceksiniz…

Çağlayan Çevik

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963