scorecardresearch.com Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı ve Tüm Deneme - İnceleme Kitapları Radikal Kitap'ta!
Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı

Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı

Yazar : Necati Tosuner

Sayfa Sayısı : 128

Yayınevi : TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI

Tür : Deneme - İnceleme

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Necati Tosuner, yazarlığının 50. yılında SUSMAK –nasıl da yoruyor insanı– ile unutulmak için geriye itilmiş, hatırlanınca insanın yüreğini çatlatacak gibi çarptıran olayları ve duyguları aktarıyor. Yazar, Kasırganın Gözü’nde başlattığı, hayalindeki dinleyiciyle cevapsız, uzun, kendi kendine bir konuşmayı yeni romanında sürdürüyor.
İlk öyküsü 1963 Şubat’ında yayımlanan yazarın ilk kitabı Özgürlük Masalı 1965’te çıktı. 1977 yılında ise ilk romanı Sancı.. Sancı... yayımlandı. Her yapıtında içtenliği ve harikulade dil ustalığı öne çıkan Necati Tosuner, defalarca pek çok ödüle layık görüldü.
Sıkıntıyla inen bir akşamdan korktuğun gibi ürpertilerle içten içe titreşerek beklediğin bu güz sonu, üzünçlerden damıta damıta yoğunlaştırdığın geçmiş.. yaşanılmış –ve çoğu da yaşanılmadan geçmiş– o buruk sevinç –damıtılmış üzünçlerin var kıldığı sevinç– gücünü zorladığın sınırlardan artık hep geride kalmayı alışkanlık edinmeye başlamış olan o ağır aksak.. o yorgun yıkık.. o esrik tökez.. o tık yine, tık yine sürüklendiğin boğulma, acıtmayan, korkutmayan ve merak ettiren o boğulma, yanağında genişlemeyi sürdüren kabarık ve düz koyu lekenin kapsama alanı içinde çok gerilerde yitmiş olan ve bir gün görüleceği beklenilen dudak üstü tüylenmede dolaşan dil ucu…



Susmak isimli romanında yapacaklarını, daha 2008’de yayımlanan ‘Kasırganın Gözü’nde ‘avaz avaz’ duyurmuştu Necati Tosuner. Kasırganın Gözü’nde camın kenarında bir koltuğa sinmiş, zaman zaman nefretle, zaman zaman sevgiyle gördüklerini ‘dillendiren’ bir anlatıcı vardı. Hattâ bacaklarında hiçbir rahatsızlığı olmamasına rağmen, dizlerine battaniye sermiş bir anlatıcı adeta. Kimi zaman sıktığı yumruğunu dizine vurarak susturulmuş hiddetini göstermek için vardı o battaniye orada. Ancak çok dikkat edersek görebileceğimiz. ‘Kasırganın Gözü’nde derinden duyduğumuz kısa, kesik kesik bağırışlar ‘Susmak’ta artık duyma eşiğimizi aşacak kadar yükseliyor. Bir çınlama hissediyoruz anlık! Sonrası büyük bir sessizlik. Anlatıcı dizlerine, susturucu niyetiyle serdiği battaniyesini kaldırıp atmış bu kez. Evin içinde volta atıyor adeta. İçinden konuşuyor. Kendi kendine düşünüyor. Anlatıcı değil düşünücüye evriliyor deyim yerindeyse. Ama düşündüğü her şeyin uğultusu bizim kulaklarımıza geliyor. Kitabın adında patlatıyor havai fişeği Tosuner. ‘Susmak’ın hemen altında devam ediyor… Hakikaten, ‘Susmak ne kadar da yoruyor insanı!’ Aza indirgeme sanatı olarak tanımlanır şiir. En aza indirgenmiş haliyle… Tosuner, şiirlere kök söktürecek, en aza indirgenmiş romanı yazmış ‘Susmak’ta. Onun öykülerini bir dönem, “bireysel ve karamsar” sözleriyle eleştirmişlerdir. Evet. Bireysel ve karamsar. Ama bu kadar toplumsal bir roman da okumadılar, şimdiye kadar. Dipten gelen bir sarsıntı gibi her bölüm ve cümlesi. Birbiri ardına, birbirinden şiddetli artçılar. Tam ortalardan bir cümle örneğin: “Güzeldi, çünkü bir genç tanırdım o zamanlar -karanfil çiğnerdi. Çünkü kız öpmeye heveslenirdi hep -gerçekleşmeyecek olsa da… Öyle işte… Bir genç tanıdım bir zamanlar: Boşa çiğnenmiş karanfil kokardı ağzı. Boşa çiğnenmiş karanfil kokuyor şimdi Türkiye.” Şimdiye kadar böyle bir cümleyle anlatılamadı Türkiye! Kendisiyle de kıyasıya dalga geçiyor Tosuner. ‘Haydi oradan seni kambur’ diyor, düşünücü anlatıcıya. Anlatıcı da yazara “Ey kam-bur-luk” diye bağırıyor sonra. Tüm sükûnetiyle kulağımızı uğuldatırken, bir önceki romanda dizine indirdiği yumruğunu boşluğumuza vuruyor, yine kısacık cümleleriyle. “Göçmen kuşlara bağırmak geliyor insanın içinden: ‘Gelmeyin!’ Çünkü yanlış yere geliyorlar. Eskiden göçtükleri yer değil burası. Yakında kalmayacak kuşlara da özgürlük.” Sözleriyle atılmış çığlığın öncesini ve sonrasını bir an evvel okumalısınız.

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963