scorecardresearch.com Saklı Ülke - Yolculuk Başlıyor ve Tüm Çocuk - Okul Öncesi Eğitici ve Öğretici Kitaplar Kitapları Radikal Kitap'ta!
Saklı Ülke - Yolculuk Başlıyor

Saklı Ülke - Yolculuk Başlıyor

Yazar : Maud Mangold

Sayfa Sayısı : 256

Yayınevi : YERDENİZ YAYINLARI

Tür : Çocuk - Okul Öncesi Eğitici ve Öğretici Kitaplar

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.

  • "Önce bir sis gördüler. Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi. Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak, yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı. Ses iyice artmıştı. Belirli bir melodi değildi bu, bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey.

    Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı. Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak, büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar.

    Sislerin içinde yüzlerce, hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti. Hafif ve şeffaftılar. Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı. Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı. Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı. İnanılmaz güzeldiler. Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler. Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu.

    Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış, kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti, sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler. Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu. Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı. Yüzlerinde, o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu. Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar.

    Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda, tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar. Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler. O tül, yavaş yavaş mavi bir renk aldı, sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki, çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı..."
  • YORUM YAZ

    Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
    Eğer üye değilseniz üye olunuz.

    DİĞER KİTAPLAR

    Hangi bilimkurgu yazarısınız?

    Hangi bilimkurgu yazarısınız?

    Dört ustadan hangisisiniz?

    Bu haftaki testimiz, hangi bilimkurgu yazarı olabileceğinizi kurgulamaya çalışıyor. Hadi buyrun...

    TESTE BAŞLA

    ÖDÜLLÜ SORU

    Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Canan Tan’ın “Ah Benim Karım! Ah Benim Kocam!” kitabını hediye ediyoruz.

    'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Canan Tan’ın “Ah Benim Karım! Ah Benim Kocam!” kitabını hediye ediyoruz.'

    Kadınların dilinden erkekler, erkeklerin dilinden kadınlar…


    Türkiye’nin en çok satan yazarlarından Canan Tan, yaz için eğlenceli, sıcak bir kitap yazdı. Kendi deyişiyle bir “ara nağme”. Ayşe Arman ile yaptığı söyleşide böyle bir kitabı yazmaya neden gereksinim duyduğunu şu sözlerle açıklıyor Tan: “Etrafınıza bir bakın. “Ah Benim Karım!”, “Ah Benim Kocam!” feryat figan eden öyle çok insan var ki… Onların sesi olmak istedim. Ama kimseyi incitmeden. Gülerek, güldürerek. Tuttuğum aynanın hem kadınları hem de erkekleri eksileri, artıları ve zaaflarıyla yansıtacağını düşünüyorum.”

    Aziz Nesin (1996) ve Rıfat Ilgaz (1997) “Gülmece Öykü Ödülleri” sahibi olan Canan Tan’ın evli çiftlere dair çarpıcı tespitleri hem güldürecek, hem de kadınlarla erkeklerin kendilerini sorgulamalarına neden olacak cinsten.

    ***
    Ben hep böyle toraman değildim. Prematüre doğmuşum hatta. Erken doğum! Aceleci bir yapım olduğu baştan belliymiş anlayacağınız. Kilo almanın baş nedenlerinden biri de, lokmaları doğru dürüst çiğnemeden çarçabuk yutmak değil mi? Cılız ve çelimsiz bir bedenle sürdürdüğüm çocukluk döneminin ardından, filinta gibi bir delikanlı olarak sürdürdüm gençliğimi. Mine’yle evlendiğimiz günlerde yalnızca altmış bir kiloydum. Tam bir tüysıklet! Şimdilerde ise yüz kiloyu devirmiş, enine boyuna bir çam yarması! Şikâyetim yok, memnunum halimden. Bir de karımın yakınmaları olmasa “İhanet ettin sen bana” diyor. Haklı, sırım gibi aldığı kocanın bedeni iki katına çıktı neredeyse. Ama hemen vurgulamalıyım ki, tek ihanetim budur. Bunca yıldır karımın üstüne gül koklamadım. (Aslına bakarsanız, yenilecek bir şeyleri koklamaktan, gül koklamaya fırsatım olmadı.) Kitaptan alınmıştır.
     

    SORU

    Aşağıdakilerden hangisi Canan Tan’ın eserlerinden değildir?

    • Hasret
    • Pembe ve Yusuf
    • Kardeşimin Hikâyesi
    • Yüreğim Seni Çok Sevdi