scorecardresearch.com Cogito Sayı:63 - Dünya Gözüyle Futbol ve Tüm Edebiyat Dergileri Kitapları Radikal Kitap'ta!
Cogito Sayı:63 - Dünya Gözüyle Futbol

Cogito Sayı:63 - Dünya Gözüyle Futbol

Yazar : Kolektif

Sayfa Sayısı : 264

Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları

Tür : Edebiyat Dergileri

Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


3 aylık düşünce dergisi cogito’nun Yaz 2010 sayısı Futbol üzerine...
“Dünya Gözüyle Futbol” başlıklı dosya, “güzel oyun”un toplumsal yapıyla, yaşamla, siyasetle benzerliklerine ve bunların futbol sahasındaki izdüşümlerine eğilen; cinsiyetçilik, milliyetçilik, siyaset, sosyal adaletsizlik, ırkçılık, müzik ve futbol ilişkisini ele alan yazılardan oluşuyor.
Bu özel sayıya Tanıl Bora, Kıvanç Koçak, İlker Aktükün Barış Karacasu, Doruk Yurdesin, Özgür Dirim Özkan, Selçuk Candansayar, Hande Birkalan-Gedik, Tunca Arslan, Gülengül Altınsay, Tan Morgül yazılarıyla, Turgut Yüksel çizimleriyle katkıda bulundu. Sayıda ayrıca Antonio Negri’nin futbol üzerine bir yazısı, felsefenin Maradona’sı Jacques Derrida’nın futbol sevdası üzerinden bir okuma ve David Inglis ve John Hughson tarafından kaleme alınmış “Güzel Oyun ve Gündeliğin Proto-Estetiği” başlıklı bir yazı var.



Kulaklarda duyma bozukluğuna sebep olan Vuvuzela sesleri, izleyenlerde sinir bozukluğuna sebep olan “yorumcu” yorumları, bahisçilerin sürekli yatan kuponları, bir ay boyunca yüzde yüz başarı gösterip yine de mükellef bir sofraya malzeme olmaktan kurtulamayacak ahtapotuyla bir turnuvayı geride bıraktık. Futbolla doğrudan ilintili olan hiçbir şeyden bahsetmediğimizi fark etmişsinizdir. Çünkü artık dillere pelesenk olmuş “endüstriyel futbol” dünyanın en çok izlenen uluslararası etkinliğini bu hale getirdi. Daha önce de favoriler elenmiş, Kara Kıta’dan bir ülke inci gibi parlamıştı. Daha önce de hakem hataları oyunun kaderini etkilemiş, oyuncular veya antrenörler polemiğe girmişlerdi. Daha önce de final maçları az göllü bitmişti, ancak sanki bunlar ilk defa olmuş gibi tekrarlanıp durdu. İşin “spor” yönünü o kadar unuttuk ki, sponsorların etkisiyle meseleye sadece “eğlendirsinler bizi” diye bakar olduk. Memleketimizden birileri futbolun farklı yönlerini hatırlatmak için bir araya gelmişler neyse ki…

Yapı Kredi Yayınları da üç aylık düşünce dergisi Cogito Yaz 2010 sayısını geride bıraktığımız Dünya Kupası dolayısıyla futbola ayırmış. Yerli ve yabancı toplam 24 “oyuncu”dan oluşan kadrosunda; Kıvanç Koçak’tan David Inglis’e, Tanıl Bora, Osvaldo Soriano’dan Hande Birkalan-Gedik’e, Özgür Dirim Özkan’dan Cevat Çapan’a, Antonio Negri’den Gülengül Altınsay’a pek çok önemli isim yer alıyor. Dünya Kupası vesilesiyle bir araya gelen kadro, futbolun unutulan güzelliklerini, sosyal meselelerdeki kilit konumunu, kadınların ne kadar futbolun içinde olup, ne kadar dışarı itildiğini, Hatice’nin neticeden neden daha güzel olduğunu ele alıyor. Tanıl Bora “Diyarbakırspor” özelinden futbolun etnik yapısını ve yine özellikle Diyarbakır’da neler yapılabileceğine dikkat çekerken, Antonio Negri bütün milliyetçi dönüşümüne rağmen neden Forza Milan diye bağırdığını anlatıyor. Her yazıda futbola özel dikkat yönelteceğiniz sayıda, Tan Morgül ve Turgut Yüksel’in “Futbol İlahi Bir Tombaladır” yazısı tüm kötülükleri özetlerken, Tunca Arslan “ofsaytta kalan” bir taraftarı aktarıyor: Tribünde not alan, adının Mehmet Şen olduğunu öğreneceğim adamla o sırada yeniden karşılaştım. Gözle görülür biçimde üzgündü. Doğrudan doğruya bana hitaben, “olacak şey mi abi, fark atacağımız takıma yenildik,” diyerek az önce biten maça dair muhabbet etmek istediğini tüm samimiyetiyle belli etti. Cebinden çıkarıp gösterdiği, ricam üzerine bende kalmasına razı olduğu kağıdın iki tarafına notlar almış. Şöyle şeyler yazıyordu: ‘Bunlara bana göre çok fark atarsınız’, ‘Necati Ateş, hertirik yapar, yıldızlaşır’, ‘İki kanat çok zayıf, buradan vurun, sağ kanatı otoban yaparsınız’… Neticede yenilgiden kendisini sorumlu tutuyordu Mehmet Şen, karşılığında tek kuruş para almadığı, bazen eşofman veriyorlar, dediği gönül uğraşını o hafta için gereğince yapamadığı kanaatindeydi.

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963