scorecardresearch.com Etme, Külliyat-ı Şems-i Tebrizi Güldestesi ve Tüm Din Kitapları Radikal Kitap'ta!
Etme, Külliyat-ı Şems-i Tebrizi Güldestesi

Etme, Külliyat-ı Şems-i Tebrizi Güldestesi

Yazar : Mevlana Celaleddin Rumi

Sayfa Sayısı : 96

Yayınevi : EOS YAYINLARI

Tür : Din

Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevî’den sonra en önemli manzum eseri Külliyat-ı Şems-i Tebrizî ya da Divan-ı Şems olarak bilinen Divan-ı Kebir’dir. Bu divana Divan-ı Şems denmesinin nedeni Mevlânâ’nın birçok gazelin sonuna kendi ismi ya da mahlası yerine Şems-i Tebrizî ismine yer vermiş olmasıdır. Rubailer dışında yaklaşık 36360 beyit içeren Divan-ı Kebir az sayıda Arapça, Türkçe ve Rumca şiirler içermekle birlikte Farsçadır.
Divan-ı Kebir’de okuyucu, şair ya da bilge Mevlânâ’nın ötesinde bir aşk ve söz eri ile karşı karşıya kalır. “Âşıklar içinde akıllı olma” diyen Mevlânâ’ya göre aslolan aşktır ve aşk insanı belki de aklın hiç götüremeyeceği yerlere erdiren gizil bir güçtür. Yine Mevlânâ’ya göre tene bürünmüş bir can olan insan her şeyiyle bir düşünce sürecinden ibarettir ki gerisi deri ve kemiktir.
Bu kitap Mevlânâ’nın “etme” redifli gazellerinden doğmuş Farsça, Arapça, Türkçe 80 gazel ve kasideden oluşan bir Divan-ı Kebir seçkisidir. Seçkiye ismini veren“etme” redifli gazel 1992’de Türkçe’ye tercüme edilmiş 2000 yılında internet ortamına aktarılmıştır. Daha sonra şiirin yaygınlık kazanarak beğenilmesi üzerine mütercim bu türden tercüme çalışmalarını derleyip “etme” adı altında bir kitaba dönüştürmüştür. Kitapta söz konusu şiirin kafiyeli ve kafiyesiz olmak üzere iki çevirisine yer verilmiştir. Bir kaynakçanın da yer aldığı kitapta şiirlerin tercümesi manzum olarak ölçülü ve kafiyeli yapılmış, tercümeler Abdülbâki Gölpınarlı tercümesi başta olmak üzere diğer tercümelerle karşılaştırılmıştır.
Geleneksel şiiri şiir yapan ölçü, kafiye ve rediftir. Etme şiirinin yanı sıra bu seçkinin çevirisi geleneksel şiirin bu üç temel öğesine dayanmaktadır. Bu özellik ayrıca ses uyumunun yanı sıra şiirleri gizli birer ezgiye çeviren eski yeni kelimelerin oluşturduğu doku ve örgüyle desteklenmiştir. Tercümede hece ölçüsü kullanılmış ve hecelerin asıl şiirlerdeki hecelerin sayısıyla aynı olmasına özen gösterilmiştir. Aynı şekilde kafiyelerin de genellikle Mevlânâ’nın kullandığı kafiyelerle uyumlu olmasına özen gösterilerek imkânlar ölçüsünde aynı redifler kullanılmıştır. Beş "etme" redifli gazelin yer aldığı kitapta Mevlânâ’nın bazı Türkçe ve Arapça beyit ve şiirlerine de yer verilmiştir. Bu arada Türkçe beyitler Mevlânâ’nın ağzından çıktığı şekliyle, olduğu gibi bırakılmıştır.

duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
başka bir yâr başka bir dosta meylediyorsun etme
sen yad eller dünyasında ne arıyorsun yabancı
hangi hasta ciğerliyi yar kastediyorsun etme
sen bizden kendini çalma şu ellere doğru gitme
çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
ey ay felek harap olmuş alt üst olmuş senin için
bizi böyle harap böyle alt üst ediyorsun etme
ne diye sözler verirsin ne diye yemin edersin
sen yemini işveleri siper ediyorsun etme
hani o verdiğin sözler hani verdiğin vaatler
sen sözleri vaatleri ihmal ediyorsun etme
ey makamı varın yokun tüm makamların üstünde
varlık sahasını öyle ne terk ediyorsun etme
ey cennetin cehennemin emrinde olduğu kişi
bize cenneti cehennem sakar ediyorsun etme
şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
şu şekeri zehir ile sen bir ediyorsun etme
canım dağlandı ateşte yandı ama yetinmedin
benzim sarartıp hicranla solgun ediyorsun etme
sen yüz çevirecek olsan karalar bağlar ay gamdan
ayın tutulması için neler ediyorsun etme
kurur dudağımız solar solup kuruyacak olsan
gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
aşıkları akledecek baş edecek gücün yoksa
akla öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
hastana tatlı vermezsin tatlı bir yüz göstermezsin
sen böyle hastanı beter heder ediyorsun etme
harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
sen hırsızlığa değersin hırsız ediyorsun etme
başkaldır ki arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığı ile ne meşk ediyorsun etme

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963