scorecardresearch.com Kıtalara Sığmayan Osmanlı (6 kitap + Bilgi Çarkı Hediyeli) ve Tüm Çocuk - Okul Öncesi Eğitici ve Öğretici Kitaplar Kitapları Radikal Kitap'ta!
Kıtalara Sığmayan Osmanlı (6 kitap + Bilgi Çarkı Hediyeli)

Kıtalara Sığmayan Osmanlı (6 kitap + Bilgi Çarkı Hediyeli)

Yazar : İsmail Çolak

Yayınevi : NESİL ÇOCUK YAYINLARI

Tür : Çocuk - Okul Öncesi Eğitici ve Öğretici Kitaplar

SATIN AL
Kütüphaneme Ekle

Sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz
üye olunuz.


BİR DEVLET KURULUYOR

     Osman Gazi ve onun soyundan gelen Osmanoğulları, küçücük bir beylikten, üç kıtaya yayılan, sınırları 24 milyon kilometrekareye ulaşan ve 623 yıl süren bir dünya devleti kurdular. Bu devlet, tarihin kaydettiği en başarılı ve en uzun ömürlü devletti.

     Pekiyi Osman Gazi, Orhan Gazi, Murad Hüdavendigâr ve diğer kuruluş dönemi padişahları, büyük Osmanlı Devleti’nin temellerini nasıl attılar, hangi sağlam esaslara, inanç ve ideallere dayandırdılar? Ve bu devlet birdenbire nasıl büyüdü, güçlendi ve yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başardı?

     Serinin bu ilk kitabında, Osmanlı’nın kuruluşundaki, hızlı ve sağlam büyümesindeki akıl almaz sırlar çözülüyor. Altı asır dünyaya barış, medeniyet ve insanlıkla hükmeden Osmanlı’nın büyük mimarları yakından tanıtılıyor. Onların hayat hikâyeleri, acı-tatlı anları, parlak başarıları, zaferleri, örnek kişilikleri anlatılıyor.

     Ayrıca padişahların çocuklukları, oyun ve eğlenceleri, nasıl bir eğitim aldıkları, doyumsuz ilim öğrenme istekleri; kitaba, okumaya, tarihe, edebiyata ve şiire düşkünlükleri; hocalarına olan sonsuz saygı ve sevgileri; ve nihayet dünyayı yönetecek bir hükümdar olmaya nasıl hazırlandıkları da akıcı ve anlaşılır bir dille hikâye ediliyor.

YENİ BİR ÇAĞ AÇILIYOR

     Osmanlı için dünya devleti olmanın en önemli basamağı, İstanbul’u fethetmekti. Osman Gazi’den Fatih Sultan Mehmed’e kadar nice Osmanlı padişahı, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) müjdelediği bu kutsal amacı gerçekleştirmek için ter döktüler, rahatlarını ve uykularını feda ettiler. Ancak bunu başarmak Fatih Sultan Mehmed ve kutlu ordusuna nasip oldu.

      Fatih, çağ açıp çağ kapayan bu büyük fethe nasıl imza attı? Kendisini ve Osmanlı’yı buna nasıl hazırladı? Gemileri karadan nasıl yürüttü? Bizanslıları ve Haçlıları nasıl şaşkına çevirdi? Yüzyıllarca aşılamayan ve yıkılamayan surlara adını nasıl yazdırdı?

     Serinin bu kitabında, İstanbul’un Fethi, yeni bir çağla birlikte dünyanın yeniden kuruluşu ve Osmanlı’nın yavaş yavaş dünya tahtına nasıl oturduğu anlatılıyor. Ayrıca Osmanlı’nın, büyük fetihle birlikte yeni başşehir seçtikleri İstanbul’u, Bizans zamanındaki köhne, ıssız ve hayalet şehir olmaktan nasıl kurtardıkları; bu şehri bir bilim, kültür, medeniyet ve inanç merkezi haline getirmek için hangi ölümsüz hizmetlere ve eserlere mühürlerini bastıkları da ele alınıyor.

OSMANLI DÜNYAYA HÜKMEDİYOR

     Osmanlı, gücünün ve ihtişamının göz kamaştırdığı, bütün dünyaya hükmettiği ve medeniyette zirveye çıktığı bir “altın çağ” yaşadı. Bu çağda Osmanlı’nın sınırları, kıtalara ve okyanuslara dayandı. Karaların ve denizlerin hâkimi, ufukların efendisi oldu. Denizlerde Barbaroslar, Piri Reisler, Gedik Ahmed Paşalar; karada ise Yavuzlar, Kanuniler, Sokullu Mehmed Paşalar birbirinden muhteşem zaferler kazandı.

     Osmanlı yüzlerce yıl dünyaya nasıl hükmetti? Yüzyıllar boyunca dünyanın süper devleti konumunda nasıl kaldı? Daha da önemlisi sahip olduğu topraklarda nasıl kalıcı olabildi? Kanatları altındaki farklı dinden, ırktan ve kültürden rengârenk insan topluluklarını, barış, mutluluk ve kardeşlik içerisinde yüzyıllarca nasıl yaşattı ve bir arada tuttu?

     Serinin bu kitabında, Osmanlı’yı doruğa çıkaran muhteşem Osmanlı padişahlarının örnek hayatları, başarıları ve özellikleri anlatılırken; dünya çapında büyük başarılar elde etmenin ve devletimizi tarihteki güçlü konumuna tekrar ulaştırmak için üzerimize düşen “ödevlerin” neler olduğunun ipuçları veriliyor.

LALE DEVRİ YAŞANIYOR

      Lale Devri’nin yaşandığı 18. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti, Kanuni dönemindeki altın çağından biraz uzaklaşsa, zaman zaman yenilgiler alsa da hâlâ büyük bir devletti. Hâlâ gücüne ve varlığına güveniyor ve dünyanın hâkimi, tek lider devleti olduğuna inancını koruyordu.

     Osmanlı, Lale Devri denilen bu dönemde, çağın şartlarına göre kendini yenilemek, gücünü ve varlığını daha da sağlamlaştırmak için bir dizi faaliyetlere imza attı. Özellikle bilimde, düşüncede, kültürde, teknolojide ve ticarette gelişme ve ilerleme kaydeden Avrupa ülkeleriyle kendisini kıyaslayarak ve durumunu gözden geçirerek bir takım yenilikler gerçekleştirdi. Bu çok kısa zaman dilimine birkaç yüz yıllık faaliyet ve yenilik sığdırdı.

     Osmanlı’nın ilk çini imalathanesi, ilk kumaş dokuma fabrikası, ilk itfaiye teşkilatı, ilk kâğıt fabrikası ve ilk resmî matbaa bu devrin ürünüydü. Ayrıca birçok cami, medrese, kütüphane, saray, köşk, aşevi, çeşme, park inşa edildi.

    Bu küçük ipuçlarının dışında, akılların ve hayallerin alamayacağı pek çok olay kitabın satır aralarında yer alıyor.

YENİLİKLER OSMANLI’YI DEĞİŞTİRİYOR

     Osmanlı Devleti, kendini yenileme ve güçlendirme girişimlerini özellikle III. Selim zamanından itibaren hızla devam ettirdi. Yenilikler daha çok askerî alanda gerçekleşti. Çünkü Osmanlı’nın askerî gücü sarsılmaya ve savaşlardaki başarıları yavaş yavaş azalmaya başlamıştı. Buna çare olarak yenilikçi padişahlar, Yeniçeri Ocağı’nı kapatarak yerine yeni ve modern askerî birlikler kurdular.

     Modern ordu oluşturma girişimleri, Yeniçerilerin çıkardığı büyük isyanlar, karışıklıklar ve kanlı olaylar sonucunda ne yazık ki hep yarım kaldı. İstenmedik olumsuz gelişmelere yol açtı. İçeride ve dışarıda Osmanlı, güç ve saygınlık kaybına uğradı. Ülke içinde büyük iç karışıklıklar ve Hıristiyanların bağımsızlık hareketleri aldı başını gitti. Dışarıda ise Osmanlı maalesef toprak kaybetti, geriledi.

     İşte bütün bunların önüne geçmek için Sultan II. Mahmud kolları sıvadı. Başta yeniçeriler ve bazı toplum kesimlerinin tepkisine rağmen büyük yenilikler yapmaya çalıştı.  Osmanlı Devleti’ni tepeden tırnağa yenilemeye, yaralarını sarmaya ve tekrar eski güç ve kudretini kazandırmaya çalıştı.

     Bu heyecanlı ve hareketli dönem, ilgi çekici ve ders verici pek çok olayla dolu…

DÜNYA DEVLETİ YIKILIYOR

     Son dönemde tahta çıkan padişahlar yıkılışa doğru sürüklenen Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için çok çabaladılar. Osmanlı’nın yeniden sağlığına kavuşacağına, ayağa kalkacağına ve dünya siyasetinde güçlü hale geleceğine inanıyorlardı. Özellikle Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı’yı düzlüğe çıkartmak ve eski saygınlığını kazandırmak için çok uğraştı. O yüzden ona, Osmanlı’nın son büyük hükümdarı ve kurtarıcısı dendi.

 

     Sultan Abdülhamid gibi Sultan Vahdeddin de devletini, vatanını ve milletini büyük felaketten kurtarmak için Anadolu’da bağımsızlık mücadelesi başlattı. Milletimiz, padişahın açtığı yoldan gitti, birlik ve dayanışma içerisinde düşmanlarla savaştı ve güzel yurdumuzu işgalden kurtardı. Bağımsızlığını yeniden kazanmayı başardı.

 

     1 Kasım 1922’de TBMM’de alınan kararla, padişahlık idaresine, yani Osmanlı Devleti’nin siyasî ve hukukî varlığına son verildi. Böylece tarihimizde parlak bir sayfa kapanmış oldu. Bundan sonra devletimiz Türkiye Cumhuriyeti olarak varlığına devam edecekti.

 

     Serinin bu son kitabında, dünyanın en uzun ömürlü devletinin acı veren, hüzünlü yıkılışı anlatılıyor.

 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.

DİĞER KİTAPLAR

H.P. Lovecraft testi

H.P. Lovecraft testi

İyi ki doğdun Lovecraft

Korkunun efendisi, fantastik edebiyat ve bilim kurgunun atası Howard Phillips Lovecraft, tam 125 yıl önce bugün doğdu. Kara düşlerin görünmez kitabını yazan ustayı bir testle hatırlayalım istedik. Testi tamamladığınızda ustaya ne mesafede olduğunuzu anlayacaksınız.

TESTE BAŞLA

ÖDÜLLÜ SORU

Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.

'Soruyu doğru cevaplayan 20 kişiye Christopher Andersen'in “Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi” kitabını hediye ediyoruz.'

“Eğer ben hayatımın gerçekten neye benzediğini yazsaydım, doğrudan ve peşin peşin, insanlar kaçacak delik ararlardı.” 

Ünlü biyografici Christopher Andersen'in kaleme aldığı Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi işte Jagger'ın bu sözleriyle başlıyor. Hak vermemek elde değil. Zira Rolling Stones 60'larda Beatles ile aynı zamanda müzik sahnesine çıktığında yolunu çizmişti: Beatles ne kadar temiz yüzlü, efendi ve sevimliyse Rolling Stones da bir o kadar sivri dilli, asi, kaba, baştan çıkarıcı ve provokatifti. Rock'n'roll'un kötü çocukları Mick Jagger, Keith Richards, Brian Jones, Charlie Watts ve Ron Wood'un tutkulu ve ateşli müziğinin, uzun soluklu dinamik birlikteliğinin temelinde de bu ilkel ve vahşi enerji yatıyordu. 53 yılı deviren Rolling Stones'un bu baştan çıkarıcı enerjisinde en büyük pay sahibi şüphesiz Mick Jagger'dı.

Daha önce pek çok ünlünün biyografisini kaleme almış olan Christopher Andersen, Mick Jagger: Vahşi Yaşamın Ortasında Bir Çılgın Dâhi kitabında Jagger'in 1943'te Londra'nın kenar mahallelerinden Dartford'da orta sınıf bir ailenin iyi huylu, zeki, çalışkan ve ilgi odağı olmayı seven oğlundan ateşli, seksi ve isyankâr bir şeytana, karizmatik rock tanrısına evrilişini, küçücük bir bekâr evindeki sefil yaşantıdan Jackie Onasis ve Prenses Margaret gibi isimlerle kanka olduğu sosyetik hayata geçişini gözler önüne seriyor. Kibirli, bencil, ele avuca sığmaz bir rock yıldızı olarak Jagger'ın seks, uyuşturucu, rock'n roll, şöhret, para ve aşırılıklarla dolu zevküsefa içerisindeki hayatını iliklerine kadar nasıl yaşadığını, detaylarını sakınmadan anlatıyor; doğrudan ve peşin peşin!


The Rolling Stones hangi yıl kurulmuştur?

  • 1960
  • 1961
  • 1962
  • 1963