scorecardresearch.com Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu ve Tüm Güncel-Genel Konular Kitapları Radikal Kitap'ta!
Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu

Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu

Yazar : Valerie Solonas

Sayfa Sayısı : 92

Yayınevi : SEL YAYINCILIK

Tür : Güncel-Genel Konular

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Kaleme aldığı manifesto kadar “Andy Warhol’u vuran kadın” olarak da tanınan Valerie Solanas, küçüklüğünden itibaren patriyarka karşısında yaşadığı her şeyden politik sonuçlar çıkartmış ve Manifesto’da ifade etmiş. Aile, baba, akıl hastalığı ve cinsellikle ilgili yazdıklarında bu açıkça görülür.
Kadınların yaratılıştan noksan, zayıf ve aşağı oldukları asırlardır iddia edilir. Valerie bunu eğlenceli bir biçimde ters yüz etmiş ve doğal, bilimsel! politik sonuçlarına götürmüş; eğer bir cins eksikse, bu eril olandır ve öyleyse onların bertaraf edilmeleri gerekir.
Bu manifestonun “kadın erkek çoğumuzun, kadın kalbinde yattığına inanmak istemediğimiz bir intikam ateşini dillendirdiği” söylenir.



Frankfurt okulu filozoflarından Walter Benjamin, aşağı yukarı “kültür endüstrisinin egemen olduğu günümüz toplumunda sanat eserleri orijinalliğini yitirmiş, aura’sı bozulmuş ve sanat ürünleri çoğaltılarak değersizleştirilmiştir,” derken acaba sanatta Andy Warhol gibi bir kırılma noktasının olacağını ne kadar öngörmüştü. Pop-Art’ın kurucularından olan ve serigrafik baskı ile sanat tarihinde devrim yaratan Andy Warhol, Factory adını verdiği atölyesinde sanat tarihi kadar, müzik (The Velvet Underground and Nico) ve sinema tarihine de önemli etkilerde bulunmuş bir isimdir. Başta New York olmak üzere tüm dünyada ‘60’lardan itibaren pop kültüre yön vermiş, bizzat kendisini de bir pop kültür olarak öne çıkarmıştır. Factory’ye gelen sanatçılar, porno film yıldızları, fahişeler, uyuşturucu müptelaları, müzisyenler, aktörler Warhol’u pop’un hamisi durumuna getirmiştir. Tabi bunu sanat-müzik eleştirmenleri ve bizler söylüyoruz. Oysa durum hiç de öyle değilmiş. Andy Warhol Felsefesi isimli kitabında Warhol kendisiyle ilgili her şeyi açıklıyor. Her zamanki alaycılığıyla A’dan Z’ye değil, A’dan B’ye kadar sanatını, yaşantısını, düşüncelerini, özetle tüm felsefesini aktarıyor. Aşk, güzellik, şöhret, iş, zaman, ekonomi, atmosfer (sanat), başarı, hattâ iç çamaşırlarına kadar her şey hakkında fikirlerini dile getiriyor Warhol. “Yalnız kalmak istemediğimde dünyanın en yalnız insanıydım, bir süre sonra ise yalnız kalmak istedim ve bunu bir türlü sağlayamadım,” diyen Warhol, en başta “bir şeyi artık istemez olduğumuzda ona sahip olacağımızı” dile getiriyor. Warhol’dan alıntı yapıp herkesin 15 dakikalık şöhretini değerlendirmeye almak işin kolay tarafı. Zor olansa bunu Warhol gibi gerçekten haketmiş olmak. Birçoklarınca eleştirilen bu pop-deha’nın nasıl çalışkan ve her yerden kendine bir şey biçtiğinin ispatı önemli bir kitap.

Warhol’un Factory’sinin birbirinden farklı müdavimleri olduğunu söylemiştik. Günümüz feminist söyleminin güçlü dayanak isimlerinden birisi Valerie Solanas da Warhol’un çevresindeki isimlerdendi. Henüz 13’ünde zorla evlendirilmiş ve 15 yaşında evden kaçmak zorunda kalmış Solanas, New York’ta para karşılığı insanlarla birlikte olurken, yanından ayırmadığı tek şeyi daktilosuydu. Boş vakitlerinde “feminist” tiyatro oyunları yazan Solanas’ın asıl eseri ise Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu’dur. Kaleme aldığı metni “bir bakması için” Warhol’a veren ve daha sonra geri istediğinde, atölyedeki dağınıklık yüzünden kaybolduğu cevabını alan Solanas buna dayanamamış ve Warhol’u vurmuştu. Bu olaydan sonra daha çok “Andy Warhol’u vuran kadın” (1968) olarak tanınan Solanas, bu önemli manifestosunda erkeklerin tamamen yok edilmesi ve sadece kadınlardan oluşan bir toplum kurulmasını dile getiriyor. Bu kesin söyleme sahip metni sadece bir feminist manifesto olarak değil, aynı zamanda bir sanat eseri ve toplum eleştirisi olarak da okumak gerek. Andy Warhol ve şürekasını daha iyi anlamak için iki başucu kitabı. Yazının sonunda başta Andy Warhol Felsefesi’nin çevirmeni Elif Gökteke’nin ve haliyle Ayşe Düzkan’ın hakkını vermek gerek, zira gerek sanat açısından gerek sosyoloji ve felsefe açısından bu metinlerin hakkını vererek çevirmek herkesin harcı olmasa gerek.

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963