scorecardresearch.com Batılılaşma ve Türk Edebiyatı ve Tüm Edebiyat Tarihi Kitapları Radikal Kitap'ta!
Batılılaşma ve Türk Edebiyatı

Batılılaşma ve Türk Edebiyatı

Yazar : Ali Budak

Sayfa Sayısı : 616

Yayınevi : BİLGE KÜLTÜR SANAT

Tür : Edebiyat Tarihi

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Osmanlı yöneticileri, XVIII. asrın başlarında, askerliğe, bilime ve tek¬nolojiye dair yeniliklere yönelirken, farkında olmadan, hayatın her alanında ve sanatta Batılılaşmaya da kapı aralamışlardır.
Böylece, hem fizik hem estetik bir değişim süreci, aynı zamanda başlamıştır.
Bin yıldır içinde yaşanılan kültürden bir başka kültüre geçilmektedir. Ne var ki, sanatın, özellikle edebiyatın akşamdan sabaha değişmesi söz konusu değildir. Bir yaşama üslûbunun ifadesi olarak edebiyat; dünden bugüne, bugünden yarına, duraksız bir yolculuktur.
Öyleyse, Tanzimat’tan sonra ortaya çıkan edebiyat, eğer “yeni” ise, sürecin, muhakkak, daha öncesinin olması lazımdır. Bu durumda; edebiyatla Batılılaşma arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıdır ve “yenileşme”, şimdiye kadar söylenegelenden çok daha erken bir dönemde başlamıştır.
“Batılılaşma ve Türk Edebiyatı”, bir bakıma, bu düşüncelerin izinin sürülmesinden doğmuştur. Kitapta, Batılılaşmanın ilk somut belirtilerinin görüldüğü XVIII. yüzyıl başlarından yeni bir dünya görüşünün ve edebiyatın ortaya çıktığı XIX. yüzyıl ortalarına kadar geçen yaklaşık 150 yıl; “Uyanış”, “Yenileşme”, “Batılılaşma” adlarını taşıyan üç ana bölüm halinde incelenmektedir.
Lale Devri’nde, Avrupa’ya ilgiyi elle tutulur kılan en önemli yenilik Türkçe matbaanın kurulmuş olmasıdır. Sihirli makine, bütün imkânsızlıklara rağmen, cılız da olsa, Türk aydınlanmasının ilk ışığını yakmıştır. Yüzyılın sonunda, Fransız Devrimi’nin armağanı ise, “gazete”lerdir. Türk gazeteciliği, özellikle, siyasal bir muhalefetin ortaya çıktığı 1860 sonrasında, modernleşmenin en önemli aracı olmuştur. Edebî manifestolar, kanunların bile önüne geçmiş; Batılılaşan Türkiye’nin ilk liderleri politikacılar değil, aynı zamanda birer gazeteci ve fikir önderi olan şairler ve yazarlar arasından çıkmıştır.
Edebiyat açısından daha önemlisi, Tanzimat devri nesrinin nüvesi, gazetelerin sayfalarında belirirken, istikrarlı bir şekilde hafifleyen bu dilin, gazeteleri adeta birer halk mektebine dönüştürmüş olmasıdır. Başta tiyatro ve roman olmak üzere çağdaş türlerin yurda girmesinde ve yayılmasında en büyük rol de gazetelerindir. Kitapta, Müteferrika Matbaası ile birlikte gazetelerin Yeni Türk Edebiyatı’na doğru oynadığı bu çok özel rol üzerinde de, yepyeni yaklaşım ve değerlendirmelerle, ayrıntılı olarak durulmaktadır. Tabii, iki bakış açısı, daima muhafaza edilmiştir. Birinci açıda, devletin siyasal konumu ve onunla birlikte farklılaşan toplumsal yapı yer almaktadır. İkinci açıda ise, bu siyasal ve sosyal zeminde oluşan edebiyat...
Esasen, edebiyat; insan, edebiyat; hayat değil midir?..

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963