scorecardresearch.com Takıntılı Aşklar ve Tüm Psikoloji Kitapları Radikal Kitap'ta!
Takıntılı Aşklar

Takıntılı Aşklar

Yazar : Zehra Erol, Funda Güdücü Sağır

Sayfa Sayısı : 203

Yayınevi : TİMAŞ YAYINEVİ

Tür : Psikoloji

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.

Aşk, her yaştan, her tabakadan insanın hayatında çok önemli bir yer işgal eden bir duygu. Cemal Süreya’nın deyişiyle, “en büyük sayrılık, en büyük sağlık” olan aşk, hayatımızın tadı tuzu. Ama tadında acılık da yok değil. Yüzyıllardır aşkla ilgili birçok şey yazıldı, söylendi. Kimi aşkın acısından, kimi hüznünden dem vurdu. Kimi yaşadıklarını şiire döktü, kimi roman yazdı. Leyla ile Mecnun’un, Kerem ile Aslı’nın, Ferhat ile Şirin’in aşkı dilden dile dolaştı. Dilden dile dolaşan aşk öykülerinin yanı sıra, sıradan gibi görünen hayatlarda da birbirinden ilginç aşk öyküleri var. Toplum tarafından bilinmeyen aşk öyküleri de, bilinenler kadar etkileyici ve çarpıcı. Çünkü aşk insanın tüm varlığını etkileyecek kadar güçlü bir duygu. Uzman Psikolog Zehra Erol ve Uzman Doktor Funda Güdücü Sağır, bırakın patolojik durumları, olağan seyrinde bile kimi zaman kişiyi psikolojik desteğe ve yardıma muhtaç bırakan aşk yaşantılarını yazdılar. Âşık bir insanın neler yaşadığını anlayabilmek için, psikolojik, nörolojik ve biyolojik boyutuyla aşkı anlattılar. “Takıntılı Aşklar”, “aşk nedir?” sorusuna cevap verdikten sonra, aşkın anlamını, yaşını, yaşanışı, aşka eşlik eden diğer duyguları, kadınların ve erkeklerin aşka farklı bakışlarını ele alıyor ve aşkın nörobiyolojisini anlatıyor. Böylece aşk ile takıntılı düşünce arasında nasıl bir benzerlik olduğunu somut olarak görebiliyoruz. Aşk mı Takıntı mı?Âşıkların bitmek bilmeyen tekrarlayıcı nitelikteki düşünce ve yorumlarının kendilerini ve karşılarındaki kişiyi yorduğunu biliriz. İşte bu, bir takıntının göstergesidir. Takıntı hastalarının serotonin düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Hatta obsesif kompülsif bozuklukla aşk arasında serotonin farklılığını karşılaştıran bir çalışmada, takıntı hastalığı olan ve tedavi görmeyen kişilerle âşık olan kişilerin serotonin düzeyi, sağlıklı bireylerden oluşan kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur. Bu deney, romantik aşk ile bedensel serotoninin düşük seviyesi arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koyar. Çünkü aşk saplantı haline geldiğinde, beyindeki serotonin dengesi bozulur. Bu yönüyle aşk ve takıntı arasında ciddi bir benzerlik vardır. “Takıntılı Aşklar”, birer aşk patolojisi olarak görülen aşk yaşantılarının yanı sıra, başka psikiyatrik sorunların kişilerin aşk yaşantılarını nasıl etkilediğini de konu ediyor. Kişilik bozukluklarını, bunların seyrini, farklı kişilik bozukluğu olan kişilerin aşkı nasıl yaşadığını ele alan yazarlar, kitapta sık sık mesleki pratiklerine başvurup örnek hikâyeler anlatıyorlar. “Takıntılı Aşklar”, her ne kadar ismiyle ve konusuyla aşkın daha ziyade sayrılık olan kısmına odaklansa da, okuyucuya sağlıklı bir ilişkinin nasıl olması gerektiği konusunda da ufuk açıcı bilgiler sunuyor. Sağlıklı aşkla hayatında olumlu değişiklikler görülen kişilerin yanı sıra, aşkıyla başa çıkamayan, sevdiğini de kendisini de mutsuz eden kişilerin öykülerini okumak, onları tanımak ve anlamak adına yol gösterici oluyor.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963