scorecardresearch.com Klasikleri Niçin Okumalı? ve Tüm Deneme - İnceleme Kitapları Radikal Kitap'ta!
Klasikleri Niçin Okumalı?

Klasikleri Niçin Okumalı?

Yazar : Italo Calvino

Sayfa Sayısı : 292

Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları

Tür : Deneme - İnceleme

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


Dünya edebiyat tarihine yalnızca bir yazar olarak değil, edebiyat üzerine düşünceleriyle de damga vuran İtalya’nın “kalem sincabı” Italo Calvino’nun, hayatının değişik dönemlerinde kendisi için büyük bir önemi olmuş yazarları, şairleri, bilim adamlarını ağırladığı Klasikleri Niçin Okumalı? kitabı ilk kez Türkçede...
Öncelikle Stendhal’i severim, çünkü yalnızca onda bireysel ahlaki gerilim, tarihsel gerilim, yaşam atılımı bir bütün oluşturur: Romanın çizgisel gerilimidir bu. Puşkin’i severim, çünkü berraklık, ironi ve ciddilik demektir. Hemingway’i severim, çünkü yalınlık, abartısızlık, mutluluk arzusu, hüzün demektir. Stevenson’u severim, çünkü sanki uçar. Çehov’u seve-rim, çünkü gittiğinden daha öteye gitmez. Conrad’ı severim, çünkü derin sularda seyreder ve batmaz. Tolstoy’u severim, çünkü kimi zaman “hah, şimdi anlıyorum nasıl yaptığını” duygusuna kapılırım, oysa bir şey anladığım yoktur. Manzoni’yi severim, çünkü düne kadar nefret ediyordum. /.../ Gogol’u severim, çünkü açıkça, kötülükle ve ölçüyle çarpıtır. Dostoyevski’yi severim, çünkü tutarlılıkla, öfkeyle ve ölçüsüzce çarpıtır. Balzac’ı severim, çünkü kâhindir. Kafka’yı severim, çünkü gerçekçidir. Maupassant’ı severim, çünkü yüzeyseldir. Mansfield’i severim, çünkü zekidir. Fitzgerald’ı severim, çünkü halinden memnun değildir. Radiguet’yi severim, çünkü gençlik geri gelmez bir daha. Svevo’yu severim, çünkü yaşlanmak da gerekir...



Daha ortaokul sıralarında hayatımızın kitaba dair ilk sorusu, belki de sorunudur “klasikler” ve bunların okunup okunmadığı meselesi. Edebiyat öğretmenlerinin ilk cümlesi, adeta kanun hükmünde kararname şeklinde, bunları edinip okumamız olacaktır. Hayatımızın geri kalanında, ya bunlardan nefret ederiz, ya bir kısmını okuyup bir daha yüzüne bakmayarak, ya da sinema uyarlamaları sayesinde okuduğumuzu söylemekle yetiniriz. İtalyan yazar Italo Calvino, bir yazar ve aynı zamanda edebiyat üzerine düşünen birisi olarak klasikleri neden okumamız gerektiğini kendince açıklıyor. Daha önsözde saydığı isimler ve gerekçeleri nasıl bir kitapla karşı karşıya kalacağınızın müjdecisi. Bilhassa Jane Austen için söylediği, bizim birçok klasik üzerine kuracağımız cümlenin ifade-i meramı gibidir. “Jane Austen’ı severim, çünkü asla okumam, ama var olmasından memnunum.” Calvino denemelerinde, önce “klasik eser”in tanımını yapıp daha sonra, yazar üzerinden, eser üzerinden veya kahramanlar üzerinden söz konusu eserlerin neden okunması gerektiğini söylüyor. Ele aldığı isimleri, eserleri Calvino’nun hem geniş edebiyat yelpazesini gözler önüne seriyor, hem de şimdiye kadar okuyup aynı dikkatle bakamadığımız eserlere yeniden bakmamızı sağlıyor. Calvino’nun alamet-i farikası olan üslubu ile klasikleri okumak üzerine tekrar düşüneceksiniz. Klasikleri niçin okumalı? Çünkü klasiklerden bahsederken, “yeniden okuyorum” cümlesini kullandığımız için…

Çağlayan Çevik
Bir Paragraf

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963