scorecardresearch.com Ayraç Dergisi Sayı 8 ve Tüm Edebiyat Dergileri Kitapları Radikal Kitap'ta!
Ayraç Dergisi Sayı 8

Ayraç Dergisi Sayı 8

Yayınevi : AYRAÇ YAYINLARI

Tür : Edebiyat Dergileri

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Matbaanın icadı, yazılı kültürün demokratikleşmesi, herkesin "yazılı" bilgiye erişebilmesi adına bir dönüm noktasıydı. Gutenberg, ilk olarak İncil basmaya başlamıştı. Avrupa''da elden ele dolaştı, Gutenberg''in İncil''i. Din adamlarının tekelinde olan "kutsal bilgi", bir anda herkesin kullanımına sunulmuştu. Romanlar, şiirler, gazeteler... Ve manifesto çağı başlamış oldu. Bilginin kolay erişilebilir olmasının, tekeli kırdığı ve belli iktidarları sona erdirdiği muhakkak. Fakat bütün bu "yazının demokratikleşmesi" sürecinden çıkardığımız bir başka ders, eleştiri imbiğinden geçmeyen bilginin, anlam üretmekten çok anlam tüketmeye başlamasıydı.
Edilgen okur, bir süre sonra yazının şekillendirdiği bir dünyanın figüranı olmaya mahkûm edilmişti. Flaubert''in Madam Bovary''si Paris''in görkemli yaşantısını, aristokrasinin şaşaalı hayatını okuduğu romanlardan öğrenmişti. Tutku, bir kelimeydi her şeyden önce. Sayfanın üzerinde beliriyordu ve içine çekiyordu. "Ah kelimeler ve onlara inanmanın saadeti..." diyecekti Ahmet Hamdi Tanpınar yıllar sonra. Yazının bu kısa serüveni, anlamlılığın da serüveniydi bir süre için. Anlamlar, kelimelerle ifade ediliyordu ve harfler bir dilin imkânları arasında en derli toplu olanlardı.
Matbaanın icadının üzerinden geçen onca senede, müzik ve resim gibi başka türlü "dil" imkânlarının da demokratikleşmesi gerçekleşti. Adorno ve Horkheimer''ın etraflıca anlattığı "kültür endüstrisi" boy atıp serpildi. Artık her yanda resimler, sesler, harfler... Semboller ve anlamlar matbaada olduğu gibi, seri üretime geçtiler. Artık her yerden o görüntüler fışkırıyordu. O anlamlar, her köşe başında beliriyordu. Böyle olunca, anlamsızlaşıyorlardı. Görüntüler de, yazılar gibi bir doygunluğa ulaşıyor ve sonunda içi boşalan kavramlara dönüşüyordu. Edilgen okur, edilgen izleyiciye dönüşüyordu. Tam bu noktada, aslında "okunuyordu" her şey: Çünkü her şey "metin"di.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963