scorecardresearch.com Açlık ve Emperyalizm ve Tüm Güncel-Genel Konular Kitapları Radikal Kitap'ta!
Açlık ve Emperyalizm

Açlık ve Emperyalizm

Yazar : Mustafa Kaymakçı

Sayfa Sayısı : 282

Yayınevi : İLKİMOZAN YAYINLARI

Tür : Güncel-Genel Konular

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Yaşamakta olduğumuz günlerde, Emperyal kapitalizmin ürünü olan endüstriyel tarımın özellikle dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun yaşadığı üçüncü dünya ülkelerinde, insanlığı doyurma ve istihdamı sağlayabilme noktasında da önemli zaafları olduğu gözlemleniyor. Anılan sonuç nasıl ortaya çıktı?1980’li yıllara değin dünya, iki kutbun yönlendiriciliğindeydi. Bir yanda reel sosyalizm, bir yanda Emperyal kapitalizm ve kurumları dünyayı şekillendiriyordu. Emperyal kapitalizm, anılan yıllara değin özellikle çevre ülkelerinde köylülüğü, bir başka deyişle küçük üreticiliği destekleme politikalarını sürdürdü. Ancak temel amacı, özellikle çevre ülkelerinde ortaya çıkabilecek toplumsal muhalefetin devrimci hareketlere dönüşümünü engellemek, daha doğrusu onları düzenin sınırları içinde kalmalarını yönlendirmekti.
Bununla birlikte, Emperyal kapitalizm, 1980’li yılların sonlarından itibaren tarımda izlediği politikaları terk etmeye başladı. Bu dönüşümde iki önemli etken rol oynadı. Bunlardan birincisi, reel sosyalist sistemin baskısını ortadan kalkmasıydı. İkincisi de tarımda özellikle Batı’da endüstriyel tarımın geldiği noktaydı. 1980’li yıllara değin tarım ürünleri ithalatçısı olan Batı, Ar-Ge ile geliştirdikleri yeni teknolojiler ve olağanüstü destekler aracılığıyla tarımda da gereksinimlerin çok üstünde tarımsal ürün ve girdi stoklarına ulaştılar. Sözü edilen stokların eritilmesi, Batı için varlıklarının sürdürülmesi açısından yaşamsal bir zorunluluk durumuna geldi. Bu nedenle çevre ülkelerinin pazarlarını ele geçirmek için diğer sektörler de olduğu üzere yeni-liberal politikalar devreye sokuldu. Bu amaca yönelik olarak, tarım ürünlerinde Dünya Borsa Fiyatları’nı, çevre ülkelerin altına düşürdüler, damping yaptılar, ancak bunları yaparken de kendi iç pazarlarını korumak için her türlü önlemi aldılar. ABD Eski Dışişleri Bakanı Kissenger “Petrolu denetlersen ulusları, gıdayı denetlersen insanları denetlersin. Gıda silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir.” demedi mi?
Yeni liberal politikalarla çevre ülkelerinde; •Küçük üreticiliği destekleme politikaları terk edilmeye başlandı. •Köylülük mülksüzleştirme sürecine sokuldu, işletmelerin dev kapitalist işletmelere dönüştürülmesi doğrultusunda girişimlere hız verildi.• Bu yolla kırsal nüfusun azaltılması da gündeme sokuldu. Ancak, endüstriyel tarım, insanlığı doyuramadı ve istihdamı sağlayamadı.
Şimdi de bunları yaratan Emperyal Batılılar, açlığı karşı yardım çığırtkanlığı yapıyorlar. Üstelik büyük olasılıkla kendilerinin tüketmedikleri gıdaları açlık çeken ülkelere gönderiyorlar. Buna Timsah Gözyaşları denir. Bilirsiniz, timsah yediklerini sindirmek için gözyaşları dökermiş.
Aslında Türkiye de gıda egemenliğini yitirmiş durumdadır. Bu nedenle gıda egemenliği, yalnızca kırsal kesimin, köylülerin değil, bütün yurttaşların, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olarak gündemdedir. Çünkü sağlıklı gıdaya erişim bir insanlık hakkı. İşte, “Açlık ve Emperyalizm” başlıklı kitap dünyada ortaya çıkan açlığın gerçek nedenlerini kamuoyuna ve ilgililere aktarmak amacıyla, konularında uzman yurtsever ve insan sever aydınlar tarafından kaleme alındı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963