scorecardresearch.com Avrupa - Miras, Meydan Okuma, Vaat ve Tüm İnceleme Kitapları Radikal Kitap'ta!
Avrupa - Miras, Meydan Okuma, Vaat

Avrupa - Miras, Meydan Okuma, Vaat

Yazar : JAN BERTING

Sayfa Sayısı : 320

Yayınevi : NÜVE KÜLTÜR MERKEZİ

Tür : İnceleme

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Günümüz Avrupa’sı ciddi bir karamsarlık içindedir. Her ne kadar bu karamsarlığın nedeni, 2009 yılından itibaren acı yüzünü başta ABD olmak üzere, Avrupa üzerinde de hissettiren küresel mali kriz olsa da, asıl kriz demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü prensiplerinde yaşanmaktadır. Başka bir ifadeyle, Avrupa’nın beşiklik yaptığı Aydınlanma ve demokratik devrimlerin birer uzantısı olan hoşgörü, çokkültürlülük, kültürel çoğulculuk, karşılıklı anlayış ve dayanışma parametreleri demokrasi anlayışının gerisine düşmektedir. Bu durum tekno-ekonomik gerilemeden daha vahim sonuçları olan bir olgudur. Bu olgunun altında, Avrupa’ya gerçekleşen ve bundan sonra artarak devam etmesi kaygıyla beklenen göç olgusudur. Göçün altında yatan ana korku ise, bu olgunun Avrupa değerlerine ters düşen kültürlere sahip insanları kıtaya taşıdığı kanaatidir. Bu kanaat; farklılıklara hoşgörü, çokkültürlülük, kültürel çoğulculuk, karşılıklı anlayış gibi değerlerin erozyona uğramasına ve eşit vatandaşlık anlayışı yerine ayrımcılığın, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının esas alınmasına yol açmaktadır. Bir de buna karar alma süreçlerine halkların katılamadığı, Birlik düzeyinde aidiyet hissinin zayıfladığı, ortak Avrupa kimliğinin oluşturulamadığı, Anayasa’nın 2007 Lizbon Anlaşması’nın temel ilkelerinden ibaret kaldığı, dar ufuklu ve tutucu liderlerin inhisar altına aldığı, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasının ve buna bağlı bir ortak dış politikanın geliştirilemediği ve demokrasi kısıtının had safhaya ulaştığı bir Avrupa tablosu eklendiğinde, artık Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör olma idealinin bir hayal haline geldiğini açıkça söyleyebiliriz. Tüm bu gerçekler ışığında bu kitap, Avrupa’nın ortak değerlerini, kimliğini, kolektif sembolleştirme ve temsiliyet problemini tarihsel, sosyolojik ve politik boyutlarıyla ele almaktadır. Bu çözümlemeler çerçevesinde bütünleşme süreci ve politikaları masaya yatırılmakta ve özellikle müzakereci bir ülke olarak Türkiye’nin üyeliği Avrupa değerleri, özgünlüğü, kültürü, uygarlığı, kimliği, ortak mirası ve çeşitliliği bağlamında sorgulanmaktadır. Buna ek olarak, modernleşme ile Avrupalılaşma konseptleri karşılıklı bir mukayeseli analize tabi tutularak modernleşmenin yarattığı zıtlık ve çelişkiler; bireyselleşme, bireycilik, kolektif kimlik kavramları çerçevesinde tartışılmaktadır. Burada asıl üzerine odaklanan konu; günümüzde Türkiye’yi de kıskacı altına alan kimlik politikaları, kolektif kimlik talepleri ve bu taleplerin yaratabileceği riskler, gerek Avrupa toplumları ve gerekse uluslar arası ilişkiler bağlamında irdelenmektedir. Tam da bu noktada modernleşme ile modernleşme ideolojisi – ki Avrupa için tehdit olarak algılanmaktadır - arasındaki ayrıma dikkat çekilerek, bu ideolojinin insanları yanlış istikametlere taşıyacağı varsayımından hareketle, rasyonel dünyaya, piyasa ekonomisine ve bilimsel ve teknolojik gelişmeye uyuma hapsedilmiş bu ideolojinin gerçek bir kolektif kimlik ve sembolizasyon oluşturamayacağı yargısına varılmıştır. Ki bu yargı, Türkiye’nin müzakere çerçeve belgesinde açıkça ifade edilmese de, üyelik sürecini olumsuz yönde etkileyen görünmeyen bir parametredir. Son olarak, Avrupa’nın meydan okumasına imkan verecek, ümit vadeden bir gelecek perspektifi ve projeksiyonu çizmek için zemin oluşturacak alternatif kolektif kimlik modelleri sunulmuştur. Neticede elli yıllık geçmişiyle Avrupa Birliği’nin pek çok başarıya imza attığı, bu görece kısa zaman diliminde umulandan daha fazla etkinlik ve etkilik

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963