scorecardresearch.com Faşizmin Ve Sosyalizmin Sosyo-Politik Kökenleri ve Tüm İdeolojiler Kitapları Radikal Kitap'ta!
Faşizmin Ve Sosyalizmin Sosyo-Politik Kökenleri

Faşizmin Ve Sosyalizmin Sosyo-Politik Kökenleri

Yazar : Doç. Dr. Hüsamettin İnaç

Sayfa Sayısı : 248

Yayınevi : MKM YAYINCILIK

Tür : İdeolojiler

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


İnsanlık tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edebileceğimiz Endüstri Devrimi gibi güçlü bir sosyal devinimi getiren büyük olaylar, tarihte belki ilk defa insanlığı toplumlar halinde birleştirmiştir. Bu birleşme beraberinde büyük bir şehirleşmeyi, mesleki farklılaşmayı, işbölümünü, yeni üretim ve tüketim ilişkilerini, kısaca yeni bir dünyayı getirmiştir. Bu yenidünya kendine özgü kurumları ve bu kurumların şekillendirdiği toplum tiplerini oluşturmuştur. Örneğin Endüstri Devrimi’nin en somut öğesi olan fabrika kurulmuş, onun etrafında bu fabrikada çalışan insanlardan oluşan bir yerleşim birimi ve aynı mekanı, aynı işi ve kısaca aynı sosyal şartları paylaşan insanların oluşturduğu yeni bir bilinç doğmuştur. İşte bu köklü, kitlesel ve ani dönüşümü anlama, anlamlandırma ve genel kurallara bağlama fonksiyonunu o günlerde yeni yeni filizlenmeye başlayan sosyoloji bilimi üstlenmiştir. Aslında bu bilim dalı kökleri itibariyle hiç de yeni değildir. Öncelikle felsefenin oldukça geniş alanında boy gösteren sosyoloji, bu belirsiz ve uçsuz bucaksız alanı sınırlandırmak ve somut, gözlem ve deneye dayanan, mantıksal çözümlemelere imkan tanıyan yeni bir çehre kazanmak ister. Bunu yapmanın tek yolu da çağın getirdiği pozitivist ve evrimci anlayışın da yönlendirmesiyle matematik ve fizik gibi fen bilimlerinin metodolojilerini sosyolojiye uygulamak olmuştur. Öyle ki bu dönem daha önceki entelektüel birikimin sorgulandığı ve yeni sentez ve analizlere ulaşıldığı bir zaman dilimidir. Teknolojinin hızla geliştiği, bilimin hayatın tüm alanlarına hakimiyetini kurduğu ve adeta zamanın önceki yüzyıllara göre baş döndürücü bir hızla döndüğü bu alışılmadık çağ, kendine özgü sosyologlarını da ortaya çıkarmıştır. Bu dönem sosyologları; içinde bulundukları toplumları inceleyerek genel toplumsal kanunlara ulaşmaya çalışmışlar, aynı zamanda diğer toplumların da geniş analizlerini yaparak aradaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyma çabasına girişmişlerdir.
Karl Marx (1818–1883) ve Vilfredo Pareto (1848-1923) biri 1850’lerden sonra gelişmeye başlayan sosyal devlet anlayışının etkisinde kalarak görüşlerini oluşturan, diğeri ise 1914’te başlayan Dünya Savaşı sonrası köklü bir değişim geçirerek farklı bir mecraya doğru akan sosyal trendi bizzat yaşayarak bir öncekinin öngörülerini test etme imkanına erişen iki sosyolog. Her ne kadar benzer olaylara tanıklık etmeseler de 19. Yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’nın siyasi ve sosyal konjonktürünün oluşturduğu atmosferi birlikte teneffüs eden bu iki fikir adamı, fikri açıdan birbirini takip eden ve aralarında öncekinin eleştirisine dayalı fikirler bütünün getirdiği ve güçlü bir sebep-sonuç zincirine bağlı bir devamlılıktan dolayı özellikle incelenmiştir.
Çalışmamız içindekiler, giriş ve bibliyografya kısımları dışında üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde inceleme konusu yaptığımız ilk sosyolog olan Marx’ın hayatı, eserleri, düşüncelerinin oluşumuyla beraber kullandığı metodoloji ve temel kavramları içeren sosyoloji anlayışı ve temel sosyal kurumlara ve sosyolojinin temel parametrelerine yaklaşımını değerlendirdik. İkinci bölümde ise sosyolojisini Marx’ın teorilerini çürütme üzerine kuran ve bundan dolayı Marx’ la karşılaştırdığımız ünlü İtalyan sosyologu Pareto’yu, mümkün mertebe kurmaya çalıştığımız paralel başlıklarla tanıtmaya çalıştık. “Karşılaştırma ve Sonuç” başlığını taşıyan üçüncü bölümde bu iki sosyologu başta metodolojik açıdan olmak üzere insana ve topluma bakışları açısından karşılaştırdık. Bu karşılaştırmayı yaparken sosyal yapı, sosyal değişme, sosyal tabakalaşma ve sosyal bütünleşme gibi sosyolojinin en temel parametrelerini ana kriterlerimiz olarak kullandık.
Yukarıda kısaca temas ettiğimiz benzerlikleriyle Pareto’nun eleştirel kitabı Sosyalist Sistemlerde somut bir şekilde dile getirilen farklılıkları bir araya getirdiğimizde ortaya tezimizin temel varsayımları çıkmaktadır:
i.      Marx ve Pareto’nun yaşadıkları dönem ve içinde yaşadıkları toplumlar arasında yapısal ve konjonktürel benzerlikler mevcuttur.
ii.    Her iki düşünürün benzer parametreler üzerinde farklı çözümlemeler yapmaları, içinde yaşanılan sosyal ortamdan değil, sahip olunan farklı sosyolojik perspektiften kaynaklanmaktadır.
iii.  Her iki sosyolog da makro konuları işleyen ve genel teorilere ulaşma amacına yönelen klasik sosyologlar kategorisine dahil edilebilirler.
iv.   Pareto ve Marx her ne kadar hayatları boyunca ideolojilere hiç hoş gözle bakmasalar da ölümlerinden sonra düşünceleri ideolojilere mal edilmiş ve her ikisinin düşünceleri de toplumun ideolojik sınıflara ayrılmasına yol açmıştır.
v.     Toplumlara ve sosyal kurumlara bakış açılarını göz önüne aldığımızda Marx, daha idealist ve iddialı bir yaklaşımla toplumları kolayca değiştirebileceğini savunarak ulaşılması zorunlu nihai bir hedef göstermiştir. Pareto ise bilimde kaçınılmazlık ve zorunluluğu reddederek toplumları değiştirmenin ve insanların kalıplaşmış yapılarına nüfuz etmenin imkansızlığına inanmış ve insanlığın varabileceği nihai bir hedefin olmadığını savunmuştur.
vi.   Marx sosyolojisini üretim ilişkileri üzerine kurarken, Pareto kuramını yönetim ilişkilerine dayandırmıştır.
Bir tarafta ölümünün üzerinden bir asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen henüz yeterince anlaşılamamış, düşüncesinin niteliği konusunda kendi takipçileri arasında bile bir uzlaşmaya varılamamış, ancak büyük bir insan kitlesinin ilgisini çekmeyi ve günümüzde de etkisini sürdürmeyi başarmış ünlü Alman sosyologu Karl Marx, diğer tarafta Türkiye’de hak ettiği üne henüz kavuşamamış olmasına rağmen, entelektüel dünyada getirdiği özgün yorumları, kendinden önce hemen hiç kimsenin eğilmediği psikoloji ağırlıklı, kapalı kavramlardan oluşan karmaşık sosyolojisi ve topluma karamsar ama gerçekçi bakışıyla özgün bir yere sahip olan Pareto bulunmaktadır. Özgünlükleri, engin ve kuşatıcı bilgi alanları ve kuramsal birikimleri pratiğe aktarmalarındaki başarılarıyla dikkati çeken bu iki sosyologu gerektiği gibi anlatabilmek ve sosyolojileri arasında karşılaştırma yapabilmek çok güçlü bir sosyoloji birikimi gerektiren bir uğraştır. Bu açıdan çalışmamız bir yüksek lisans tezinin sahip olabileceği kapsam ve iddia çerçevesinde bu konuda çalışmak isteyenlere bir fikir verebilir ve bir başlangıç noktası olabilirse amacına ulaşmış olacaktır.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963